Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Kimi zaman görüyorum.
Kimi zaman da bana soruyorlar.
Bir şeyler vermek isteyenler oluyor.
Hayır yapmak isteyenler var.
Bir ihtiyaç sahibine dokunmak isteyenler var.
Adak yerine getirmek, bağış yapmak, birinin derdine çare olmak isteyenler var.
Ama şimdilerde kafalar biraz karışık.
Kime yardım edilmeli?
Yardım gerçekten doğru yere ulaşır mı?
Verilen destek ihtiyaç sahibine gider mi?
İnsanlar bu konuda ciddi endişe taşıyor.
Maddi anlamda destek vermek isteyen çok kişi var.
Ancak bu desteğin gerçekten doğru yere gitmesini istiyorlar.
İşte tam da burada büyük bir kırılma yaşanmış durumda.
Güven kırılmış.
Kandırılma endişesiyle yardım yapmaktan geri duranlar var.
Bunu açıkça görüyorum.
Tekirdağ’da bu konudan dertli çok ama çok kişi var.
***
Bana soranlar oluyor.
“Tanıdığın ihtiyaç sahibi var mı?” diyorlar.
Gerçek anlamda ihtiyaç sahibi arıyorlar.
Ben de bildiklerimi söylüyorum.
Haber vesilesiyle hayatlarına tanıklık ettiğim, durumlarını yakından gördüğüm aileler var.
İyi gözlemlerim.
Araştırırım.
Gerçekten ihtiyaç sahibi olduğuna inandığım birkaç aileyi tespit ettim.
Ben de gücüm yettiğince onlara destek olmaya çalışıyorum.
Zaten herkes kendi gücü kadar verebilse, birçok sorun kendiliğinden azalır.
Ama neyse…
Ben bugün biraz daha farklı bir düşüncemi paylaşmak istiyorum.
***
Yardım yapmak isteyenlere…
Bağış yapmak isteyenlere…
Adak için ihtiyaç sahibi arayanlara…
Hayır işlemek isteyenlere…
Çok kısa bir önerim var.
Tekirdağ’da bulunan hastanelere tekerlekli sandalye bağışlayabilirsiniz.
Bu sürekli bir ihtiyaçtır.
Kimin ne zaman da ihtiyacı olacağı belli olmaz.
Bugün tanımadığınız bir hasta kullanır.
Yarın bir yakınınız ihtiyaç duyar.
Bir gün belki siz faydalanırsınız.
İnsan hastaneye düşünce anlıyor bazı şeylerin kıymetini.
Bir tekerlekli sandalye, hasta için sadece bir araç değildir.
Bazen acıyı azaltır.
Bazen beklemeyi kolaylaştırır.
Bazen bir yakınının yükünü hafifletir.
Bazen de çaresiz kalan bir insana nefes olur.
***
Sadece tekerlekli sandalye de değil.
Hasta yatağı bağışlayabilirsiniz.
Hastanede bir oda düzenlenmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Ambulanslarda kullanılacak bazı gerekli ekipmanların alınmasına destek olabilirsiniz.
Tıbbi cihaz, hasta taşıma ekipmanı, bekleme alanı ihtiyacı, engelli bireylerin kullanımına yönelik malzeme gibi birçok konuda katkı sunabilirsiniz.
İlla para vermek zorunda değilsiniz.
Hatta para vermek istemiyorsanız, doğrudan malzemeyi alıp sağlık kuruluşuna bağışlayabilirsiniz.
Böylesi, yardımının nereye gittiğini görmek isteyenler için çok daha güven verici olabilir.
Çünkü aldığınız ürün ortadadır.
Teslim ettiğiniz yer bellidir.
Faydalanacak insan bellidir.
Anlayacağınız her gün yeni bir insana dokunur.
***
Belki bugün bağışladığınız bir sandalye, yarın yaşlı bir amcayı taşır.
Belki bir annenin hastane koridorunda yükünü hafifletir.
Belki bir çocuğun tedavi sürecinde ailesine kolaylık sağlar.
Belki de hiç ummadığınız bir gün sizin bir yakınınız o sandalyeye ihtiyaç duyar.
İşte bu yüzden diyorum ki:
Bazen yaptığınız bağış aslında kendinize yaptığınız bağıştır.
Çünkü toplum için yapılan her iyilik, gün gelir yine topluma döner.
Herkese faydası olan bir iyilik, sadece bir kişiye değil, yüzlerce insana ulaşır.
***
“Peki neye ihtiyaç olduğunu nasıl bileceğiz?” diye sorabilirsiniz.
Çok basit.
Hastane yönetimiyle görüşmeniz yeterlidir.
“Ben bağış yapmak istiyorum. Neye ihtiyaç var?” demeniz yeterlidir.
Size yol gösterirler.
Hangi malzemenin daha gerekli olduğunu söylerler.
Hangi birimde neye ihtiyaç olduğunu anlatırlar.
Böylece gerçekten insana dokunan, yerini bulan, kalıcı bir hayır yapmış olursunuz.
Bu sadece bir örnektir.
Elbette herkes bunu yapmak zorunda değildir.
Herkesin imkânı, gücü, niyeti ve tercih ettiği hayır yolu farklıdır.
Kimi bir aileye erzak götürür.
Kimi bir çocuğun okul ihtiyacını karşılar.
Kimi bir hastaya destek olur.
Kimi bir kuruma malzeme bağışlar.
Hepsi değerlidir.
Hepsi anlamlıdır.
Ancak ben bugün özellikle sağlık kuruluşlarına yapılacak ekipman bağışlarının ne kadar çok insana fayda sağlayabileceğini hatırlatmak istedim.
***
Yardım etmek isteyen ama kime güveneceğini bilemeyenler için bu yol önemli bir seçenek olabilir.
Çünkü hastane herkesindir.
Sağlık hizmeti herkes içindir.
Oraya yapılan katkı, sadece bir kişiye değil, bütün topluma dokunur.
Bir tekerlekli sandalye alırsınız.
Ama aslında umut alırsınız.
Bir hasta yatağı bağışlarsınız.
Ama aslında bir ailenin yükünü hafifletirsiniz.
Bir ekipman temin edersiniz.
Ama aslında bir hayatın zor anına destek olursunuz.
Bunu küçümsemeyin.
Bazen küçük görünen bir bağış, bir insanın en zor gününde en büyük iyilik olur.
Unutmayınız.
İyilik kaybolmaz.
Hayır boşa gitmez.
Bugün bir başkasına yaptığınız yardım, yarın size dua olarak döner.
Kendinize bağış yapın.
Topluma bağış yapın.
İnsana dokunun.
Saygılar…