Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Özellikle yeni asgari ücretin 1 Temmuz’dan itibaren uygulanmaya başlamasından bu yana gün geçmiyor ki yeni bir zam haberiyle güne başlamayalım…
Peş peşe yapılan bu zamlar öyle ki iğneden ipliğe kadar tüm zaruri ihtiyaçların ve hizmetlerin fiyatlarının artmasına neden oldu, olmaya devam ediyor.
Dolayısıyla vatandaş, zamlı maaşının biraz olsun keyfini sürmeyi hayal edecekken tekrar hayal kırıklığına uğradı bile.
Buna mukabil, yurdumun nüfusunun yüzde 60’lık kısmına tekabül eden asgari ücretli halk, masraflarından kısmak için türlü türlü tasarruflara yönelirken devletimizi yöneten zat-ı muhteremler ise lüks yaşantılarından hiç taviz vermeden kendi içlerinde “lale devrini” sürmeye devam ediyorlar.
Kendileri en dünyaca ünlü yabancı lüks markalarla vatandaşın karşısına çıkmaktan imtina etmezken, vatandaşa gelince yerli ve millilikten dem vurmayı tercih edip yerli markalar kullanmayı nasihat ediyorlar.
Bu lale devrini yaşayıp halka şükür, sabır, nasihat telkinlerinde bulunanlar arasında vergisini ödemeden milyon dolarlık süper lüks araçlar alıp halkın arasında dolaşan milletvekiline, 50 bin dolarlık ultra lüks el çantası kullanan devlet büyüklerine, yeni doğmuş bebeğine tek taş pırlanta yüzük alıp paylaşan milletvekilinden, 115 araç konvoyuyla Cuma namazlarına giden devlet büyüklerine kadar liste uzadıkça uzuyor.
Bu araç konvoyunun akaryakıt masrafını düşünün. Genelgeden önce bir yılda 2 milyar 587 milyon TL olarak harcanan akaryakıta genelgeden sonra vatandaşın cebinden evet yanlış duymadınız yani vergiler vasıtasıyla 5 milyar 608 milyon TL çıktı ve bu şimdi daha da artarak devam ediyor.
ABD, İngiltere, Almanya, Japonya gibi ekonomisiyle dünya da söz sahibi olan devlet büyüklerinin hizmetine sunulan makam uçağı sayıları 1-2 adetle sınırlıyken, 100. yılına geldiğimiz cumhuriyetimize rağmen hâlâ gelişmekte olan ülkeler statüsünde yer alan güzel yurdumda ise “itibardan tasarruf olmaz” şiarıyla yönetilen bir düşünce sisteminden dolayı tam 8 makam uçağıyla bu iş ‘hiç israftır misraftır demeden’ yürütülmektedir.
Velhasıl, bu yazıma da yine özlü bir sözle noktayı koyalım.
“Bir tarafta açlığın, savaşın ve aşırı yoksulluğun, diğer tarafta lüksün, sefahatin, sömürünün hüküm sürdüğü bu adaletsiz düzenin daha fazla devam etmesi mümkün değildir.” Recep Tayyip Erdoğan