Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tekirdağ’da bir okul var.
Devamlı şikayet alıyoruz.
En son şikayet, bir veliden geldi.
Olay akışı şöyle:
Bilindiği gibi 23 Nisan ulu önderimiz Atatürk tarafından çocuklarımıza armağan edilmiş bir bayram.
Dünyada eşi ve benzeri yok.
Çocuklarımız için çok önemli.
Onlara yurt ve Atatürk sevgisini yaşatmak için önemli bir gün.
İşte bu nedenle okullarda etkinlikler düzenlenir.
Bu anaokullardan tutun da ortaokul son sınıflarına kadar olan okullarda kutlanır.
Çocuklarımız görev alır.
Genellikle Türkçe ya da Edebiyat öğretmenleri, organizasyonunda görev yapacak öğrencileri seçer ve onların bu görevlerini en iyi yapacakları şekilde yetiştirir ya da yetişmelerini denetler, takip eder.
Bu işleri, genellikle başarılı bir şekilde yapabilecek öğrencileri, seçer.
Öğrenciler de heyecanla bu görevlerine hazırlanır ve öğretmenlerini mahcup etmeden programın tamamlanması için hazırlanır.
İşte böyle bir etkinlikte, çok iyi hazırlanmış, hatta hazırlanırken elindeki konuşma metni yıpranmış bir öğrenci, öğretmenine giderek,çok iyi hazırlandığını ve elindeki metnin fotokopi çekilerek yenilenmesini ister.
Okul müdürü ise bu metni çocuğun elinden alarak bu metni kendisinin okuyacağını söyler.
Müdüre aferin(!)
O da çocuk mu oldu acaba?
Çocuk bayramını kutlamak, çocukluğunu hatırlamak mı istedi?
Hayret ettik.
Çocuğun emeği…
Çocuğun gururu…
Harcadığı 15 günlük zamanı…
Çocuğun onuru ve arkadaşları karşısında durumu ne olacak.
Çocuk da başlamış ağlamaya…
Motivasyonu sıfırlanmış.
Neyse ki arkadaşları, teselli etmeye çalışmışlar.
Ertesi gün görevsiz kalan öğrenci, törenlere katılmamış.
Zaten görevsiz kalmış.
Bunun üzerine müdür, tutanak tutacağını söyleyip, haber göndermiş.
Vay be?
Böyle müdürler de varmış.
Şu Milli Eğitim Müdürü’ne helal olsun(!)
Böyle müdür olur mu?
Müdür olan kişi, böyle yapar mı?