Tükenen Sermaye: Zamanın Kıymeti Üzerine

Tükenen Sermaye: Zamanın Kıymeti Üzerine
Yayınlama: 07.03.2025
7
A+
A-

 

İnsan zamanın içinde yol alan bir yolcudur. Zaman, ipliği kopan tespih taneleri gibi geçer hayatlarımızdan. Ademoğlu doğduğu andan itibaren zaman onu kuşatır, şekillendirir ve nihayetinde onu ebedi hayata taşır.Bir şeyin hakiki kıymetini anlayabilmek için önce onun ne olduğunu ve hayatımızdaki yerini de kavramış olmak gerekir. Söz gelimi anne babamızın değerinin farkında değilsek onlara hürmetin bize ne kadar zor geleceğini düşünelim. Bunun gibi zamanı kıymet vererek yaşamak onun değerini kavramaktan geçer.

Zaman nedir? Zaman eşittir biz diyebiliriz aslında. Düşünelim ki zamanı çıkarmışız. Bizden geriye ne kalır o vakit? Geçen her dakikada bu dünyadaki varlığımıza ya bir şeyler ekler ya da çıkartırız. Zaman, varlığımızın sessiz şahididir. O, her anıyla Allah’ın eşsiz düzeninde bize verilen kıymetli bir hazinedir. Bizler sevinç ve hüzünle, umut ve kederle iç içe geçen anların içindeyizdir daima. Dünya hayatı hep bir imtihana benzetilir. Bu benzetmeyi hepimiz biliriz. Ancak bu imtihanın bir farkı vardır ki birgün biteceği kesin olsa da sınavınızın süresi belli değildir. Yani önümüze sunulan kağıt 1 saat sonra da alınabilir, 10 yıl sonra da… İmtihanın süresi sizin için belirsizse bir an önce yazmaz mısınız? İşte böyle zaman Allah’ın kullarına bahşettiği en kıymetli nimetlerden biridir. Ancak varlığımızın sessiz şahidi olan zaman karşısında bizler çoğunlukla gafilizdir. Allah teala bunu Asr Suresi’nde zamana yemin ederek şöyle bildirir: “Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka. (Onlar ziyanda değillerdir).”

Öyleyse insan zamanın içinde kaybolan, onu “öldüren” değil; bilinçle yaşayan biri olmalıdır. Çünkü Mülk suresinde de geçtiği gibi hayat ve ölüm “hangimizin daha güzel ameller işleyeceği”ni sınamak için yaratılmıştır. Bu ayet bize gösterir ki zamansadece bir imtihan değil, Allah’ın rızasına erişmek için bir fırsattır. İnsan zamanını iyi değerlendirmezse hayatın nasıl geçtiğini fark etmeden ömrünü tüketir. Bir yetime uzatılmayan el, bir mazlumun gönlüne dokunmayan yürek, secdeye varmayan baş, dile dökülmeyen güzel bir söz, Allah için atılmayan adım.. Hepsi zamanın içinde kaybolan fırsatlardır. Allah’ın bize emaneti olan zamanı bereketlendirme gayesiyle yaşayalım. Onun bereketinin onu nasıl kullandığımıza bağlı olduğunu da unutmayalım. Ömür, insana biçilmiş zamandır ve sayılı nefeslerden ibarettir. O nefesler birgün tükendiğinde, insanın elinde sadece yaptığı ameller kalır. Zaman, geriye dönüp telafi edilemeyecek bir nimet olarak duruyor önümüzde. Onu en güzel şekilde değerlendirmek, müminin en büyük sorumluluğu olmalıdır. Rabbimizin bize her an bahşettiği bu nimetin farkında olalım ve bu nimeti gafletle ziyan etmek yerinegeçmişe aldanmadan, ibadetle, tefekkürle, iyi işlerle dolduralım.

Hatice Nur ÖZDEMİR-Vaiz

Marka Flower Çiçekçi