HALK OTOBÜSLERİ ve YOLCU SORUNLARI

Yayınlama: 16.11.2022 11:24
A+
A-

Şehir içi, özellikle halk otobüslerini kullanan yolcuların, insanımızın bitmeyen birkaç derdi bir türlü çözülemedi…

İlk sıraya engelli insanlarımızın dinmeyen sızılarını tekrar tekrar gündeme getirmek isterim. Engelli rampalarının uluslar arası standartlardan uzak olduğunu, birçok engellinin yardım almadan engelli rampalarından çıkamadıklarını görüyor, duyuyoruz. Görme engelliler için döşenen taşların çoğu yerde kırılmış olması, bazı yerlerde hiç döşenmemiş olması apayrı ve kronik sorunlarımızdan…

Son günlerde en çok gündeme gelen engelli sorunlarından birisi, otobüs şoförlerimizin bazıları, otobüs duraklarında bekleyen, tekerlekli sandalyeli engellileri görmemezlikten gelmeleri…

İnanılacak gibi değil, zaten engelli insanlarımızın çok azını dışarıya çıkartıyoruz! Dışarı çıktıktan sonra analarından emdikleri sütleri burunlarından mı getireceğiz? Bu işlerin denetleyeni, kontrol edenleri yok mudur? Şoförleri sadece azarlayarak, geçici ve günü birlik çözümler üreterek bu iş çözülebilinir mi? Her defasında, durakta otobüs bekleyen engelli insanımız, ezilerek, büzülerek mi yardım isteyecek? Yalvaracak mı, insafı, bilgisi, görgüsü eksik olan şoförlere?

Bir başka kronik şoför yolcu sorunumuz da 65 yaş üstü insanlarımız. Güya, kahveye gitmek için dahi birkaç durak ötedeki mekânlara gitmek için otobüsleri kullanıyorlarmış! Güya, bütün gün geziyor, tozuyor-larmış!

Kısacası bitmeyen, dinmeyen; GÜYA haykırışları, sitemleri, savunma biçimleri… Böyle bir hizmet anlayışı olur mu? Yerini bulur mu? Yahu, her işin teknik, sosyolojik, psikolojik, ahlakı çözümü vardır! Niçin bu sorunu; sorunları, engelliler ve 65 yaş üstü insanlarımızla bir araya gelip çözmüyorsunuz?

Üniversite, Belediye, Valilik, Engelli ve emekli dernekleri bir araya gelmesi, bu iş için çözüm üretmesi çok mu zordur?

Kim bilir kaç 65 yaş üstü insanımızı otobüslere binerken izledim. Araca binip kartlarını okuttukları vakit, nasıl bir kasılma, psikolojik mobbing yaşadıkları gözler önünde. Gören, duyan ve bu konuda sorumluluk alacaklar var mı?

Şoförler, bu konuda yeterince eğitimden geçiriliyor mu? Geçirilmediği bellidir! En azından bazılarının ciddi sorunları olabilir. Ekonomik, sosyolojik veya psikolojik… Bazılarımızın da Bekçi Murtaza karakteri öne çıkıyor olabilir. Yani, kendi kendilerine durumdan vazife çıkarmak…

En az, engelli,65 yaş üstü insanlarımız kadar şoförlerimiz de değerlidir. Yolcu, can, huzur, mutluluk, sıkıntı taşıyorlar. Mideleri toksa, sıklıkla ara eğitimlerle görgü, davranış kuralları veriliyor, hatırlatılıyorsa, onların özlük hakları, dinlenme biçimleri kabul edilir uluslar arası kanunlara, kurallara göreyse, hiçbir şoför; durumdan vazife çıkarmaz! Hiçbir şoför, gereksiz yere polomik-tartışma yapmaz. Yolcunun yüzüne karşı veya arkasından diğer yolculardan kendine taraftar toplamak için ucuz siyaset yapmaz…

Öyleyse, bu hizmet yanlışları, aksamaları niçin son bulmuyor? Acaba, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı, Toplu Taşıma ve Planlama Şube Müdürü Mustafa Nazlıgül bu konuda ne diyecek? Neleri yapıp başardılar, neleri tam olarak yerine oturtamadılar.

Yoksa bu tür şikâyetleri, değerli halkımızın kendi kendilerine uydurmaları mı kabul edeceğiz? Ya kendi gözlemlerimiz?

Artık, kurumlar, şoförler, yolcular, halkımız ile karşı karşıya gelecek, basit şikâyetler sona ermelidir. Uzay çağı yarışı başlamışken, gelişmiş ülkelerde en basit görülen bisiklet ulaşımı zirve yapmışken, halen tekerlekli motorinli taşıtları idare bile edemez, küçük bir şehirde ulaşım çilesi yaşatıyorsak; bir şeyler fazlasıyla eksik değil midir?

 

 

Marka Flower Çiçekçi