Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Anlatacak kim bilir ne dertleri vardır 57.Alay Anadolu Lisesi’nin. Hükümet Caddesi, Eski Namık Kemal Lisesi’nin olduğu yerde, göçebe gibi oradan oraya taşınmış, ismi Tuğlacılar Lisesi iken sonradan 57.Alay Anadolu Lisesi olmuş bu okulun en büyük derdi asfalt, beton, yeşilden, ağaçtan, neşeden uzak kalışıdır…
Sayın İl Milli Eğitim Müdürüm, Sayın İlçe Milli Eğitim Müdürüm, bu okulun buruk, taş ve beton haline gördünüz mü? Gördüyseniz bir şeyler hissedebildiniz mi? Bu ülkede farklı memleketlerin okullarından birini hiç ziyaret ettiniz mi?
Yeşili, spor, sanat, sosyal, kültürel tesisleriyle, aydınlık 15–20 kişilik sınıflarıyla, bu ülkeye ait topraklarda Fransızlara ait bir okulda bulundunuz mu?
Orman yangınları başımıza büyük bela oluyor, milyonlarca yeşili, canlıyı birkaç günde kaybediyoruz. Ormanlık alanlarda yapılan pikniklerden geriye kalan çöp deryalarından arınamıyoruz.
Sebepleri nedir?
Yeşilin, ormanın, ağacın, kuşun, böceğin önemi aile ve okulda başlar da ondan… Okulların 35–40 kişilik sınıflara teslim etmişsek, okul bahçeleri neredeyse tamamını beton ve asfalta bırakmışsak, çocuklarımıza, evlatlarımıza ve yarınlarımıza ne söyleyebiliriz? Hangi öğütleri verebiliriz; yeşil, orman, tebessüm adına…
Sayın İl Milli Eğitim Müdürüm,57.Alay gibi sembol olmuş, destansı bir ismi, tarihi bir başka okula verdiniz. Destansı ismin okulu böyle buruk, böyle yalnız mı bırakılır?
Yeşilden, doğadan, ormandan, kuştan uzak kalmış okulların çocuklarının, öğretmenlerinin de yüzleri, tebessümden, huzurdan, hoşluktan uzak kalmış olmuyor mu?
Biliyorum yine daha önceki yazılarımıza sessiz kaldığınız gibi sessiz kalacaksınız! Sanki bu şehrin İl Milli Eğitim Müdürü siz değilmiş gibi geçiştireceksiniz…
İsterim ki bu çocukların yerine kendi çocuğunuzu, bu öğretmenlerin yerine kendi öğretmenliğinizi göz önüne getirip, akıl, deneyim ve vicdanla bu okulu bir seyredin…
Yahya Kemal Beyatlı’nın Aziz İstanbul’u bir tepeden izlediği gibi bir izleyin Aziz 57.Alay Anadolu Lisesi’nin beton, asfalt halini. Bakalım ne görecek, ne duyacaksınız.
Belki de bu güne kadar kalmış olduğunuz sessizliğin dönüşümü, büyük heyecan ve coşkusunu duyup, görüp bu okulun öncü okul olabileceğini, değişimin, dönüşümün, doğanın, yeşilin, ağacın, toprağın da bu okula uğrayıp, çocuklara bir nefes, bir soluk verebileceğinin yararını görecek ve anlayacaksınız; kim bilir…
57.Alay Anadolu Lisesi’nin olduğu yerde kırk yıl önce Namık Kemal Lisesi vardı. Daha az betonu, daha çok çiçeği ve ağacı vardı. Çocukları daha çok gülümsüyor, öğretmenleri daha neşeliydi. Okulun bahçesine her gittiğimizde çocuk yüreğimize bir kıpırtı, bir coşku salınır, süzülür, bin şenliğin seslerini duyar hisseder ve dokunurduk.
Ya şimdi? Kupkuru bir okul… Sadece diploma almak için sığınmış çocuklar varmış gibi bir izlenim veriyor insana. Acaba, bu sefer görmesi gerekenler görecek mi 57.Alay Anadolu Lisesi’nin sessiz, buruk ve yalnız halini…
Okullar açıldı, öğrenciler ve öğretmenler okullara koştu. Okulların, kısacası bir türlü bitmeyen Milli Eğitim Bakanlığı eksikleri, bir türlü durulmayan EĞİTİM denemeleri içinde öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin YENİ ÖĞRETİM YILI KUTLU OLSUN…