İHTİYAR ÇALIŞTIRICI-GEPETTO USTA

Yayınlama: 22.01.2020 16:38
A+
A-

[responsivevoice_button voice=”Turkish Female” buttontext=”Oku”]

 

İnönü Spor Salonunda farklı sosyolojik, sportif önemi olan müsabakalar izliyorum. Fırsatım oldukça gitmiş olduğum spor salonunda bu sefer çok daha ilginç bir spor olaylına tanıklık ettim.

 

Tekirdağ bölgesinin genç kızlar voleybol karşılaşması; Tekirdağ Süleymanpaşa ile Çorlu’dan gelen özel kulüplerin genç kızları arasında oynandı. İlk bakışta arkadaşım Lokman Bey ile Tekirdağ Süleymanpaşa’dan katılan kızların boy-postlarını görünce, daha ufak-tefek olan Çorlu’dan gelen sporcu kızları çok rahat yenerler; arada pek denge yok; diye yorumlarda bulunduk…

 

Siz misiniz bu yorumlarda bulunan? Maç başlayınca bizim ufak-tefek dediğimiz Çorlulu kızlar, rakipleri; boylu-poslu görünen kızların dumanını attırdılar. İlk set neredeyse sayı almadan; 25–3 kazandılar. Diğer setlerde bu sonuçtan pek farklı bitmedi…

 

Çorlulu sporcu kızları çalıştıran genç bir kadın oldukça hoşgörülü, sporcusunu hazırlamış sahada onlara güvenen bir vaziyette inanılmaz bir özgüven içinde sahaya yayıldılar. Ve neredeyse hiç hata yapmadan çok güzel bir maç çıkarttılar.

 

Bizim; boylu-poslu dediğimiz Süleymanpaşa’dan katılan sporcu kızları çalıştıran da yetmiş yaşını geçmiş birisiydi. Diğer takımın çalıştırıcısı kadar sessiz ve hoşgörülüydü. Yalnız, sessizliğinin, hoşgörüsünün sınırları o kadar zorlandı ki, bir türlü iyi oyun çıkartamayan oyuncuları adına saha kenarında bir ağlamadığı kaldı…

 

İnsanın inanası gelmiyor; bu kadar iyiliğin karşısında, böyle değerli fırsatların olduğu spor salonundaki sporcu kızlar niçin başarısız oluyor? Sanki kafaları orada değildi? Sahaya zorla; hatır için çıkmış vaziyetteler…

 

Maç, tek taraflı oynanırken, Çorlulu kızların baskın oyunuyla heyecansız, soluksuz hatta sessiz devam ederken,”ihtiyar çalıştırıcıya” baktıkça, onun o ağlamaklı hali karşısında neredeyse çocukluğuma döndüm. Seyretmiş olduğum Pinokyo isimli çizgi film geldi gözlerimin önüne…

 

Pinokyo,Corlo Collodi’nin çocuk romanından esinlenerek,neredeyse 150 yıldan bu yana edebi,sosyal dünyamızda vardır.Yalan söyledikçe Pinokyo’nun burnunun büyüdüğünü biliyoruz.İyi insan olursa,eninde sonunda tahta kukla olmaktan kurtulup insan olacağını da…

 

Pinokyo’ya can veren kişi; tahta kuklalar yapan Geppetto Ustu’dır. İki büklüm, oldukça iyi huylu bir ihtiyar… Pinokyo’yu yaparken tahtadan bir kukla oyuncak yapmak amacıyla ormanda bulduğu çok beğendiği bir odunu alıp atölyesinde kukla yapmaya karar vermesiyle tahta kukla olarak canlı, capcanlı, haylaz ve çok hareketli, burnu çok uzun bir çocuk doğar…

 

İnönü Spor Salonu kız voleybolcuların karşılaşması ve ihtiyar çalıştırıcının duruşu, takımının başarısızlığı dibi vurduğu halde aldığı her molada en sessiz, en hoşgörülü haliyle onlardan neredeyse yardım; iyilik ricası; Gepetto Usta’nın Pinokyo’dan beklentilerinden farksızdı…

 

Nasıl ki, Gepetto Usta, sürekli Pinokyo tarafından yanıltıyor, Pinokyo insanların düştüğü o muhteşem hatalara; merakı, zaafları yüzünden düşüyorsa; ihtiyar çalıştırıcın sporcu kızları da, her mola aldığında “ Bu sefer olacak hocam” diyerek, bizim ihtiyar çalıştırıcıyı, Pinokyo’nun Gepetto Usta’yı oyaladığı gibi oyalamaları inanılmaz ve görülmeye değer bir manzaraydı. Burada her türlü sosyolojik, psikolojik ve fizyolojik gösteri vardı var olmasına ama VOLEYBOL yoktu… Oynayan takım; Çorlu’dan katılan, bizim baştan ufak-tefek dediğimiz voleybolcu kızlardı; Gepetto Usta’nın-İhtiyar çalıştırıcının kızlarının burnu sürekli uzuyordu! Yoksa bana mı öyle geliyordu; maçı izlerken, yıllar ve yıllar ötesine gittim…

 

Yinede, şunu yazmadan edemeyeceğim; iyilik, hoşluk kazanması için gençlik ateşi, deneyim ve istikrarlı emek gerekiyor…

Marka Flower Çiçekçi