BETONA TESLİM OLAN TEKİRDAĞ

Yayınlama: 03.02.2020 11:14
A+
A-

[responsivevoice_button voice=”Turkish Female” buttontext=”Oku”]

 

Rahmet ile andığımız Osman Tabak, Özgürlük ve Barış Parkını ve Açıkhava müzesini şehrimize kazandıran belediye başkanlarımızdan birisidir. Halk adamı, olarak bilindi ve anıldı. Her ne kadar çok sevdiği halkı ona sırtını dönmüş olsa bile…

 

Siyaset bilim işidir; sosyolojik, psikolojik tarafını ve esen rüzgârları iyi hesaplayamadığınız zaman, siyaset mezarlığı, yitik başkanlarla dolu…

 

Malkara istikametinden şehrimize yaklaşırken tepelerden görünen şehrimiz tam manasıyla BETON UYGARLIĞI görünümünde… Birkaç yeşil alan var; bu korkunç beton dünyası içinde. Mezarlıklarımız, Tümenin olduğu yer ve Osman Tabak zamanında yapılan park…

 

Ahmet Aygün zamanında yerli yersiz ekilen çınarların yeşilliğini yok sayamayız… Ait olmamaları gereken yerlere; sahil şeridine ekilmiş olsalar, kışın dökülen yaprakları araçların kaymasına, yazın yapraklanan dalları ışıkları engellese bile; ağaç ve yeşil adına Ahmet Aygün’e de ayrıca teşekkürü borç biliyorum…

 

Eski Belediye binası yıkıldıktan sonra, yerine meydan yapılırken çok değerli çam ağaçlarımız kesildi. Birçoğu yetmiş-seksen yaşındaydı. Hele kış karı üzerlerine düşünce, görselliğin neşesinden, sağanak yağmurda ise ayrı bir sığınak vazifesi gören ağaçlarımız şimdi yok… Yerlerine saksıya konmuş çam, zeytin ağaçları, gölgeden, kuşlardan uzak halleriyle çocukları kandırmaya yetecek vaziyetteler…

 

Onarımı yapılan vilayet binasının önünden belli aralıklarla hep aynı nedenlerle; çere düzenlemesi içerisinde bir sürü yaşlı çam ağacımızı kaybettik. Yerlerinde yeller ve betonlar esiyor…

 

Şehri yönetmek, şehrimizi yeşillendirmek bu kadar mı zor? Yeşilin bunca faydası, katkısı bilimsel açıdan ispatlanmasından öte, insana kattığı huzurlar, çevremize kattığı sağlık, emdikleri toz, soludukları oksijen, kuşlara açılan yeşil kucaklar; sayısız güzelliği bir arada barındıran şeylerdir ağaçlar…

 

Hele küçük koruluklar, bir de ormanlar bir araya geliyorsa, ayrı bir habitat doğar… Maalesef, şehrimizin yeşillikleri hızla yok oluyor. Yerlerine de yenileri ekilemiyor… Osman Tabak’dan bu yana otuz yıl geçti; onun gibi bir park, bir koruluk oluşturamadık…

 

Başka memleketlere giden insanlar, şehir içindeki parklarda, tavşanları, sincapları, ceylanları izler, çocuklarını bu şefkatli izlenimler içinde daha duyarlı ve daha hoşgörülü insan olarak yetiştirirken, bizler betona sıkışmış, beton soğukluğunda yalnız ve derbeder insanlara zemin hazırlıyoruz…

 

Yol boylarına ekilen ağaçlar; kötünün iyisidir. Görsellikleri, gölgeleri, tozları, egzoz dumanları rafine etmeye katkı verirler. Ortaya çıkartacağımız büyük parklar, yüzlerce ağacın, çalının, çimenin, çiçeğin bulunduğu parklar ise her türlü canlının evidir… İnsanlara ruhsal bir dinginlik verdiği bilimsel olarak kanıtlanmış vaziyette; bizlerin bu yalnızlığını, neşesizliğini yine, tabiatın çocukları olan ağaçlar; koruluklar, ormanlar kurtaracak, bizleri bağırlarına basacaklardır…

 

Sahilde ölen birkaç ağaç, orada eğlenen çocuklar, oradan geçen insanlar için yıllardır TEHLİKE oluşturmaya devam ediyor. İlla ki kötü bir durum olunca önlem alınıyor. Buradaki kurumuş ağaçlar bir insana zarar verirse, bunun sorumlusu, BELEDİYE görevlileri olacaktır…

 

Daha az beton,(…) daha çok yeşil umutlarını yitirmeden, artık, üstyapının, yeşiller, park ve bahçelerle birleşmiş şehrimizin halkının, çocuklarının meydanlara, parklara çıkma vakti gelmedi mi?

Marka Flower Çiçekçi