Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
10 Aralık günü Ortacami’de öğlen saatlerinde komşum olan İsmet Ağabeyin cenazesine katıldım. Onarılmış caminin taş mimarisi, zarif minaresi, eşinden ayrılan, eşini kaybeden Fatma ablanın hüznüne, kızlarının gözyaşlarına teselli olmuyordu.
Öğle namazı kılındıktan sonra cenazenin mezarlığa gitme yolculuğundan önceki bölümde kılınan cenaze namazı öncesi ve sonrası imam, her zaman yapması gereken şeyleri; duaları okuyup, helallik istedi; İsmet ağabeyin sonsuza çıkmış olduğu yolculukta huzursuz olmasın diye.
Cenaze anfi-si açıldı. Mezarlıklarda kullanılan anfi-ler gibi. Teknolojinin nimetlerini bütün insanlık, bütün kurumlar kullanacak elbet. İmamlarımızın kullandığı taşınabilir anfi-ler; iki kısımdan oluşuyor. Anfi ve Hoparlör
Ortacami’nin genç imamı veya din görevlisi musalla taşının hemen kıyıcığında toplanmış 50–60 kişiye ve cami avlusuna dağılmış akraba, komşu, tanıdık kadın ve kızlara yönelik konuşmasını yapmaya başladı.
Ama nasıl bir konuşma? Anfi ve hoparlörün kalitesinden mi, ayarından mı bilinmez; din görevlimizin her konuştuğu sözcük; eko yapıyor. Yani, kendi kendini tekrarlıyor.
Olacak iş midir böyle bir teknoloji? Hüznün, saygının, maneviyatın en anlamlı, en hassas zamanında ŞAKA gibi din görevlisinin tekrarlanan, eko yapan sözleri; cenaze törenlerine, geleneklerimize, dinimize olan saygı gereği kimsenin tepkisini çekmese de hiçbir şekilde kabul edilemez…
Yakınımda bulunan birkaç sağduyulu insan, yakındakilerin duyacağı şekilde;
“ Bu nasıl bir uygulama? Böyle ses, sesleniş olur mu? Bu işin ayarını yapan yok mu? Bu cihazı her zaman kullanmak şart mı? ”
Birkaç kişinin söylentilerini bir kenara bırakıyorum. Orada bulunan 50–60 insana, din görevlimizin çıplak sesiyle seslenmesi, çıplak sesiyle dualar okunup helallik istenmesi yapılamaz mıydı?
Her cenazede, özellikle küçük toplulukların olduğunda dahi ANFİ ve HOPARLÖR şart mı; SAYIN İL MÜFTÜM?
Hazır imamlarımızın çıplak sesleri hatırlanmışken, namaza çağrı yapan, sadece hoparlörlerden yayılan namaz vakitlerinin duyuruları bile özellikle tarihi camimiz olan Rüstem Paşa Camisi’nden Cuma namazı çağrısı, en güzel sesli din görevlimizin minarenin şerefinden çıplak sesiyle okuması; dinimiz adına çok daha güzel, anlamlı bir şey olmaz mı? Olamaz mı Sayın Müftüm?
Kim bilir kaç insandan duydum, üstelik bu lafları eden insanların büyük çoğunluğu camide namaz bile kılmıyorlar. Ama özledikleri şey nedir biliyor musunuz?
“Camilerin minareleri, onların şerefelerine çıkacak imamların, din görevlilerin hiçbir mikrofon kullanmadan sadece kendi sesleriyle namaz saatinin duyurusunu yapmalarını özledik!” diyorlar…
Bu özleme bende katılıyorum ve insan çıplak ve eğitimli sesinin makamıyla, layıkıyla okuyacağı, halkı namaza çağıracağı ve halka seslenişinin, özellikle belli günler ve merkez camilerde çok büyük etki yapacağını da düşünüyorum…