BİZ AKILLILAR

Yayınlama: 04.05.2019 10:53
A+
A-

Akıllı olmanın üstünlüğünden faydalandığımızı sansak da; çoğumuzun öfkesi, kini, derdi hiç bitmez. Bir de “KEŞKE” , “TÜH BE!” söylemlerimiz, hep öne eğilir başımız; biz akıllıların…

 

Hele kurnazlıklarımız; “APTAL” diye nitelenen karganın bile zekâsını, sosyalliğini görmezden geliyoruz.

 

Tekirdağ Süleymanpaşa’nın akıllılardan çok delileri; “DELİ” bildiklerimiz sevilir. Biz akıllıların “deli” dediklerine, doktorlar; “ hasta” diyor. Bir parça iyileştirme çabalarıyla kaç deli denen insan, akıllılara ders verecek kadar yaşam dolu.

 

Şehrimizin bu tür insanlara olan ilgisi epey fazladır. Bu insanlara çok olumlu, düzgün yaklaşanların yanında alaycı, gururlu yaklaşanlar de oldukça fazla. Akıllıların peşinde koştuğu şey; “deli veya hasta” denilen insanla alay etmekten öte; kendini eğlendirmek, kendi gülmezliğini, neşesizliğini gizlemekten başka bir şey değil…

 

Şehrimizin tanınmış simalarından; akıllıların “deli” gözüyle baktığı kişilerden birisi de; Özkan’dır. Çoğu insanın ondan korktuğunu biliyorum. Özkan’ı neredeyse otuz yıldan bu yana tanıyorum.

 

Bu tür insanların en büyük arzusu, şefkat beklemekten öte bir şey değil. Akıllıların büyük kurnazlıklarını, hilebazlıklarını bilmez bunlar. Beyinlerinde ki arızanın, akıllılar gibi istikrarlı taraftar toplama kabiliyetleri olmadıklarından dolayı; içgüdü masumiyeti veya hırçınlığı içinde yaşarlar.

 

Özkan’ın güçlü, kuvvetli yapısı, çoğu insanın ondan kaçmasına neden olur. Sıklıkla gittiğim kahvehaneye Özkan da uğradı. Özkan’ın kendine özgü deliliği çoğu akıllıyı cebinden çıkartacak olsa da, onun bu yönünü büyük çoğunluk bilmez.

 

Nedir onun bilmediğimiz yönlerinden birisi? Kendi kendine okumayı çözmüş, oradan buradan topladığı gazeteleri çoğu akıllıdan daha çok okur. Arkadaşım İlyas Bey bu işi inanamadı. Özkan’ı çağırıp, gazetede gösterdiğim yeri okumasını istedim. Okuyunca; İlyas Bey şaştı kaldı bu işe…

 

Özkan’ın babasının yanında bayağı bayağı pazarcılık yaptığını bilenler bilir ancak. Yani onu hoş tutup, ondan iş istediğinde, işin hasını yapar. Ve yeni bir şey daha öğrendim; Özkan; pazarda bulunan bütün esnafın ismini biliyor. Çoğu akıllıyla karşılaştırılsa hafızasının gücü deli bir şaşkınlığa iter bizi.

 

Bulunduğumuz kahvede Özkan ile uzun uzun sohbetin karşılığında ortaya çıkan, deli dediğimiz insan gülüşü ve masumiyeti karşısında orada bulunan insanlar şu sözü söyledi: “ Biz, Özkan’ın güldüğünü hiç görmemiştik”

 

Oysa bizden; biz akıllılardan çok daha iyi, güzel, içten gülüyor. Mahcubiyet içinde… Sadece, biz akıllıların zulmünden, alayından korktuğu için; deliliğe daha çok sarılıp zaman zaman coşuyor; deli ırmaklar gibi taşıyor.

 

Kendi kendine konuşup da dolaşan, DELİ HÜSEYİN olarak bilinen insanın, bu konuşma nöbetlerine tutulmadan önce bizden daha akıllı olduğunu söylesem; kaç kişi inanır!

 

Toplumun sosyal, kültürel, eğlence hayatı yeterli olmadığı an; eğitim, görgü seviyesi dibe vuruyor. Bu sefer; yardıma ihtiyacı olan insanlara, hayvanlara sataşıp, kendi avuntumuzu yaratıyoruz.

 

Bu tür avuntuların ahlaki tarafı bir yana; manevi tarafı diğer yana! Etme bulma dünyası denen bir laf vardır; nice akıllıyı, yerle bir edip, diz çöktüren bir Şekspir dünyası…

Marka Flower Çiçekçi