Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
( Her Şeyi Bilen Adamlar )
Günlerden 25 Haziran Pazar günü. Çiftlikönü Çiçek Parkı dönüşünde, güneşin akşam vaktine ilerlediği, dünyamızın şaşmaz bir hız içinde döndüğü bildik yaşamın sıradanlığı içinde Çiftlikönü merkezine doğru ilerliyordum. Bir ses; insanın ruhunu bile titreten bir çarpışma sesi duyuldu.
Süleymanpaşa Kent Konseyi yanından geçen Şht. Yüzbaşı Mayadağlı Caddesi çıkışında, ters yöne girmiş kural nizam tanımaz iki genç motosikletiyle birlikte doğru yönden gelen ticari taksiye çarptılar. Ne uğradığına şaşıran taksinin şoförü oracıkta durmuş, aşağı inerken ilk önce kural tanımaz motosiklette bulunan gençlere baktı.
Çarpmanın sersemliğini, şokunu henüz atlatamayan iki genç ise suç işleyen birçok insanın yaptığı şeyi yaptı; “Kirişi kırmak” denen şeyi; yani bulundukları kaza alanından bir güzel kaçtılar…
Gençlerde ciddi bir yaralanma var mıydı, yok muydu kimse öğrenemedi. Görünen o ki kullandıkları motosiklet bakımsız, eski ve neredeyse motosiklet denmeyecek bir demir yığınına dönüşmüştü. Ticari taksinin de hasarı büyüktü. Aracın sol tarafı kural tanımayan motosiklete çarmış, ciddi bir hasar meydana gelmişti.
Esas olaylar kazanın yaşanmasından sonra başladı. Bildik insan kalabalığı; herkes çarpma sesini duymuş, büyük çoğunluğu gençlerden oluşan topluluk, olay yerinin canlı tanığıydı…
Bizim insanlarımızı daha iyi tanımak, anlamak isteyen bir yabancı bu tür kaza alanlarına gelmelidir. İnanın dostlarım; motosiklet ile ticari aracın çarpışma olayını görmüş olanların soğukkanlı anlatımları en hakiki olay yeri inceleme müfettişlerine meydan okuyacak halde…
Bir akademik dil, bir bakış, tane tane tok sözlerle anlatış; değmen benim anlı şanlı olay yeri inceleme uzmanlarıma…
Orada toplanan kalabalığın o bildik akademik dili, kendi aralarında sırayla konuşup, birbirlerine destek oluşlarına imrenmemek elde değil! İşin garip yanı ise şu; aynı insanlarımızın yüce birlikteliği sanat, bilim, sportif ve ticari katılımlarda olmuyor; olamıyor… Niçin dine sormayacağım…
Gelelim olay yerinin görkü tanıklarının ballandıra ballandıra ve soğukkanlı anlatımlarına! O kadar uçak kazası raporu izledim, bir sürü suç belgesel uzmanlarını dinledim; bizim insanımız gibi bilgili, görgülü, kararlı, inanmış ve içten anlatımlara denk gelemedim. Anlatayım dostlarım! Kazayı görmüş, an ve an izlemiş 30–40 yaş arasındaki gençler, ticari aracın kendi yolunda olduğunu söyleyip ilk önce yasal hakkı ve yasaları tespit ettiler. Motosiklet kullanıcısı ve arkasında oturan iki gencin ise ters yönde ve sulu olmalarının yanında, orada birkaç kez dolandıkları, kendi aralarında bu gençlerin belayı aradıklarını konuştuklarını da vurguladılar.
Taksicinin şok hali, bir yerleri arayıp bilgi vermesi ve bir yandan da trafik raporu için kaza yerini fotoğraflama işini izleyenler, şoförün aracından kopan plakayı unutmaması için kadirşinas duyarlılık içindeki hatırlatmaları insan denen insanı duygulandırıyor…
İnanın bana dostlar, birçok uzmanın bile bakamayacağı, bakarken içinin yanacağı en hakiki, görkemli, kan dondurucu olayları bile bizim insanımız, muhteşem bir duruş, anlatış, tespit, hakkaniyet, itidal içinde anlatacaktır…
Sanıyorum kadim Milletlerin böyle bir refleks, kabiliyet bilinç ve merak genleri var. Aynı zamanda aksiyonu, eğlencesi eksik olan insanların bir insanlık kıpırtısı, heyecanı da demek: -Doğru olur mu bilemedim…