Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramını sahilde bulunan Açıkhava Tiyatrosunda kutladık. Burası Osman Tabak zamanında yapıldığı halde layık olduğu ilgiyi, konser ve tiyatroları olması gerektiği gibi bir türlü yapmaya başaramadık…
23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlamak, karnaval coşkusuyla tarihin sayfalarında gezinmek çok değerli bir gelecek adımlarını şimdiden düşünüp atmak demek…
Kutlamaları baştan sona izledim. Durduğum yönün batı tarafında Sayın Valimiz Aziz Yıldırım, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak ve çok sayıda bürokratın da ilgiyle izlediği törenlerin hazırlanışı oldukça güzeldi.

Güzel olmayanları da güzel olanlarla yan yana anlatmayı, bayram coşkusuna katılan çocuk sesleri eşliğinde yapmak isterim.
Açıkhava Tiyatrosu yapıldığı günden beri onarılmamış, koruyup kollanmamış gibi duruyor. Oysa şehrimizi temsil eden bütün yöneticiler buraya geliyor. Ve şehir insanımız… Bu tür yerlerin olmazsa olmazı; SES SİSTEMLERİ, inanılmaz derece kısıtlı…
Antik zamanlarda; 2500 yıl önce bile tiyatro başköşeye oturmuşken; bu tür Açıkhava Tiyatrolarının önemini anlamayı kent yolculuğunda; Kenti olma bilincinde büyük bir eksiklik olarak kabul ediyorum.
Bunun haricinde; Kurtuluşa, egemenliğe ve bayram coşkusuna giden yolun yolculuğu çok güzel anlatıldı. Okulların öğrencileri ve öğretmenleri çok güzel hazırlanmışlar. Bayram neşelerini iyi anlamak için ÇOCUK olmak gerekir.
Sabahleyin Hükümet Konağı önünde yapılan kutlamada Tevfik Poslu Hocamla ayaküstü sohbette; çocukluk zamanların bayramlarına gittik. Tevfik Hocamın aklına gelen ilk anı; onu anlatırken gözleri parladı. Annesinin ona aldığı denizci giysisi; neredeyse 58 yıldır hatırlanan taptaze bir anı…
İşte bu kadar önemlidir bayramlara sahip çıkmak. Bir insana, tarih bilincinin yanında, sorumluluk alma, yerine getirme, düşünme, düş kurma bilincini aşılar. Okulların sunumlarını tek tek incelerdim. Hepsini çok değerli buldum.
İlk önce Atatürk’ün Anadolu yolculuğu ve sona 1920 yılında 115 Milletvekili ile kurulan meclis, KURTULUŞ SAVAŞINA giden yol, İzmir’de ki ilk kurşunun sahibi Hasan Tahsin ve 1921 de kutlanan ilk bayram;1929’da Atatürk tarafından bu bayramın çocuklara hediye edilmesi…
Bu coşku, kutlamalarda silahların öne çıkmadan da savaşı anlatma becerisini ayrıca kutluyorum. İlah ki süngü, silah, bağırışla anlatamazsın savaşı. Çocuklar ve onların öğretmenleri; aklın, estetiğin, görselliğin, edebiyatın diliyle anlatmışlar; Ayrıca KUTLUYORUM…
Tekirdağ Süleymanpaşa Açıkhava Tiyatrosunda kutlanan 23 Nisan Bayramına iki ülke; Romanya ve Bulgaristan çocukları da katıldılar. Neşeleri, değişik bir çevreye, ülkeye gelme coşkuları taptazeydi.
Niçin daha çok ülke yok? Bunu özellikle sormak istiyorum. Bunca yol alındı uygarlık alanında. İletişim ve ulaşım devrimleri yaşanıyorken; niçin daha az ülke?
Bu kutlamaların en GARİP olayı da şudur. Kendi çocuğu gösteri yapan aileler ve akrabalar toz olup gidiyor. Ne büyük UTANMAZLIK!
En son gösteriler; Romanya ve Bulgaristan ekipleri yanında Cumhuriyet Okulu Folklor Grubuna bırakılmış. Etrafıma baktığımda, bayramı izlemeye gelenlerin % 80’i gitmişti. Bu bilinç; kör bir bilinçtir.
Henüz bayram bilinci yerleşmediği bellidir. Oysa Bu kutlamalar başlayalı neredeyse 100 yıl oldu. Böyle bir ayıp olur mu?
En son sahneye çıkan Cumhuriyet Okulunun Folklor Grubu Öğrencileri oldukça başarılı, az kalan seyircinin içten alkışlarını da hak ettiler.
Öğrencilerin annesi olduğunu tahmin ettiğim bir kadın ise acı sitemlerini haykırıyordu; “ Bu işe çok sinir oluyorum. Niçin bizim çocuklarımız, okulumuz en sonuncu çıkıyor?”
Hâlbuki kadının isteği onların okulunun ilk sıralarda, yani izlemeye gelenlerin tamamı oradayken olması. Kadına şunu demek isterdim,” o zaman da siz aynı şeyi yapacaktınız; çocuğunuzu izler izlemez; kaybolacaktınız… “
Sanıyorum bu olay; ciddi bir görgü meselesi… Daha ana sınıflarında bu görgüyü çocuklarımıza vermek zorundayız. Bencillikten kurtulmak, ayrı bir diploma almak; yani okul bitirmek gibi bir şeydir…
Bayramımız KUTLU OLSUN…