Reklam

BİR ŞEHİRDEN DÜNYAYA UZANAN RAKET: YANKI EREL

Yayınlama: 12.02.2026
A+
A-

          

                                         

 

Yağmur sağanak halde yağıyordu. Kendimi en sevdiğim parkurlardan Atatürk Bulvarı’nda buldum. Eski Şarap Fabrikası’nın yorgun binalarına, geçmişe tanıklık etmiş çam ağaçlarına yağmur damlaları düşüyordu. Islanan çimenlerin, ağaçların, toprağın kokusu, şehrin hafızasıyla karışıyordu. Bulvar boyunca yürürken Tekirdağ’ın eskiden kalma suskunluğu eşlik etti bana.

 

Dönüş yolunda bulvarın karşısındaki parkurda yürümeye başladım. Aklıma, Tekirdağ İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü’nün tenis kortları geldi. Oraya uğrayıp kafeteryasında bir çay içmek istedim. Tenis antrenörü İsmail Hoca (Ata ) da oradaydı. Çay ve sohbet koyulaştı. Sohbet açıldı, kortlardan, çocuklardan, emekten söz ettik. Laf lafı açtı; sporda kalmanın ne kadar zor, bırakmanın ne kadar kolay olduğuna geldi konu.

 

Bir ara gözüm duvara takıldı. Bir fotoğraf, bir çocuk… Boyunda madalya, yüzünde saf bir gülümseme. Altında bir isim: Yankı Erel.

 

Bu yazının doğum anı tam da o zaman başladı. Oradaki fotoğrafta büyük sözcükler saklı değil. Henüz büyük başarılar da öyle. Orada, Tekirdağ İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü kortlarında bir başlangıç yapıldığını anlatıyor.

 

Yankı Erel, bu şehrin kortlarında büyüdü. Raketini ilk kez burada eline aldı. Koşmayı, düşmeyi ve yeniden denemeyi burada öğrendi. Yıllar sonra o çocuk, dünyanın en köklü tenis sahnelerinden biri olan Wimbledon’a çıktı. Wimbledon; İngiltere’de düzenlenen, yüz elli yılı aşan geçmişiyle tenisin en saygın turnuvalarından biridir.

 

Bugün Yankı Erel hâla sahalarda. Profesyonel tenis dünyasında yoluna devam ediyor. Uluslararası turnuvalarda mücadele ediyor. ATP sıralamasında (Erkek Profesyonel Tenisçiler Birliği) tarafından tutulan dünya sıralamasında bir dönem 325 oyuncu arasına yükselmiş bir sporcu olarak hâle listenin içinde kalmaya çalışıyor. Hikâye bitmiş değil; devam eden bir emek var.

 

Bu bireysel yolculuğun bir de ülke formasıyla yazılan sayfaları var. Yankı Erel, Türkiye A Milli Erkek Tenis Takımı’nda yer aldı. Davis Cup’ta ( Teniste ülkeler arasında oynanan ‘Dünya Kupası’ “ anılan organizasyonda milli formayı giydi. Son yıllarda oynanan eşleşmelerde tekler ve çiftler maçlarında korta çıktı; özellikle kritik karşılaşmalarda aldığı galibiyetlerle Türkiye’nin Dünya Grubu I seviyesinde yer almasında pay sahibi oldu. Bu maçlar, bir sporcunun sadece kendi kariyeri için değil, ülkesi için de sorumluluk aldığını gösteriyor.

 

Fakat tenis kafeteryasında otururken, Yankı’nın fotoğrafına bakarken ister istemez şu soru zihnimde doğmuş oldu: Neden bu fotoğraflar çoğalmıyor?

 

Tekirdağ tenis kortları var. Bu kortlar için emek veren insanlar var. İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü’nün gayreti, Tekirdağ Tenis Kulübü’nün çabaları yadsınamaz.

 

Fakat spor sadece iyi niyetle büyümüyor. Spor; süreklilik istiyor. Plan istiyor. Kişilere bağlı olmayan, koltuk değişse de ayakta kalan bir akıl ister…

 

Dünya sporuna bakınca bunu net olarak görüyoruz.Avustralya Açık,Fransa Açık,Wimbledon,Amerika Açık…

 

Bunlara tenis dünyasında Grand Slam deniyor; yani yılın en büyük, en saygın dört turnuvası. Milyonlar türbinde, milyarlar ekran başında bu maçları izliyor.

 

Bu ülkeler mucize mi yaratıyor? Hayır; sadece başladıkları işleri yarım bırakmıyorlar!

Bizde ise çoğu zaman tablo hep aynı: Bir çocuk çıkıyor, hepimiz seviniyoruz. Sonra, herkes bekliyor. Oysa spor beklemez, çocuk hiç beklemez.

 

Bu topraklar çok çok yetenek üretir. Ama yeteneği yalnız bırakırsanız, her başarı tek başına kalır. Bir Yankı çıkar, yankısı yeterince duyulmaz.

 

Yağmur biraz ara vermişti. Duvara asılı fotoğraf asılı fotoğrafa son kez baktım. Sadece geçmişi anlatmıyordu. O fotoğraf, bu şehirden dünyaya uzanabilen bir yolun olabileceğini de duyuruyordu. Dileğimiz; bu kortlardan, diğer kortlardan daha çok Yankı’nın çıkması, başarıların tekil kalmaması ve Yankı’nın da kariyerinde çok daha üst seviyelerde, yeni zaferlerle yoluna devam etmesi. Umut paylaştıkça çoğalır; spor da böyle büyür.

 

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi