Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Şehrimizin tam ortasında bir otobüs durağından söz edeceğim. Şaraphane Caddesi’nde, bir lüks otele elli metre yakında bir otobüs durağı… İnsanlar burada halk otobüsünü bekliyor. Kimi işe, kimi de evine gidiyor. Yiyor, içiyor, telefonuna bakıyor; hayatın bildik telaşları içinde akıp gidiyor.
Bir ara camdan yapılmış durağın arka tarafına baktım. Bakmaz olaydım, diyecek cinsten görüntüler…
Boş plastik su şişeleri, ambalajlar, poşetler, kartonlar… Kuru otların arasına bırakılmış bir sürü hayat artığı…
Buradaki çöplerin hepsini durağı kullananlar yaptı diyemem. Ama belli ki durakta bekleyen veya oradan geçenler; benim de bu pislikte bir faydam olsun, diyerek bir şeyler bırakmış. Ama asıl ilginç olan ise bu pislikleri birileri gördüğü halde her gün yoluna devam etmiş…
Özellikle üzerinde durmak istediğim sorun da bu sorundur: Belki de burayı görüp de geçenlerden bazılarının artık vicdanlarının geri bildirimleri çalışmıyor! Başka türlü yaşayamaz insan…
İnsan yere, yaşadığı şehrin herhangi bir köşesine bir şey attığı zaman, içinden küçük bir sesin,”Bunu yapma” demesi gerekmez mi? Kim bilir; alışkanlıklarımız da bozulmuş olabilir.”Nasıl olsa birileri temizler” rahatlığı yerleşti içimize. Belki de demir attı da artık o ağırlığın altında ezilip duruyoruz… Hatta temiz bir görüntüyü kabul edemeyecek derece temizliğe alerjisi olanlar bile vardır, kim bilir!
Şaka bir yana, modern hayatın bütün konforunu istiyoruz ama modern hayatın en basit kuralını “temizlik” hâla öğrenmeye çalışıyoruz:
Arkamızda bıraktığımız yer de bizim hayatımız, bizin onurumuz, bizim huzurumuzdur.
Ergene Nehri’ni yıllarca yazdık. Büyük çevre sorunlarını konuştuk. Kirlenen suyu, havayı tartıştık. Ama çevre bilinci bazen çok daha küçük bir yerde başlıyor:
Bir otobüs durağının arkasında…
Ya kamu kurumları?
Temizlik ekipleri bu noktaları ne kadar sık kontrol ediyor. Yoğun kullanılan duraklar ve caddeler daha düzenli denetlenemez mi? Bugünün teknolojisi bunun için kullanılamaz mı?
Hiçbir kamera, teknoloji vicdanın yerini tutmaz elbette. Ama kamu hizmeti sadece bırakılan çöpü toplamak değildir. Çevrenin sahipsiz kalmasına izin vermemektir!
Vatandaş yere çöp atmayacak!
Kurum da gördüğünü görmezden gelmeyecek!
Hiçbir çöp görüntüsünü küçük bir mesele olarak kabul etmiyorum. Biz temiz bir şehir mi istiyoruz, yoksa birilerinin gelip temizlediği bir şehir mi?
Aradaki fark çok önemlidir. Çünkü o durağın arkasında gördüklerimiz sadece plastik şişeler, poşetler, ambalajlar değil; bir sürü hayat artığıdır.
Bu görüntüler, bu görmezden gelenleri irdeleyince yine soruyorum yazının diliyle:
Biz yaşarken ne bırakıyoruz geride?
Temiz şehri olmayanların ruhlarının, zihinlerinin temiz kalması mümkün mü? Yaş ile kurunun ayrılması da mümkün değildir dostlar! Vatandaş sadece,”Ben atmıyorum “ diyerek temiz kalamaz…