BÖYLE TANITILIRSA TEKİRDAĞ’A TURİST GELİR Mİ?

Yayınlama: 06.05.2022 14:40
A+
A-

Çarşaf çarşaf tanıtımlar; “ Tekirdağ denizine kanalizasyon suyu karıştı, Tekirdağ denizi kirlendi.” diye. Bir başka şey daha kirlenmiş görünüyor; bilgi ve bilgilendirme organları…

Bu tür üzücü duyuruları, ulusal basına yapılan açıklamaları duyan, gören, okuyan tanıdıklar aradılar beni. Sordular bu açıklamalar adına;

“ Cüneyt Yüksel’in maksadı üzüm yemek değil bağcıyı dövmek mi?” Atasözüyle açıklama yapan tanıdığım birkaç kişi bu konuda ne düşündüğümü sordu. Zaman ve bilgi ve bilgisizlik öyle akıp gidiyor ki, neredeyse her şeye inancımız şaşar hale geldi.

Toplantılarda, buluşmalarda “Kadir Ağabey” diye özenle saygı gösterdiği Büyükşehir Belediyesi açıklamaları, toplumumuzu ikiye bölmekten öte geçmiyor. Bir taraftan Mavi Bayraklı plajlarımız onur ve saygı duymamıza neden olup, kısa yaz turizmine bir soluk, bir can getirmişken, bir taraftan da ulusal basına taşınan haberler…

“ İktidar ve muhalefetin çatışması her yere taşınmış.” Diyen bir sürü insan tanıyorum bu şehirde. Birinin ak dediğine biri siyah derse nasıl çıkacağız bu işin içinden?

İyi olmak, iyi hizmet vermek o kadar kolay, basit ve zahmetsiz olduğu halde en zor olanı seçiyor, deniyoruz. Yıllar önce Antalya Olympos yakınlarında Ulupınar lokantalarından birisine konuk olmuştum. Oradaki tanıdığım sayesinde konuk olduğum yerin hizmeti, konumu, gölgesi, serinliği, sundukları lezzetin çekiciliği o kadar iyi olduğu halde aldıkları ücretin niçin bu kadar uygun veya ucuz olduğunu sordum.

Oranın işletmecisi olan beyefendiye sorduğum soru üzerine;

—Bizler hizmete ve buraya gelen müşterilerimizin reklâmına güveniyoruz. O yüzden, ulusal veya yerel basına en ufak reklâm dahi vermiyoruz. Geleni memnun, mutlu ederseniz gerisi yalan…

Bu sözü duymamın üzerinden 10 yıl geçtiği halde bilmem kaç yüz insana anlatıp duruyorum…

Süleymanpaşa Belediyesi hizmette yarışsa, insanımızı mutlu ve huzurlu kılsa çok daha iyi olmaz mı? Kaybedilen değerlerimiz; Şaraphane, şehir plajını işgal etmiş görüntüsü veren Liman, bataklık kokan Ergene Nehri, turizme kazandırılmayan Hoşköy Hora Feneri,57.Alay Binaları (yıkılmak üzereler) bırakın iç veya dış turisti,205 kişilik merkez ilçemizin insanının % 20’sini dahi caddelere, park ve bahçelere çıkartamıyoruz…

Tam manasıyla işbirliği yapılıp, bu şehrin her konuda önü açılamaz mı? Nasıl ki, cezalı duruma düşmüş, kuşlarda başka hiçbir canlıya hizmet vermeyen Rumeli İskelesi şehir insanımıza kazandırılmışken, Atatürk Tuna Boyu Parkı, alkışladığımız hizmetken, diğerlerinin de işbirliği içinde gerçekleştirilmesini kim önlüyor?

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi sıfırdan kurulan, her türlü eksiği ile sürekli ileriye yürüyen, daha ilk yıllarında, Milletin, ülkemizin yanında olmayı yaptığı okullarla, sanat merkezleriyle öne çıkartan belediyecilik anlayışına, Belediye Başkanlık idaresine yapacağımız eleştiriler; şahsi ve siyasi olmaktan öte, şehrimize zarar vermemeli…

Üzüm yemek değil de bağcıyı dövmek olursa amaç, şehrimizde insanlar birbirinin yüzüne nasıl bakar? Korkarak, kaçınarak, sinerek, sıkılarak yaşamak Türk insanının, Trakya insanının özünde yok…

“Bir taraftan Kültür ve Turizm Bakanlığımız ve Müdürlüğümüz turizmi canlandırmak, Tekirdağ’ın, Süleymanpaşa’nın durgun, uyuyan talihini yenmek için çaba harcarken, bir yandan da bazı aksamaları, eksiklikleri siyasi fırsata çevirme mantığıdır.” diye düşünen bir sürü insan yaşıyor bu şehirde…

Marka Flower Çiçekçi