Reklam

Trakya’da su kaynakları ve tarım tehlike altında

Trakya’da su kaynakları ve tarım tehlike altında
Yayınlama: 14.10.2026
A+
A-

 

 

TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Trakya Platformu Tekirdağ Yürütme Kurulu adına açıklama yapan Dr. Cemal Polat, TPAO’nun Trakya Petrol ve Doğalgaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında yapılması planlanan acele kamulaştırma çalışmalarına tepki göstererek projenin iptal edilmesini istedi. Polat, Trakya’nın su kaynakları, tarım alanları ve toplum sağlığının korunması gerektiğini vurguladı. TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Trakya Platformu Tekirdağ Yürütme Kurulu tarafından basın açıklaması yapılarak kaya gazı ve petrol araması için alınan acele kamulaştırma kararına tepki gösterildi.

 

 

5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) Trakya Petrol ve Doğalgaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında ihtiyaç duyduğu belirtilen yaklaşık 35 bin 500 hektarlık taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildi. Karara tepki gösteren TMMOB Tekirdağ İKK Trakya Platformu, projenin özellikle kaya gazı çıkarılması yönünden çevresel, tarımsal ve toplumsal riskler barındırdığına dikkat çekti.

Trakya Platformu Tekirdağ Yürütme Kurulu adına konuşan Dr. Cemal Polat, bölgenin Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olduğunu belirterek, kaya gazı faaliyetlerinin su kaynakları ve tarım toprakları üzerindeki olası etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

“TRAKYA, TÜRKİYE’NİN STRATEJİK TARIM MERKEZLERİNDEN BİRİ”

Trakya’nın tarımsal üretim açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Polat, bölgenin verimli tarım toprakları ve su kaynaklarıyla stratejik bir konumda bulunduğunu ifade etti.

Trakya Kalkınma Ajansı verilerine göre Türkiye’deki ayçiçeği üretiminin yüzde 41’inin, çeltik üretiminin yüzde 44’ünün, kanola üretiminin yüzde 61’inin ve buğday üretiminin yüzde 15’inin Trakya Bölgesi’nde gerçekleştirildiğini belirten Polat, bu üretim kapasitesinin korunmasının hem bölge halkı hem de ülkenin gıda güvenliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

KAYA GAZI ÇIKARILMASINDA SU TÜKETİMİ ENDİŞESİ

Kaya gazının çıkarılmasında hidrolik kırma ve yatay sondaj yöntemlerinin kullanıldığını hatırlatan Polat, yüksek basınçlı sıvıların kayaçlara enjekte edilmesiyle gazın serbest bırakıldığını belirtti. Bu süreçte su ve kimyasal maddelerin kullanıldığını kaydeden Polat, kuyuların açılması ve işletilmesinin çevresel etkilerinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Trakya’da su kaynaklarının sınırlı olduğuna dikkat çeken Polat, tarımsal sulamanın büyük ölçüde yeraltı sularına dayandığını, sanayileşme ve nüfus artışının da su talebini artırdığını ifade etti.

Bölgenin içme, kullanma, tarımsal sulama ve sanayi ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Polat, kaya gazı faaliyetlerinin su kaynakları üzerinde ek baskı oluşturabileceğini söyledi.

“TARIM TOPRAKLARI VE HALK SAĞLIĞI RİSK ALTINDA”

Projenin yalnızca sondaj alanlarıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Polat; kuyuların yanı sıra yardımcı tesislerin, ulaşım faaliyetlerinin ve atık yönetiminin ortak etkilerinin de dikkate alınmasını istedi.

Uzun süreli işletme faaliyetlerinin yoğun araç trafiğine, toz ve egzoz kaynaklı kirliliğe yol açabileceğini ifade eden Polat, tarım alanları, otlaklar, ormanlar ve yerleşim yerlerinin bu etkilerden zarar görebileceği uyarısında bulundu.

Kaya gazı çıkarma faaliyetlerinin toprak yapısı ve verimliliği üzerindeki olası etkilerine de değinen Polat, tarımsal üretimin zarar görmesi durumunda çiftçilerin geçim kaynaklarının tehlikeye girebileceğini kaydetti. Polat, bölgenin geleceği değerlendirilirken toplum sağlığı, tarımsal verimlilik ve çevresel etkilerin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

“Kamu yararı rantın önünde tutulmalı”

İklim değişikliği ve su kıtlığı koşullarında doğal kaynakların korunmasının yaşamsal önem taşıdığını belirten Polat, kaya gazı üretiminden sağlanması beklenen ekonomik gelirin olası çevresel zararlar ve su kayıplarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Hidrolik kırma yönteminin yer sarsıntıları üzerindeki olası etkilerinin de araştırılması gerektiğine işaret eden Polat, Trakya’nın jeolojik özelliklerinin ve fay hatlarının dikkate alınmasını istedi.

Polat, Trakya’nın su kaynakları, tarımsal üretim kapasitesi ve yerleşim alanları birlikte değerlendirildiğinde projenin yaratabileceği toplam çevresel ve sağlık yükünün göz ardı edilemeyeceğini belirterek, kamu yararının ekonomik kazanç beklentisinin önünde tutulması gerektiğini ifade etti.

“CUMHURBAŞKANI KARARI İPTAL EDİLMELİ”

Açıklamada, acele kamulaştırma kararının vatandaşların mülkiyet hakkı ve çevre hakkı bakımından hukuki açıdan değerlendirilmesi gerektiği savunuldu. Kararın Anayasa’ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne, çevre mevzuatına ve kamulaştırma hükümlerine aykırı olduğu ileri sürüldü.

Trakya Platformu, kaya gazı arama ve üretim sürecine ilişkin kararların toplum sağlığı, tarımsal verimlilik, su kaynakları ve çevre üzerindeki etkiler esas alınarak yeniden değerlendirilmesini istedi.

Açıklamanın sonunda, Cumhurbaşkanı kararının bir an önce iptal edilmesi çağrısı yapıldı.

Polat, mücadeleye katkı sunan Prof. Dr. Doğan Kantarcı’ya ve hukuki destek veren Av. Güneş Gürseler’e teşekkür ederek, Trakya’nın doğal varlıklarının ve tarımsal üretim gücünün korunmasının önemini bir kez daha vurguladı. Habertrak/Nijat Ayvaz

 

Marka Flower Çiçekçi