Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Birkaç ay önce Altınova ile Kumbağ arasına araçlar daha yavaş gitsin diye epey yüksek kasisler yapıldı. Kanunlara saygımız sonsuz! Fakat kanunlar, yönetmelikler, hizmet diye yapılan şeyler; herkes tarafından doğru, anlaşılır ve faydalı olmadığı zaman ne olur? Bir çuval incir berbat olmaz mı?
Daha öncesi de yazdık. Sesimi herhangi MÜDÜR, DAİRE BAŞKANI duydu mu? Duymadılar… Duyamazlar… Ancak, yukarıdan yüksek emirler gelecek ki, panik yaşayıp bir sürü mazerette bulunsunlar…
Yahu, yayaların, insanımızın hakkına, hukukuna, canını malını güvenceye almaya kimse karşı çıkmaz. Çıkamaz da… Peki, ama bu kasislere anlamadan, görmeden giren araçların kaza yapacak, içinde taşıdıkları yolcuları sağa sola çarparak zarar verdiğinizden haberiniz var mı?
Bu yolu her gün gidenler bile zaman zaman bu kasislerin yaptığı pusuya düşüyorlar. Ya buraya çok az giren şoförler ne yapsın?
Sevgili Daire Başkanlarım, Müdürlerim, Memurlarım bir daha yazıyorum yüce halkımız adına; bu kasislerin yüksek ve genişliğine söylenecek bir şey var mı yok mu onun üzerinde durmayacağım. Duyurmak ve uyarmak istediğim konu şudur:
—Kasisler için konulan beyaz uyarı işaretleri çoktan silinmeye başladı. Üstelik on metre kala başlıyor. Özellikle gece görünmüyorlar! Yahu, şoförler yola dürbünle mi bakacak? Özel, parlak, silinmez ve kırmızı boyalar dururken, çok uzaktan dahi özellikle gece araç ışıkları yanınca parlayan bu boyalar varken; “ Ben yaptım:- Biz Yaptık Oldu!” mantığı içinde niçin bunca insanın mal ve can güvenliğiyle oynuyorsunuz?
Sözün özü, bu kasislerde oluşacak maddi, manevi veya yaralanmalarda siz: Değerli YÖNETİCİLER sorumlusunuz. Bu hizmetin tamamlanması, yapılan işin faydaya dönüşmesi için kasisler en az 50–10 metre önceden ve çok belirgin, parlayan kırmızı trafik işaretleri, levhaları konulmalıdır.
Çok mu zor? Bir tarafı yaparken, bir tarafı bozmak, hem yapılan hizmete, hem şoförlere, onların yanındaki yolculara zarar vermesi, bunca bedduayı almak daha mı iyi oluyor?
Bir yazarımız yazılarının sonunda şu cümleyi kullanarak sonlandırırdı sözlerini; “ Biz ne zaman adam olacağız?” der ve ilave yapardı. Bizim kurum ve kuruluşlarımız ne zaman herkese fayda sağlayacak? Sözünü şöyle bitirmek isterim:
—Yapılan hizmetin, çalışmanın merkezinde insan olduğu zaman. Bilimsel çalışmalar, her kesimin fikri alındığı sorulduğu zaman! Aynı zamanda, bizlerin huzuru, refahı, güvenliği için atanmışların koltuklarından ara sıra kalkıp, kendilerini: YOLCU ve ŞOFÖR ve HALK yerine koyup, halk otobüslerine, minibüslere bindikleri zaman…