Reklam

Parasız Eğitimin Bedeli

Parasız Eğitimin Bedeli
Yayınlama: 28.08.2024
A+
A-

Okulların başlamasına az kaldı. Ben de dâhil, birçok çocuk ve veli okula hazırlık yapıyor. Bazı veliler alışveriş parası denkleştiriyor, bazı çocuklar tatil bitti diye üzülüyor, bazı gençler sınav stresi nedeniyle kara kara düşünüyor.

Tatil bitiyor, okullar başlıyor. Öğrencilerin bir kısmı okulu özledi, bir kısmıysa “Keşke tatil daha uzun olsaydı” diyor. Düşünceler, bu konuda değişiklik gösteriyor. Bir meselede ise herkes aynı şeyi düşünüyor; okula başlamanın maliyeti. Kime sorsam, aynı cevabı alıyorum, okula başlamak herkese göre ‘çok pahalı’.


Bu pahalılık, sosyal bir devlette yaşamamıza ve parasız eğitim almamıza rağmen bizi etkiliyor. Devlet, yeteri kadar destek vermiyor. Açık ve net!

 

Eğitimin bedelinin çok yüksek olması, öğrencileri okuldan soğutuyor. Sadece ulaşım bedelini düşünerek, okulu bırakan öğrenciler bulunuyor. Öğrenciler, okulu bırakmak zorunda kalıyor. Okuyamıyor, eğitilmiyor, öğrenemiyor. Böylece, üniversite mezunu olmasına rağmen eğitim seviyesi düşük öğrenciler ortaya çıkıyor. Tamamen parasız olduğunu iddia eden bir eğitim sisteminde, okula gitmeye para vermek istemediği için okulu terk eden öğrencilerin olması çok acı.

 

Öğrencilerin, eğitim hayatlarına son vererek başka fırsatlar araması, büyük bir hata. Bu hata, öğrencilerin değil devletin hatası, bakanın, bakanlığın, yetkililerin hatası. Ülkemizdeki bazı gençler, “Bir umut.” deyip yabancı ülkelerde kaçak çalışmaya gidiyor. Eğitimin, tamamen ücretsiz olduğu; okulu bitirdiğinizde, garanti iş bulabileceğiniz ‘meslek okullarının’ bulunduğu bir ülkede. Sözde parasız eğitim, genç hayatları karartıyor.

 

Parasız eğitim, herkesin eşit olduğu, herkesin 1 kuruş ödemeden erişebileceği bir eğitim, her öğrencinin hayali. Biz, eğitim görmek istiyoruz. Finansal bir karar vermek veya yatırım yapmak istemiyoruz. Para harcamadan, dara düşmeden eğitim almak istiyoruz. Birkaç para babasının çocuğundan, zenginlerin çocuklarından, patron çocuklarından, insanı insandan üstün görenlerden güçsüz olmak istemiyoruz. Güçsüz olduğumuz için haksız olmak, hiç istemiyoruz.


Erişebilmek için büyük bedeller ödediğimiz, parasız eğitim. Gerçek manada parasız olabilir, yapılabilir. Kolay değil, belki güzel bir eğitim sistemine sahip olmak imkânsız gibi hissettirebilir. Unutmayın, imkânsız dediğimiz hemen hemen her şey, 5-6 yıl içerisinde oluverdi. Daha 2018 yılında, bir Euro yaklaşık 5 TL iken, birisi çıksaydı “1 Euro, 35 Lirayı geçecek” deseydi, “Bu imkânsız” demez miydiniz? Oldu işte. Her şey olabilir, buna inanın.

 

Eğitimi, gerçekten parasız yapmak için öğrencilerin yıl boyunca eğitime harcadıkları birçok giderin ‘ücretsiz’ hale getirilmesi gerekli. Atanmış ve seçilmiş yöneticiler, gerekli şeyleri yaparsa, fırsatların eşitlendiği parasız bir eğitim mümkün. Öğrencilerin, eğitim giderlerini sıfıra veya sıfıra yakın bir rakama indirmek mümkün. En büyük eğitim giderlerden biri, önceden de bahsettiğim gibi ulaşım.

 

Ulaşım, eğitim için ücretsiz olabilir. Okul saatleri içerisinde, ücretsiz ring seferleri belediyeler tarafından sağlanabilir. Okullara ulaşımı kolaylaştırmak için KGM tarafından, çeşitli trafik planlamaları düzenlenebilir. Belediyeler ve müdürlükler el ele vererek, öğrenci sayısının çok fazla olduğu yerlere, yürüme ve bisiklete binme mesafesinde okullar inşa edebilir.

 

Parasız eğitimin bir diğer, belki de en maliyetli bedeli ise kırtasiye masrafları. Defterler, pergeller, kalemler, bantlar, istenilen marka olmazsa kabul edilmeyen materyaller, yapışkan notlar, silgi, kalemtıraş, kalem ucu… Liste uzun. Kırtasiye malzemeleri, devlet veya belediyeler tarafından rahatlıkla karşılanabilir. Yerel yönetimler, öğrencilere yerel bazdakırtasiye malzemesi yardımı yapabiliyor ancak bu yardımlar genellikle yetersiz kalıyor.

 

Bir diğer gider, her gün karşımıza çıkıyor. Asla taviz veremeyeceğimiz bir gider, onsuz olmaz. Yemek yemek herkesin ihtiyacı. Öğrenciler, siyasi partiler, sendikalar, veliler birçok defa yetkililere ‘ücretsiz öğün’ çağrısında bulundu. Dinleyen pek olmadı. İlçemizin, okullar bölgesi olarak bilinen alanında, birçok restoran bulunuyor. Bir öğlen yemeği yemek isterseniz, en ucuzu 50TL. Bazı restoranlarda ise, sadece içecekler 50TL. Öğrencilerin sırtına, büyük bir finansal yük yüklemek yerine, ücretsiz öğünler ile hakiki bir parasız eğitime büyük bir adım atılabilir.

 

Bir diğer gider ise, günümüzün zorunluluklarından. Birçok okul, birçok öğrenci artık gereklilik olan bu materyallerden maalesef kiayrı kalıyor. Bahsettiğim materyaller, tabii ki bilişim araç ve aletleri. Devlet okullarının, neredeyse hepsinde son kalite olmasada, sınıf ortamında yeteri kadar eğitim verecek işlem gücüne sahip akıllı tahtalar bulunuyor. Bu akıllı tahtalar, öğrencilerin eğitim almasını kolaylaştırıyor. Dijital yardımla, öğrenciler daha iyi öğrenebiliyor. Maalesef ki, öğrenciler sınıftan çıkıp evlerine gittiklerinde, aynı bilişim materyallerine sahip değil. Kendine ait bir bilgisayarı veya eğitimine yardımcı olabilecek bir telefona sahip olamayan birçok öğrenci var. Bir üyesi olduğumuz Birleşmiş Milletler (UN), Dünya İnsan Hakları Anlaşması’nın 19. Maddesinde, aynen şöyle diyor: “Herkesin düşünce ve ifade özgürlüğü hakkı vardır; bu hak, herhangi bir müdahale olmaksızın düşünceye sahip olma ve ülke sınırları gözetmeksizin her türlü araçla bilgi ve düşünce arama, edinme ve yayma özgürlüğünü de içerir.” Her türlü araçların birini, internet olarak görüyorum. Bilgiye erişmek için internet gerekli. Bir insan hakkı olan bilgiye erişmek, bazı öğrenciler için çok zor. Bunun çaresi de, Türk Telekom’un öğrencilere ücretsiz internet ve teknolojik alet yardımı yapması. Maalesef ki, Türk Telekom’un tekrardan özelleştirilme ihtimali, ülke çapında öğrencilere ücretsiz internet dağıtmasından daha yüksek gibi hissettiriyor.

 

Halkın sırtına yüklenen bir diğer gider ise en yersizi; okul kayıt paraları. Bu para alma tekniği, tamamen yasa dışı. Yasa dışı olmasına rağmen bazı okullar, sanki bir zorunlulukmuş gibi velilerden kayıt parası talep ediyor. Kayıt paralarının, nereye gittiği bilinmiyor. Kayıt paraları, illegal olduğu için hiçbir kaydı tutulmuyor. Hiç kimseye suç atmak istemiyorum ancak kayıt parası alan bir idareci, kayıt paralarının hepsini kendi kişisel banka hesabına yatırabilir. Okullara kayıt yaptırmaya gittiğinizde, büyük bir hata içinde olan bir görevli sizden kayıt parası isterse, miktar ne kadar olursa olsun bu parayı vermeyin. Elinizdeki bütün kanıtları toplayıp, Eğitim-Sen gibi sendikalara ve gerekli birimlere şikâyet edin.

 

Son olarak, genellikle öğrencilerin ödemek zorunda kaldığı bir gider kaldı. Bu gider, belki 0TL olabilir ancak bazı öğrenciler için 10 000TL’nin üzerini bulabiliyor. Bahsettiğim gider, tabii ki de okuma ve derslere yardımcı kitaplar. Bazı okullarda, kütüphaneler bulunuyor. Öğrenciler bu kütüphanelerden, istedikleri okuma kitaplarını ücretsiz alabiliyor ancak çoğu okulun kütüphanesi yetersiz. Kapsamlı bir kütüphane genişletme projesi veya çok daha düzenli, birden fazla okulun ortak kütüphanelerini ve halk kütüphanelerini, kolayca erişilebilir hale getiren bir sistem kurulursa; öğrencilerin okuma kitabı bulma sorunları büyük oranda çözülebilir. Test kitaplarına gelince; 200TL üzerinde test kitapları bulunuyor. Çoğu öğrenci, devletin ücretsiz dağıttığı test kitaplarını kullanıyor. Ücretsiz dağıtılan test kitapları, çok iyi bir çözüm. Belki yeterince basılmıyor, belki içerikleri çok kaliteli değil, belki soru sayısı yeterli değil ancak bir yerden başlandığını görmek güzel. Ücretsiz kaynak dağıtımı gibi daha çok icraat görmek istiyoruz. Bize, sadece 2-3 kitap yetmez. Tamamen parasız bir eğitim için gerekli olan her şeyi istiyoruz.


Tamamen bir parasız eğitim. Biz bunu istiyoruz, halk, öğrenciler, veliler bunu istiyor. İstemeyen, iki üç özel okul sahibi ve öğretmenlere ‘öğrencilere aldırsınlar diye’ ücretsiz ‘örnek’ kitap veren, okullarda ders anında açılması kanunen yasak olmasına rağmen öğretmen ve öğrenci diye kitapları ayıran, sınıf ortamında anlatılması için tasarlanmış kaynak kitap basan basımevleri. Kısacası, fırsat eşitsizliğini meslek bilen, adaletsizlikten para kazanan üç beş zengin.

 

Unutmayın, biz üç beş zenginden daha üstünüz. Parasız eğitim hakkımızı; parayı, eğitimden üstün görenlere kaptırmayalım!

Marka Flower Çiçekçi