İN-SANAT BAHÇESİ–147

Yayınlama: 13.06.2018 16:15
A+
A-

SİLAHŞÖRLER KUPASI; RAFAEL NADAL’IN

—————————————————

Fransa Açık tenis rüzgârları tüm dünyayı baştanbaşa dolaştı. Spora ilgisi, saygısı olan milyonlarca, milyarlarca insanların takip ettiği büyük bir şölen…

Dünya kendi yörüngesinde döner, bitmeyen savaşların, göçlerin acılı, hüzünlü hikâyeleri yazılırken; aynı zamanda iyi, kalıcı ve istikrarlı spor savaşları da yaşanıyor. Burada ölen yok; galip gelenler, derece alanlar ve inanılmayacak kadar saygı uyandıran sporcular ter döküyor.

32 yaşında ki Rafael Nadal, 14 yıllık tenis hayatında Fransa Açık Toprak Sahada 11. Kez Grand Slam birincisi oldu. Fransa Açığın diğer bir ismi de, Roland Garros’tur. Her yıl tekrarlanan dört büyük parçadan birisi; Haziran Ayı içerisinde Paris’te yapılıyor.

Kadınlarda, Simona Halep ilk Grand Slam birinciliğini burada aldı. Bura da, yani Paris’te Grand Slam’da birinci olmak; Paris Açıkta kupa almak adına söylenen bir söz var; “ Burada başarılı olmak istiyorsan, sabırlı ve disiplinli olacaksın!”

Bütün mesele, yüksek kondisyondan ibaret olmadığını Paris Açık Tenis Turnuvasını; Nadal’ı izleyenler bilir. Eğer, mitolojiye, efsanelere merakınız varsa; yaşarken böyle bir ana tanıklık etmek istiyorsanız; Dünya Tenis Bir Numarası; Rafael Nadal ile Roger Federer’i biraz takip etmenizi isteyeceğim…

Sporun, tenisin saygınlığına ne büyük katkı yaptıklarının bir parçasını dahi anladığınızda; gözyaşının; yaşlarının sadece acılar için değil; büyük olaylar içinde aynı kutsallıkta döküldüğünü görmek mümkün olacak…

Rafael Nadal’ın yendiği genç oyuncu; Dominic Thiem, bu yenilgiyi iyi okuduğunda, önünde uzanacak büyük alkışların, aynı zamanda büyük yanılgıların, hataların da başlangıcı olacağı anlaşılır bir gerçektir…

GÜNEŞİN YELESİ

————————-

Güneşin yelesi olur mu hiç? Olsa olsa Aslanların olur değil mi? Söz, şairlerin, yazarların eline geçince öyle bir güzel olur ki…

Dante, İlahi Komedya’da çıkmış olduğu yolculukta; düşsel şiirini oluştururken; Yanın da günümüzden 2000 yıl önce yaşamış Latin şair Vergilius’u almıştır. O bilge insanı; onun rehberliğini seçmiştir.

Cehennem, Araf ve Cennet yolculuğuna çıkabilecek bu konuda düş kuracak en önde gelen insanlar; şairlerdir. Sınırları zorlarlar; tıpkı bilim insanların kozmosun sınırlarını zorlayıp, öteleri, daha öteleri merak edip görmek, gitmek istemeleri gibi…

Bu yolculuk esnasında, Vergilius’un kızgın bakışı Dante’yi üzmüş; hüznünü de değerli bir şiirle dile getirmiştir;

Hani yıl daha genç iken, güneş, yelesini

Kova’nın dibinde menevişlerken

Ve gece günün yarısına kadar erişirken

Dante, soğuk kış günlerinin yaşandığı; Ocak ayının en şiddetli zamanını betimler; güneş, kova burcunun etkisi altındadır. Dante, soğuk ve güneşin etkisiyle; bu menevişlenmede bazı yüzeylerde ki renk dalgacıklarını, güneşin yelesine benzetir

Düşsel yolculukların sınırı ve sınırsızlığı, her daim insanın içsel dürtü ve hücre hafızalarında saklı zenginliklerin bir başka görüntüsüdür. Durmadan eşelenmek ister. Şaşırmak, şaşırtmak, özgün bir önemsenme içinde, sonsuza dokunan bir zerrenin ruhu olduğunun bilinciyle; varlığının insanlığa dokunuşunu, ses getirişini duymak, görmek ister…

 

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi