Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
CHP Tüzüğünün 3. Maddesinin 5. Bendi şöyle: “Siyasal yaşamda erdemliliğe, üretkenliğe, yeteneğe ve emeğe uygun yükselmek esastır. Partililer, bu ilkelere bağlı olarak toplum hayatının ve parti görevlerinin gerektirdiği nitelikleri kazanmak; sorumluluk yerlerine başarılı, bilgili, dürüst ve yetenekli üyelerin seçilmelerini sağlamak için sürekli çaba harcarlar.”
Bu bend, detaylı bir incelemeyi hak ediyor.
İlk cümle: “Siyasal yaşamda erdemliliğe, üretkenliğe, yeteneğe ve emeğe uygun yükselmek esastır.”
Yani, erdemli, üretken, yetenekli ve çalışkan bir üye en üst basamaklara kadar çıkabilmeli.
Öyle mi oluyor?
Her nasılsa bir pozisyon yakalamış, parti içinde tek seçici rolünü kendilerinde gören yöneticiler, bu özelliklere bakıyorlar mı?
Yoksa, durumlarını korumak için, etraflarını yeteneksiz, popüler kişilerle mi dolduruyorlar?
Üretken, yenilikçi bir üye veya başarılı bir akademisyen ne kadar kabul görebiliyor?
Üyeler ve delegeler, yukarıdan bir işaret gelmeden, böyle bir kişiyi desteklemeye cesaret edebiliyor mu?
İkinci cümle, birinci kısım: “Partililer, bu ilkelere bağlı olarak toplum hayatının ve parti görevlerinin gerektirdiği nitelikleri kazanmak (…) için sürekli çaba harcarlar.”
Partililer gerekli nitelikleri kazanmak için ne yapıyorlar?
Eğitim yapılıyor mu?
Parti Okulu ne kadar başarılı?
Yöneticiler eğitimin öneminin farkında mı?
İkinci cümle, ikinci kısım: “Partililer (…) sorumluluk yerlerine başarılı, bilgili, dürüst ve yetenekli üyelerin seçilmelerini sağlamak için sürekli çaba harcarlar”
Sorumluluk yerlerine kimler, nasıl seçiliyor ?
Üyeler “önseçim” istiyorlar, ama gerçekten bilinçli seçim yapabiliyorlar mı?
Yoksa, ellerine tutuşturulan anahtar listelerdeki isimleri işaretleyerek seçim yaptıklarını mı zannediyorlar?
Adaylar kendilerini ne kadar tanıtabiliyor?
Halka açık tartışmalar yapılıyor mu?
Üyeler böyle münazaralar istiyor mu, yoksa bir kahvaltı daveti, karar vermelerine yetiyor mu?
Üyeler bir seçim yarışının adil olup olmadığına ne kadar aldırıyorlar?
Yöneticiler seçim yöntemleri hakkında ne biliyorlar?
Belediye meclisi adayları masa başında yazılacağına, mahallelerinden önseçimle çıksaydı “kent uzlaşısı” suçlaması yapılabilir miydi?
Neden dönüp dönüp gelen birkaç kişi dışında yeni yüzlere şans tanınmıyor?
Yeni yüzler yetiştirmek için bir şeyler yapılıyor mu?
Yoksa bazı kişilerin radarına girmek yetiyor mu?
SONUÇ
CHP’nin başarısı için kendini sorumlu hisseden her üye, benzer düşünen arkadaşlarla bir araya gelip çözümler aramalı, fikir üretmeli.
Aslında böyle çalışan onlarca grup bulunuyor ama ne yazık ki seslerini Ankara’ya duyuramıyorlar.
Burada 3.Maddenin 6. Bendi yol gösteriyor: “Parti, katılımcı demokrasi anlayışıyla politikaların oluşturulmasında üyelerin, seçmenlerin ve sivil toplum örgütlerinin katkılarının alınması için teknolojik olanakları da kullanarak uygun mekanizmaları oluşturur.”
Yalın Yönetim Modelinin bazı ilkeleri ile örtüşen bu madde (*) CHP’ye önemli bir görev ve sorumluluk yüklüyor.
Örneğin, Yalın Yönetim Modelini uygulayan Toyota’nın en yenilikçi firma olmasında, işçilerden gelen önerilerin değerlendirildiği, “Yaratıcı fikir öneri sistemi”nin rolü olduğu söylenir.
CHP de, parti içinde oluşan düşünce gruplarının seslerini duymak ve uygun olanları eyleme geçirmek için özel iletişim kanalları oluşturabilir, merkezde bu grupların kolayca temasa geçebileceği, muhatap olacağı sorumlular belirleyebilir.
Özellikle bu grupların katılacağı, partiyi daha iyiye götürecek fikirlerin tartışıldığı “Kaizen” toplantıları düzenleyebilir.
(*) https://www.sosyaldemokratdergi.org/nezih-okur-sosyal-demokrasi-kaizen-ve-parti-yonetimi/