BİZ DÜNYADAN GİDER OLDUK

Yayınlama: 06.10.2022 13:09
A+
A-

Gepetto Usta, bütün dünyada Pinokyo ile tanınmış, sevilmişse, Tekirdağ Süleymanpaşa insanı da Osman Usta’yı öyle tanıdı ve sevdi. Bilinen, tanınan yönüyle: Osman Usta ( ERYÖRÜK) olsa da, Osman Usta’nın az bilinen yönlerine, davranışlarına dokunacağım, bir veda-ayrılık ve edebi acılarımın içinde…

Zaman zaman atölyeme sessizliğin en sessiz hali içinde uğrardı. Hemen gidecekmiş gibi, ucuna otururdu sandalyenin. Bastonu bir kenara bırakır, belki bir çay veya kahve içimi kadar sohbet kültürüne hep birlikte katkı verirdik.

Bir hafta önce uğradığı atölyede daha fazla kaldı. Yaşlı insan şenliği içerisinde konuştuk. Oradan buradan söz ettik. Hünerli ellerinin ruhuna taşıdığı iç huzuru her zamanki gibi üzerindeydi…

Osman Amca’yı tanıyanların, görenlerin büyük çoğunluğu onu ayakkabı makinesi başında, sanki sonsuza kadar ayakkabı tamiri etme yazgısı içinde bilirler. Olursa olur, dokunmayacağı yürek, ayakkabı yok gibiydi…

Çok az insan bilir Osman Amca’nın gezme kültürüne âşık olduğunu. Severdi ilahi kudretin dağlarını, ormanlarını, kendince “mübarek” saydığı yapılarını gezmeyi, görmeyi, dolaşmayı ve ondan sonra geriye süzülen bir küçük damla olanı paylaşmayı…

Bir başka yönü daha vardı Osman Amca’nın. İyi sohbeti çok iyi bilir, çok iyi anlar ve dinlerdi. Çok uzun zaman önce çok severek dinlediği bir doktor tanıdığın sohbetini:

—Ne güzel sesi vardı. Sanki bülbül gibi konuşurdu. Öyle bir güzel anlatırdı.-demesi, sadece sohbeti değil, sohbete dem katan seslere, soluklara, renklere de duyarlıydı…

Deseniz ki Osman Amca’yı bir şarkı, şiir ile anlat! Yunus Emre’den bir şiir seçerdim;

“ Biz dünyadan gider olduk

Kalanlara selam olsun

Bizim için hayır dua

Kılanlara selam olsun

Ecel büke belimizi

Söyletmeye dilimizi

Hasta iken halımızı

Soranlara

Selam olsun

Miskin Yunus

Söyler sözü

Kan yaş ile doldu gözü

Bilmeyen ne bilsin bizi

BİZİ BİLENLERE SELAM OLSUN…

Bendeki bu büyük şans, yüce bir ödül mü, yoksa ceza mı bilemedim. Son 15 yılı göz önüne alırsak, arkadaşlarım arasına giren insanların büyük çoğunluğu benden epey yaş almış yaşlı sanılan genç insanlar oldu. Tıpkı Osman Amca ve diğerleri gibi…

Onların tane tane sözlerine, neredeyse gün görmemiş tatlı ve manalı sohbetlerine tanıklık ettim. Söze söz ekledik hep birlikte. Söze, dem vermeyi bekledik derviş felsefesiyle… Ya sonra? Usulca,”Sazlıklardan havalanan bir ördek” misali uçup gittiler; “Kalanlara selam olsun” gönül zenginlikleri içinde…

Mehmet Öğretmen bu yılın Şubat ayı içerisinde davet etti bizi kır evine. Mehmet Çevik’in ev sahipliğinde dört kişiydik: Mehmet Altaş Osman Eryörük ve ben… Bir Aborjin gibi iç sesini duyduğumda Osman Amca’nın, gözünde bir damla gözyaşı gördüğümde:

—Ne oldu Osman Amca?-dediğimde:-Canan hanım, Osman Amca diye seslendi.-dedi. İnandım Osman Amca’ya, seslendim Mehmet Öğretmen’e:

—Canan hanımın telefonu var mı sende?-dediğimde-Var-dedi. Aradık ve sorduk Osman Amca’nın “Kızım gibi severim” dediği Canan hanımı. Demesin mi Canan Hanım:

—İki gecedir rüyamda Osman Amca’yı görüyorum. Hoş bir sohbet içinde birbirlerine hal-hatır sordular… Tıpkı Yunus gibi:

—Bizi soranlara, bizi bilenlere: SELAM OLSUN dediler…

 

 

Marka Flower Çiçekçi