Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tekirdağ’ın efsane isimlerinden birisi de Kemal Tüten’dir. Şifa Eczanesinin ikinci sahibi olan Kemal Tüten; onu tanıyanların Kemal Ağabeyi…
Şifa Eczanesi Tekirdağ tarihinde çok önemli bir yere sahip. Oranın ilk kafalarından biriside Arif Güneştir. Namı değer; Arîm Amca; Onu tanıma fırsatı bulup uzun süre dostluğumuz, bu dünyadan ayrılana kadar devam etti.
Şifa Eczanesi sadece şifa dağıtan bir yer değil, aynı zamanda şehrin sosyal, spor, kültürel hayatının da konuşulduğu yerdi. Tekirdağ’ın tanınmış, önde olan bütün insanları orada toplanırdı.
(Neşet Karaevli, Fethi Marhamlı,Nevrez Oktar,Ahmet Karaevil,Nihat Karaevil,Mehmet Karaevli)
Kemal Tüten, kendi çapında önemli insanlara çok değer verirdi. Babası Mustafa Kemal Atatürk’ün yaverlerinden Galip Paşa’dır.
Şifa Eczanesi iş, siyasetçi ağırlıklı olmak yerine en çok sporla ilgilenenlerin uğradığı yerdi. Kemal Tüten’in sporla çok yakından ilgiliydi. Özellikle Tekirdağ Spor’un hastasıydı. Tekirdağ’da ilk televizyon anteni (25m)alan, seyreden insanlardan birisidir. Bu televizyon anteninin biricik amacı 1974 dünya kupası maçlarını seyretmektir…
1970 Dünya Kupası maçları yapılırken, Tekirdağ’da maçları izleyecek yer yoktu. Bu sebepten dolayı bir ay boyunca her gece Muratlı’ya gittiler. 1970 Dünya Kupası Maçlarının oynanma saati; gece yarısından sonra; 01.00 da olmasına rağmen; Kemal Tüten ve arkadaşları (Arap Güngör, Arif Güneş, Hayrettin Güneş) büyük bir heyecan içinde Muratlı’nın yollarına koyuluyorlardı.
Kemal Tüten, eczacılık işlerini ikinci palana atmıştı. Nasıl olsa çok güvenilir, tecrübeli bir kalfası; Arif Güneş gibi bir değer vardı. Kemal Tüten’in futbol merakıyla boy ölçüşebilecek başka bir sevdası; seyahatleri çok severdi.
Özellikle Türkiye sevdalısıydı. Spor ve seyahatler onların vazgeçilmeziydi. Eşi Ayla Hanım da bu seyahatlerin bir parçasıydı.
Kemal Tüten’in eczanesi; Şifa Eczanesi’nin çok önemli konuklarından birisi de; Baba Gündüz; Kılıç Ali’nin oğlu, Gündüz Kılıç da geliyordu. Gündüz Kılıç Tekirdağ’a geldiğinde Kumbağ Tatil Köyü’nde yaz tatilini geçiriyordu.
Yaz günleri her Pazartesi, Gündüz Kılıç’ı Şifa Eczanesi’nde görmek mümkündü. Brezilya’da Pele’nin olduğu yıllarda, Kemal Tüten ve arkadaşları, neredeyse hiçbir maçı kaçırmazdı.
Dünya Kupası maçlarını her gece izledikleri gibi, Tekirdağ Spor’un her maçında muhakkak Kemal Tüten bulunur; oldukça heyecanlı görüntüler içinde maçı izlerdi. Kendine ayrılan özel yerde; yöneticilerin içinde değil de, halkın içinde otururdu.
Kemal Tüten için spor her şey demektir. 1964 yılı Aralık Ayı; Türkiye Bulgaristan milli maçı vardır. Kemal Tüten, Arif Güneş’de o maçta yerlerini almışlardır. Ali Sami Yen Stadı yeni açılmıştı. Radyo I naklen yayınında şu anons yapılır; “ Stat Çöküyor.”
Arif Güneş’in eşi Saadet Güneş, oğlu Hayrettin Güneş ile birlikte maçı radyodan dinlerken bu anonsu duyan Saadet Güneş’in ilk sesi; “ Arif gitti” Ali Sami Yen faciası oldukça ucuz atatılmış, çöken statta 80’in üzerinde yaralı vardır.
O zamanlar Beşiktaş’ın sahası Şeref Stadı, Kemal Tüten’in sıklıkla gittiği yerlerdendi. Özellikle kış zamanı, karla buz yağarken dahi oradadır. Fenerbahçe Trabzon maçı; bir kış günüdür. Hava çok soğuk ve sertti. Kemal Tüten’in cebinde bulunan kanyağı ve çikolatayı çıkartıp üşümeyi azaltmak için yanında bulunan arkadaşlarına da ikram etti.
Kemal Tüten’i tanıyanlara sorsanız; onu nasıl anlatırsın; çok kısa cümlelerle; anlat;
“ Spor, seyahat, insan sevdalısı bir insan…”
Tekirdağ’ın nüfusunun az olduğu herkesin birbirini tanıdığı bu zamanlarda bu tür insanların insanlıkları daha net ve anlaşılır oluyor. Bu değerli insanlar; Yaşar Kemal’in sözlerinde ki gibi;
“ Güzel insanlar, güzel atlara binip gittiler.”