VATAN YAHUT NAMIK KEMAL

Yayınlama: 25.01.2023 10:02
A+
A-

Her fırsatta Vatan şairimiz Namık Kemal’in Tekirdağlı olduğu için övünüyor, kendimizi daha saygın sayıyoruz; haklı olarak…

Namık Kemal’in Evi-Müzesi’nden tutun da, okullara, üniversitemiz, ilkokullarımız, hemen her yere ismini verdik. Heykelleriyle, sözleriyle şehrimizin en güzel meydanlarını süsledik.

Hal böyle olunca, şehrimizin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün büyük çabalarıyla Ankara Devlet Tiyatrosu oyuncuları eşliğinde Vatan Yahut Namık Kemal oyunu için Tekirdağ Süleymanpaşa’ya getiriliyor, davet ediliyor. Şehrimizin ileri gelenlerini de, anlı şanlı yöneticilerini ve bir de Namık Kemal’i dilinden düşürmeyenleri de, Namık Kemal’i muhteşem bir dil, ahenk ve içtenlikle anlatan tiyatro oyununda beklersiniz…

Neredesiniz? Namık Kemal’i anma zamanlarında görünen, poz vermeyi, kendi koltuk saygınlıklarını arttırmak isteyen siz SAYIN YÖNETİCİLER, neredesiniz? Her zaman soylu mazeretlerimiz olduğunu, sanatsal, tarihsel konularda çakma aristokratlara benzediğinizi; üzülerek, söylemek isterim…

 

Ne hazin bir yalnızlık içinde bu şehir! Ankara Devlet Tiyatrosu çok cüzi ve büyük merak, fedakârlıkla buraya geliyor, inanılmaz bir oyun sergileniyor ama Sayın Büyükler yok!

 

Bu oyunda şehrin onurunu yücelten Sayın Valimiz Aziz Yıldırım, Vali Yardımcısı ve Süleymanpaşa Kaymakamı Mustafa Güler, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, Namık Kemal Kütüphane Müdürü Hamide Çakır ve eşi Mehmet Çakır, harici protokolde olması gereken onlarca isim yoktu!

 

Belediye Başkanlarımız, Meclis Üyelerimiz, Namık Kemal Derneği, Evi Yöneticileri, tarihçilerimiz, üniversite öğrencilerimiz; böyle değerli bir gecede, birkaç saatlik zamanınız yok muydu?

 

Sanıyorum, zorla ve gönülsüz hiçbir şey olmuyor. Zaten, kültürel, sosyal yaşam denen şey; sevgi, görgü içinde aklın şartsız, iradenin aşk içinde benimsemesiyle oluyor. İçtenlikle gelmemişsiniz; zorla gelecekseniz, bu konuda bir düşünceniz, düşünüz yoksa iyi ki gelmemişsiniz…

 

Vatan Yahut Namık Kemal oyunu, kendimle yüzleşme, kendi cehaletimi görme adına bir kez daha ne kadar yetersiz olduğumu da görmem için harika bir fırsata dönüştü.

 

Vatan ve Hürriyet’i ağzından düşürmeyen Namık Kemal’in otuz yılda ürettiklerini bu şehrin tamamı bir araya gelse, belki de üç yılda üretme şansımız yoktur. İnceliği, zarafeti, bilgi ve görgüsüyle gerçek manada Vatan şairi olmanın yanında onun yüreğindeki aydınlığı, sevgiyi anlamak için az bilinen ifadelerine, yorumlarına tekrar tekrar eğilip bakmak gerekir.

 

Vatan ve Hürriyet sevgisinin yanında muhteşem gazeteciliği hep unutuluyor. Ya o dili? Şiirlerindeki o sosyal güç; insanı merkeze alan o muhteşem entelektüel kişi…

 

Oyun içerisinde iki kuvvetli alkış şu cümleler geçince salonu inletti;

 

“Vatansız Kemal, Kemalsiz Vatan Olmaz!” o anda, arkada sahne ışıklarının gösterdiği yerde iki Kemal’in fotoğrafı güneş gibi pırıldıyordu; Mustafa Kemal Atatürk ve Namık Kemal fotoğrafları…

 

Az düşünen, az üreten, az fikir sunan toplumların ortak yanı; az okumak, az tiyatro, opera izlemek olduğuna gönülden katılıyorum. Bu yüzden kim bilir ne güzel insanlarımız, insancıklarımız hep yarım kalan sözcüklerde, hikâyelerde son keşke-lerde yaşamdan ayrılıyorlar…

Marka Flower Çiçekçi