Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Tarihler 5 Mayıs 2023’ü gösteriyorken WhatsApp’a bir mesaj gelmiş. Aytaç Oy’un Kızı Ayşen Oy babasının yanından gönderdiği fotoğraf ve sanatçı selamı, tam manasıyla günün sürprizi oldu…
Özlemek nedir? İşte tam da budur; 5 Mayıs günü, dışarı; sahile çıkmaya hazırlanırken, günün diğer günlerden farklı olacağını ve o farkın da kendisi “ Özlem” denen sözcüğün, yüreğe salınan bir mesajdan çok öte, varlık sebebimiz, insan olma aşkımızın kendisidir…
Bazen düşünmüyor değilim! Ne çok şanslıyım… Aynı zamanda yazı sanatıyla birlikte edindiğim; sözlerine ve felsefelerine sarıldığım çoğu tanıdığım, arkadaşım, dostum epey yaş aldılar. Bazıları ise artık çok uzaktalar…
Öncü kabul ettiğim bu sanatçılar, düşünce ve yazı insanları yerleri doldurulamaz derece özleniyor ve özlenmeye devam edeceğim bellidir. Koşul, ama-fakat ticari, siyasi düşünceler kendince ayrıştığı vakit, nazikçe bir yerlere çekildikleri an, edebi ve felsefi dünyaya ait maya-öz çıkıyor ortaya.
Aytaç Oy, Öksel Demir, Aziz Ateş, Kenan Oflaz, Münir Satkın,Namigar Başbuğoğlu ve kendileriyle tanışma fırsatı bulamadığım; Aydın Oy,Kelemen Mikes,Mahmut Sümer ve diğer değerlerle kurduğumuz bağ-köprüler böyle bir yaşam döngüsüdür…
Aytaç Oy, Tekirdağ Süleymanpaşa’da yaşarken sıklıkla görüşür, elbette söz dönüp dolaşır Türk Sanat Müziği ve onun şiirlerine, yaşama bakışına ve bu bakışı doygun bir gülümseme içinde selamlamasına gelirdi.
Yazı atölyesi tam da bu amaç için kuruldu. Günlük gazete yazıları nerede olsa yazılacaktı. Yazılabilir de… Fakat belli ölçüyü, beceriyi, hüneri bir araya toplamış, bu değerlerle olgun hale gelmiş insanları her yerde bulamayız. Onlarla her yerde konuşamayız. Onların aradığı şey; atölyelerdir; yazının, sohbetin, düşüncenin, fikirlerin, özgün hallerin, çay ve kahve kokularının olduğu fikir kokan yerler…
Günlerden 5 Mayıs; bir bahar günü. Aytaç Oy, Ozan Ağacı şiir kitabında “İlkbahar” dizeleri;
“Kışın sıcak, yazın gölgelik ara
Güzün yeşil, döner birden sarıya
Üçü de kendince güzeldir ama
Gönlümde yer eden ilkbaharımdır.”
Yazı sanatı, kısacası ortaya çıkanlar esere dönüşmüşse, zaman denen büyük esinti, muhteşem coşku eninde sonunda o eseri bahar sevinciyle gün ışığına davet eder. Elinden nazikçe tutar; o şiiri, o öyküyü, romanı, resmi, fotoğrafı, filmi, heykeli ONURLANDIRIR…
Aytaç Oy’dan gelen selam da böyle bir ONUR içindeydi; saf, sanki ağırlıksız…
İnsan denen canlı birkaç söz, bir haberden bile beslenip heyecanlanıyor. Bu heyecan içinde ABD’de yaşayamış Malkara doğumlu Dr.İrfan Doğrusöz, Aytaç Oy’un bir şiirini; “ Yeter Ki Tamam De” bestelemiş. O şiire, besteye ait evraklara bir göz attım.
Şarkının söz yazarı: Aytaç OY, Bestecisi: İrfan DOĞRUSÖZ
YETER Kİ “TAMAM” DE
Gönlümü içtence açayım sana
İstersen bu gece kaçayım sana
Devamlı mutluluk saçayım sana
Yeter ki “Tamam” de, kırma ne olur
Sanat ve sanatçının talihi böyle bir şey! Tıpkı buz dağları gibi, onların eserleri, felsefeleri soğuk suların derinlerinde… Emek, ilgi, sevgi, merak yoksa onları sıradan insanların kefesine koyarak yok sayar, belki de kendi kurnaz, bıçkın ve olgunlaşmamış ego-mız içinde daha da derinlere iteriz…
Tam da bahar, Hıdırellez zamanı Aytaç Oy’dan selam, haber var; ne güzel, hoş bir bahar sevinci…