Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Son yirmi yılın en önemli siyasi seçimlerini yakında yaşayacağız.
Peki sizce yurdumdaki siyasi seçimlere, şöyle biraz geriye doğru baktığınızda güvenilirlik açısından ne görürsünüz?
Bakın size 2010 – 2014 – 2017 ve 2023’ten 3 önemli Anayasa İhlali
12 Eylül 2010 Anayasa Değişikliği Referandumu:
CHP, referandum metnini anayasa mahkemesine götürdü. Anayasa mahkemesi ise içinden cımbızla maddeler çıkardı. Yasalara son şeklini vermek anayasa mahkemesinin yani yargının görevi değildir!
Görevi ise, sadece belirlediği maddeleri “bunlar anayasaya aykırıdır” diyerek meclise göndermesi gerekirdi.
Peki sonuç ne oldu? Vatandaşlar, o referandumda yargının verdiği kararı oyladı.
Ama 7. Madde de ne diyordu? “TMMM dışında hiçbir güç, kanun yapamaz.” diyordu ama anayasa ihlal edilmedi mi?
10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri:
Yasaya göre: “Aday olacak kamu görevlileri, şu tarihe kadar istifa etmelidir.” denmiş. Tamam, doğru.
Yine yasaya göre: “Başbakan ve bakanlar, kamu görevlisidir; istifa etmelidir” denmiş. Tamam bu da doğru.
O dönem başbakan olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ise adaylığını resmen açıklıyor.
Bu noktada muhalefet ise en iyi yaptıkları şeyi yaparak sadece “iyi kınadık” edebiyatını yeterli görmedi mi?
Anayasa mahkemesi ise “ben karışmam” diyerek topu YSK’ya atıyor.
Sonuç olarak, kamu görevlisi olan, dönemin başbakanı, koltuğundan ayrılmadan yani istifa etmeden adaylığını açıklıyor ve nihayetinde yine anayasa ihlal edilmiş olmuyor mu?
16 Nisan 2017 Referandumu:
Anayasa’ya göre “mühürsüz oylar geçersizdir” denmektedir.
Ama YSK, denen ve görevi kısaca denetlemek olan Yüksek Seçim Kurulu, kanun yapıcılık görevini de üstlenerek ,“mühürsüz oy pusulaları geçerlidir” diyerek adeta kanun yapmadı mı?. Böylece anayasa, göz göre göre bir kez daha ihlal edilmiş olmadı mı?
Ve 24 Mart 2023 Anayasa 101. Madde
Anayasa 101. Madde ne diyor bakalım:
“Madde 101- Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından, doğrudan halk tarafından seçilir. Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.”
Ama sonuç ne oldu?
YSK yine kanun yapıcılık görevi üstlenerek mevcut Cumhurbaşkanımızın üçüncü adaylığına onayı göz göre göre vermedi mi?
Şimdi tekrar soralım. Son yirmi yılın en önemli seçimleri olacak bu seçimler, sizce âdil bir seçime sahne olur mu?
Yurdumun bu önemli seçimleri, uluslararası düzeyde de gözlemleniyor.
Başta Alman hükümeti ve kısa adı AGİT olan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın resmî değerlendirmelerine göre, Türkiye’de demokratik bir seçim olacağına, seçimin adil bir ortamda yapılacağına pek de inanmıyor.
Bunun için Avrupa Konseyi’nden 40 kişilik gözlemci heyeti, Türkiye’nin 14 Mayıs 2023 seçimlerinde 20 ayrı ilde 2 kişilik gruplar halinde gözlemcilik görevi yapacak. Aynı şekilde AGİT’ten de bir o kadar gözlemci,yurdumdaki seçimlerin demokratik ve adil bir biçimde yürütülüp yürütülmemesini gözlemleyecek.
Acı bir gerçek ise, tüm bunlara rağmen yurdumda “demokratik bir seçim yok.” Diye kimse de “biz seçim sonuçlarını kabul etmeyeceğiz” gibi bir yaklaşımda da değil gibi. Hatta şimdiden olası sonuç kabul edilmiş gibi.
Şimdi bu yazımı okurlarıma soruyorum.
Son yirmi yılın en önemli seçimleri olacak, bu seçimler ,sizce âdil bir seçim olur mu?
Siz, ne dersiniz?