KARACAKILAVUZ’UN MEZAR TAŞLARINDAKİ GİZLİ TARİHİ

Yayınlama: 10.03.2021 10:24
A+
A-

Sayın Valimizin Dikkatine…

 

 

Hemen hemen her konuda Tekirdağ’ın öncü yerleşim yerlerimizden birisidir Karacakılavuz. Köy, belediye derken şimdi Tekirdağ Süleymanpaşa’nın Mahallesi durumunda ama her daim üreten bir yerimiz…

 

Karacakılavuz genellikle dokumacılık, örücülük küçük el sanatlarıyla gündeme gelmiş olsa bile Tekirdağ’ın tarım merkezi olan yerlerimizden birisidir. Tarımın her çeşidi, bahçecilik, hayvancılık ve son yılların en önemli markalarından birisi; Dağlı Yoğurt, çoktan şehrimizin, bölgemizin öncü markaları arasında…

 

Sözünü edeceğim konu ise Karacakılavuz’in tarihi ile ilgili… İnsanlığı ileri getiren en önemli bilimlerden birisidir tarih bilimi… Geçmiş ile günümüz, günümüz ile gelecek arasında kurulan sonsuz bir köprü işlevi görür. İnsanlığın unutulmuş değerlerini, hafızasını tekrar ortaya çıkartır ve can suyu gibi insanlıkta doğan boşluğu doldurur tarih bilimi…

 

Karacakılavuz tarihi de tam burada ÖNEM kazanıyor. Genellikle Rus Harbi sonrası ülkemize göç eden Rumeli göçmenleri insanlarımız tarafından yaklaşık 140 yıl önce kurulmuş yerleşim yerimiz olarak anlatılır ve bilinir.

 

 

Karacakılavuz’un önemli, duyarlı şahsiyetlerinden birisi olan Sadullah DAĞLI bu bilginin eksikliğine çok somut delillerle, bilgilerle karşı çıkıyor. Karacakılavuz’da

“ Eski Mezarlık “olarak bilinen yerde kalan tarihi mezar taşları, bu güzide yerimizin geçmişinin çok daha öteye; yüzyıllar ötesine gittiği anlaşılıyor.

 

Eski Mezarlık dediğimiz tarihi mezarlık, geçmişte; Ahmet KAMBUR döneminde; MAALESEF traktörle sürülmüş, taşları bir köşeye toplatılmış ve burası ağaçlandırılmış. Kısacası, düzenleme çalışmaları fayda yerine zarar getirmiş. Yüzlerce mezar ve mezar taşı olan yerde, kala kala birkaç mezar taşı kalmış…

 

Çok duyarlı Karacakılavuz insanları, nasıl ki geçmişin motiflerine, el sanatlarına, çalışkanlığına bağlı kaldıysa, şimdide ataları buraya yerleşmeden önceki yerleşim yerinin tarihinin açığa çıkarılması, bir takım bilgilerde Karacakılavuz’un Fatih Sultan Mehmet, II. Beyazıt dönemlerine, o dönemin devlet adamı Koca Mustafa Paşa’ya kadar uzandığını duyuyor, biliyoruz.

 

Duyarlı Karacakılavuz insanları tarafından davet üzerine eski mezarlığın olduğu yere gittim. Araçtan iner inmez, bu işe gönül vermiş, yaşadıkları yeri sevmiş, özellikle yaşları ilere olan Karacakılavuz insanları çevremi sardı.

 

Kalan mezar taşlarının dayanıklılığı, sağlamlığı, titizlikle tarihe bir kanıt olacak, o dönemin öykülerini anlatacak Osmanlıca yazılarıyla birlikte TARİHÇİLERİ; özellikle Valiliğimizin ilgisini, bu konuda akademik katkı verecek Namık Kemal Üniversitesi tarihçilerini, akademisyenlerini bekliyorlar.

 

Burada kalan mezar taşları yanımıza gelen mahalle imamının üzerindeki tarihi çevirmesi yapmış olduğumuz hesaplamalar sonucu; 320 yıl öteye uzandığı anlaşılıyor. Yani; II. Mustafa ve III. Ahmet ( Lale Devri ) ne kadar uzandığı ve daha detaylı, sabırlı yapılacak araştırmalar sayesinde Koca Mustafa Paşa’ya, oradan da II. Beyazıt ve Fatih Sultan Mehmet’e kadar uzanacağız…

 

Mezar taşları bir milletin çok önemli tarihini saklarlar. Üzerlerindeki semboller, motifler, o insanların korkularını, sevinçlerini, yaptıkları işleri; gelecek kuşaklara bıraktıkları mesajları taşıyan tarih kitaplarıdır.

 

Karacakılavuz’un belki de 1400’lü yıllara uzanacak tarihini ortaya çıkacak önemli bir çalışma, mezar taşlarından yola çıkarak Osmanlı Dönemi’nin tarihi kayıtları incelenerek Karacakılavuz, marifetli ve geçmişine duyarlı insanlar için ayrı bir hediye olacaktır; sahiplenilecek olan mezar taşları ve geçmiş dediğimiz gönün köprüsü olan tarihi bilimidir…

Marka Flower Çiçekçi