
Kısaca hatırlayalım:
2003’te PYD-KCK kuruldu. 2014’de de silahlı kanadı olan YPG.
Merkez Suriye, Fırat’ın doğusu amaİran ve Irak’ta da kolları var.Kimilerine göre 85 bin, kimilerine göre 140 binmilitanı/askeri.
Başta ABD olmak üzereNATO ülkelerinin birçoğu ve İsrail tarafından destekleniyor.
Sadece ABD’nin 190 tırla başlattığı silah ve lojistik yardımı, 2018 yılında5 bin tırı geçmişti. Bu destek aralıksız sürüyor.
Buna gerekçe olarak önceleri IŞİD’le mücadeleyi bahane ediyordu ama IŞİD ortadan kalkmış olmasına rağmendesteğiartarak devam ediyor.
Daha geçtiğimiz yıl ve hem de Türkiye’nin tüm itirazlarına rağmen tam otomatik, kısa menzilli ve ordu hareket halindeyken ateş edebilen, birinci sınıf hava savunma silahı demek olan AVENGER’lar bile verdi.
Uzun lâfın kısası; ABD başta olmak üzere İsrail ve İngiltere işbirliğiyle yeni bir devletin temelleri atılmış durumda.
Bu gelişme Türkiye için tam bir güvenlik, hatta beka sorunudur.
Ancak buna rağmen ne görüyoruz?
Varsa yoksa PKK, varsa yoksa PKK terörü. Sanki PYD ve YPG, PKK’nın uzantıları değillermiş gibineredeyse sadece PKK.
Oysa doğru-dürüst PKK mı kaldı ki bir kez PYD-YPG dersek, yüz kez PKK diyoruz?
Yine oysa PKK’lıların büyük çoğunluğu PYD-YPG saflarına kaydırılmadı mı?
Yine oysa dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 11 Aralık 2022 günü Mecliste yaptığı konuşmada; “PKK’lı teröristleri ayakkabı numaralarına kadar biliyoruz” dememiş miydi?
Aynı Süleyman Soylu 23 Nisan 2023’de de; “86 terörist kaldı”
dememiş miydi?
Kalmış olsa da, olmasa da, dikkatleri sadece PKK üzerinde topladığınızda asıl tehlike olan PYD-YPG gözlerden uzak tutulmuş olmuyor mu? Yani bizler cambaza bakarken bunlar altımızı oymaya devam etmiyorlar mı?
Başlatılan yeni sürecin sonunda PKK silâh bıraksa, yani süreç başarıya ulaşsa bile asıl tehdit olan PYD-YPG, yani kurmakta olduklarıABD ve İsrail güdümlü devletsorunu ne olacak, ortadan kalkmış mı olacak?
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan daha geçen gün PKK’yı kastederek “Gerekirse devletin kadife eldiveni içindeki yumruğu tepelerine balyoz gibi iner”,anlamına gelen sözlersarfetmişti. Madem öyle, o balyoz neden bugüne kadar inmedi? Neyi bekliyorduk?
İktidardakilerinhâl-i pür melâli bu daanamuhalefet partisininki nasıl?
Görülen o ki Cumhur İttifakının başlattığısüreçle ilgili olarak hâlâ bir tutum alabilmiş, aldıysa bile bunu netleştirebilmiş değil.
Ne yazık ki o da iktidarın dümen suyuna girmekle meşgul.