Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tekirdağ Süleymanpaşa’nın Çanakkale Gelibolu Savaşları ile en önemli bağı-bağlantısı, Muratlı Caddesi üzerinde bulunan Şehitler Abidesi’dir. Bu yer zamanında kırk dönümlük şehit mezarlığıyken küçüle küçüle son haline ulaşmıştır.
Bu haliyle bile korunması, kollanması, üzerine titrenmesi kaçınılmazdır. Çanakkale Gelibolu ruhu,106 yıl önce yangın yerine dönen, işgal edilmeye çalışılan ülkemizin kahramanlarının bir kısmı burada; Muratlı Caddesi’ndeki bir avuç şehitlikte yatıyorlar…
Geçmişini bu kadar “ Hor, değersiz, önemsiz” kullanan başka bir millet var mıdır acaba? Bu milletin öyküsü; kanla, acıyla, yorgunluk, bitkinlik, kıtlıkla, göçle yazıldığı halde; geçmişimize sırtımızı dönmek, geleceğimizin, evlatlarımızın yaşamları için de acı birer kayıptır…
Muratlı Caddesi saygın bir cadde yapılmak istendikçe caddenin değeri, hareketi ve bereketi hızla azaldı. Bu caddeyi tekrar yaşama; sosyal, kültürel, ekonomik huzura döndürecek en önemli hizmetlerden birisidir Şehitler Abidesi Anıtı’nın, müzesinin yaşama davet edilmesi.
Şehitler Abidesi nasıl bir bağ kuruyorsa geçmişimiz olan; Çanakkale ve Gelibolu ile Devlet Hastanesi 3.Kısım olarak kullanılmış olan 57.Alay Binaları olarak bilinen beş bina da aynı bağın eşsiz ruhunu taşımaktadırlar.
Her yıl Çanakkale ve Gelibolu’na gelen yüz binlerce ziyaretçi, Gelibolu Çanakkale’nin devamı olan Tekirdağ Süleymanpaşa’ya niçin gelmiyor? Gelemiyor? Bugüne kadar bunu sorgulayan bir Kültür insanı, Kültür Müdürü, bu işten sorumlu bir Vali Yardımcısı göremedik, duyamadık! Niye?
Manevi bağları yok sayan toplumların zenginliği de kısırdır, geçicidir, bereketsizdir… Gelişme, ilerlemek, uyarlık yolunda ileriye çıkma, tüm zamanlar karşısında derin saygı, bilimsel çalışma ve onları yaşatacak, koruyun kollayın diğer kuşaklara taşıyacak her türlü hizmet bütünlüğüdür…
Bu bağları; Tekirdağ ve Çanakkale arasında kurulması gereken, tarihsel, kültürel köprülerin yüz altı yıldır eksik kalması, Şehitler Abidesi,57 Alay Binaları ve Müzelerinin halen oluşturulmaması, Tekirdağ için bir kayıp olmaktan öte, tarihimize, kültürümüze ve bugünün insanları olan şehir insanına en büyük kötülük değil midir?
En kalıcı, istikrarlı yatırımlar ve hizmetler; kültürel, sosyal ve turizm hareketleri içinde tarihsel bağlar, öyküler olanlardır… Öyleyse, bir an önce Muratlı Caddesi’nde bulunan Şehitler Abidesi’ni ayağa kaldırmalıyız!
Yüz altı yıl önce gemilerle şehrimize getirilen, iniltileri halen şehrimizin semalarında duyulan bu insanların-kahramanların isimleri, şehirleriyle birlikte, onları ihmal edişimizin özrüyle anılması, sergilenmesi ve yeni kuşaklara özgün bir şekilde tanıtılması için neyi bekliyoruz?
Kendi haline bırakılmış, verilen sözlerin tutulmadığı bir yerdir; Muratlı Caddesi etrafında yaşayan insanlarımız. Bu kadar önemli caddenin umumi tuvaleti bile yoktur, derken utanıyorum utanmasına ama esas sorumlu sahipleri bir türlü utanmadı, utanmayacakta…
Halk otobüsü, minibüs bekleme yerleri bile yeterince olmayan, ismi “CADDE” olan, birçok insanın çeşitli şehirlerden göç edin geldiği bu kadim şehir; tarihi, kültürü, sanatı, sportif çalışmaları ve daha birçok öncü girişimiyle ayağa kaldırılmalı; hiç vakit kaybedilmeden…
Önce caddelerimiz, meydanlarımız ve bu meydanları, caddeleri insana, insanlığa kucak açmasını sağlayacak olan mekânların açılması, bir an önce hizmete başlaması gerekir.
Müzeler, anıtlar, sanatsal faaliyetlerin yapıldığı her türlü yer-mekân; şehirlerin, küllerinden doğması için ilk adımlardır…