HAYVAN MEZARLIĞI

Yayınlama: 27.11.2019 11:32
A+
A-

[responsivevoice_button voice=”Turkish Female” buttontext=”Oku”]

 

Genç bir kız, gözü yaşlı olduğu gibi gönlü de yaşlıydı. Arkadaşıyla ağlayarak konuşuyor, görmüş olduğu hamile kedinin ölümü üzerine ikna edilemez bir acının tarifi içinde hamile kedinin ölümü ve öldükten sonra bir kenarda bekleyen bedeni üzerine gözyaşı döküyordu.

 

Genç kız lise birinci sınıfı öğrencisiydi. Kendi sokağında kediler, köpekler ve kuşlar için su yalakları yapmış, her gün onlara su dolduruyordu. Kendi kedisi, köpeği olmasa bile sokaktan geçen hayvanların koymuş olduğu su yalağından su içmeleri bile onun hayvan sevgisini besliyordu.

 

Okulun bahçesi her teneffüs saati görmüş olduğu hamile kedinin bir gün ölü bedeniyle karşılaşacağını hiç düşünmemişti. O gün; o kara gün gelmiş çatmıştı. Anne kedi yavrularını doğuramadan ölmüş, üstelik genç kızın onu beslediği bir yerde; okulun bahçesinin hemen dışında; suskun, sessiz ve üzerinde uçuşan sineklere aldırmadan yatıyordu.

 

Genç kız, gözyaşlarıyla birlikte acısını tarif etmeye çalışıyor; iki türlü ACI yaşadığını anlatıyordu. Birincisi, kedinin ölümüydü! İkincisiyse bu hayvanların öldükten sonra etrafa saçılan bedenleri, çöpe atılan bu kötü görüntülerin karşısında şu soruyu soruyor;

 

Niçin Hayvan Mezarları Yok?

——————————————-

 

Bu soruyu birçok kez sormuş olduğumu, küçükken ölen köpeğimi ister istemez kırlık bir alana attığımızı, bu bırakma olayında derin bir üzüntü yaşadığımı da anımsamadan geçemeyeceğim. Kendi ölülerimizi; insanları gömerek bu işi çözüyoruz. Bir süre mezarını da iyi bakıyoruz, Daha sonra, kendi yakınlarımızın dahi mezarlarını ziyaret etmek, lük bir hale geliyor.

 

Sanırım, yüzyıllardır süren göçlerin kalıntıları genetik yapımıza işlemiş. Sürekli yer değiştirmenin bedeli; geride bıraktıklarımızı unutmakla, unutma sancılarıyla iç içe geçmiş. Belki de “ölü bedenleri” isten insan, isten hayvan olsun; ilahi olana, olduğu gibi çıplak bir şekilde bırakmayı isteyen bir tarafımız var…

 

Belediyelerden, kurumlarımızdan bir sürü hizmet beklerken; “Hayvan Mezarlığı” hizmetini beklemek kulağa çok uzak ve lüks geliyor gibi görünse bile, geleceğimiz dediğimiz çocuklarımızın, olur olmaz yerlerde; sokaklarda, çöplerde gördükleri ölü hayvan bedenleri onların ruhlarına nasıl tesir ettiğini, yara açıp, asar bıraktığını da anlamak için çaba göstermeliyiz…

 

Genç kızın isteği, sadece gelişmiş toplumlara özgü bir şey değil. Gençlerini, doğasını, çevresini, diğer canlıları da düşünen, seven, onlara şefkat besleyen herkesin görevidir diye düşünmek hiç de AYIP değil…

Marka Flower Çiçekçi