Kayıp Kalplere Dönüş Bileti: Ramazan

Kayıp Kalplere Dönüş Bileti: Ramazan
Yayınlama: 06.03.2025
4
A+
A-

Ömür dediğimiz serüven, ardı ardına eklenen yorgunluklarla, unutulan değerlerle ve ertelenen güzelliklerle akıp gidiyor. Her geçen gün biraz daha dünya telaşında kayboluyoruz. Gözümüzü meşgul eden bin bir türlü görüntü, kulağımıza dolan boş sesler ve kalbimize yük olan dertler arasında gerçek huzuru ararken, bir gün bir bakıyoruz ki, gönlümüzün yolunu kaybetmişiz.
İşte tam da böyle bir zamanda Ramazan kapımızı çalıyor.
Aslında Ramazan, kayıp kalplere gönderilen bir dönüş biletidir. Bir hatırlayıştır. Rabbimizin bize rahmetiyle uzattığı bir el gibi. O el ki, bizi arındırmak, silkelenip kendimize getirmek ve unuttuğumuz asıl yolu yeniden hatırlatmak için var. Çünkü yıl boyunca yıpranan ruhlarımızın tamire ihtiyacı vardır. Ramazan tam da bunun için gönderilmiş bir ikramdır. Cenab-ı Hak Ģöyle buyurur: “Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. Umulur ki takvâ sahibi olursunuz.” (Bakara, 183) Takva… Yani Allah’a karşı duyarlı olmak, sınırları korumak, kalbi diri tutmak… İşte Ramazan’ın bize öğrettiği en büyük ders de budur.
Ramazan bizi tüketen ne varsa bırakmayı, ruhumuzu kirleten her Ģeyden arınmayı ve yeniden saf bir kalple Rabbimize dönmeyi öğretir. Ama sadece aç kalmakla olmaz. Dil susmadıysa, göz haramdan sakınmadıysa, kalp kötülükten uzaklaşmadıysa, oruç tam anlamını bulmaz.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurur ki: “Nice oruç tutanlar var ki oruçlarından payları açlık ve susuzluktur.”
(İbn Mâce, Sıyâm, 21)
Demek ki Ramazan, yalnızca midenin değil, kalbin ve aklın da orucudur. Suskun bir gönül, temiz bir dil ve yumuşak bir bakışla anlam kazanır. Herkes iftar sofrasında bir hurma ve bir bardak suya kavuşmayı beklerken, aslında ruhlarımız da affa ve merhamete susamıştır. Rahman’ın affıyla susuzluklarını dindirmeyi beklerler. Ramazan, affın ve bağışlanmanın en cömert olduğu zamandır. Peygamberimiz (s.a.v), müjdesini Şöyle verir: “Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Savm, 6)
Ne büyük bir fırsat… Düşünün ki yıl boyunca savrulmuş bir kalbiniz var, kırık dökük dualarınız var, ertelediğiniz iyilikler var… Ve Allah, Ramazan vesilesiyle tüm bunları temizlemeniz için sizi çağırıyor. Üstelik sadece affetmekle kalmıyor, yeniden başlamak için önünüze yepyeni bir yol seriyor. O yüzden Ramazan bir dönüş biletidir. Hem de gidiş-dönüş değil, tek yönlü bir dönüş…
Kayıp kalplerin sahibine döndüğü, yorgun ruhların huzura kavuştuğu, mahzun gönüllerin şifa bulduğu o en güzel adres olan Rabbimize dönüş.
Bu Ramazan’da sadece sofraları değil, kalpleri de donatalım. Bir fakirin gönlünü doyuralım, bir yetimin gözyaşını silelim, küskün gönüllerle barışalım. Unutmayalım ki; belki de bu Ramazan son durağımızdır. Belki de bir daha elimize böyle bir bilet geçmeyecek.
Rabbimiz buyurur ki: “…şüphesiz Allah, tövbe edenleri sever.” (Bakara, 222)
Öyleyse affı arayalım, tövbeyle kalbimizi onaralım, bizi bizden alan dünyadan birkaç adım olsun uzaklaşıp hakikate yürüyelim. Çünkü Ramazan, sadece takvimde bir ay değil; kalbimizde bir dirilişin adıdır.
Bugün gönüllerin dirildiği ruhların telaşından kurtulup sükunete eriştiği dönüş günü, bugün Ramazan.
O halde kayıp kalplerimizi alalım ve Ramazan vesilesiyle sahibine teslim edelim.
Ramazan, yitik gönüllerimize rahmet, tükenen ömrümüze yeniden umut olsun.
Hayırlı Ramazanlar…

Osman KILIÇOĞLU / Din Hizmetleri Uzmanı

 

 

Marka Flower Çiçekçi