Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Çiftlikönü Mahallesine gittiğimiz vakit, Tekirdağ’ın ahşap mimarisini anlatan, koruyup bugüne taşıyan iki bina ile karşılaşırsınız. Çiftlikönü Caddesi üzerinde, alımlı, mimari duruşu ve sıcaklığı, ahşap kültürüne can katmış ustaların üflediği ruh içerisinde Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi binasını bulunuyor.
İlginç bir güzellik ve aynı zamanda yan tarafında bulunan viran, yıkılmaya, yok olmaya bırakılmış bina ile koyun koyuna; bakanları hem imrendiriyor, hem de düşündürüyor bu tezatlık…
Her iki Kent Konsey binamız; birbirinden güzel ve çok önemli tarihi iki binanın yaşatılması adına, şehir kültürünün korunması, kollanması ve hatıraların kurtarılması, kültürel, tarihsel varlıklarımızın yenilenerek ve aynı zamanda şehrimizin umutları olacak Kent Konsey gönüllülerine, görevlilerine ev sahipliği yapıyorlar…
Çiftikönü Caddesi’nde Tekirdağ Büyükşehir Kent Konseyi Binası, Şehit Yüzbaşı Mayadağlı ile Tavanlı Sokak arasında ise Süleymanpaşa Kent Konseyi binası, ahşabın göz alıcı çağrısı içerisinde bölgemizin, mahallemizin ihtiyacı olan; GEÇMİŞİNE SAHİP ÇIK, felsefesine uygun bir halde; güne ve geleceğe umut içindeler…
Birkaç yıl uğramadığımız bir yerde, viran halde bırakmış, neredeyse kuş uçmaz, kervan geçmez halde olan yerlerin onarılıp, yepyeni umutlar adına şehrimizin anılarını, kültürel ve mimari kimliğini koruma bilinci içinde ayağa kalkmış olmaları gerçekten de insanı duygulandırıyor, umutlandırıyor.
Şu soruyu sonsuza kadar sormak isterim! Bu şehirde, onarılan, dimdik ayağa kaldırılan ve şehir kimliğine sahip çıkmak adına, Kent Konseyleri binaları olarak hizmet veren ahşap kültürüne, mimarisine benzer, binlerce bina niçin yok edildi? Niçin koruması gereken kurumlar sahip çıkmadı?
Anıtlarımız ve onları, kültürümüzü koruyacak kollayacak olan kurumların; İstanbul veya Edirne’den buraları fark etmeleri mümkün mü?
Halk diliyle; olan olmuş, giden gitmiş demeyi çok isterdim… Hadi dedik; o zaman, bu şehrim yüz yıllık kayıplarını tam manasıyla ne zaman geri getireceğiz?
Kent Konseylerine yakışan, bu şehri, şehir insanlarını temsil eden iki güzide ahşap mekânı kazanmış olmak, bu binaların tam manasıyla hakkını vererek, Kent Konseylerine daha çok yetki, özerklik ve özgürlük vererek çok daha hızlı gelişmeler sağlayabiliriz…
Geri kazandırdığımız her ahşap, taş mekân, onlara sadece resmi unvan verilerek korunamaz, kollanamaz. Ahşap ve taş binalar, içindeki insanlarla, halkla, mahalleliyle değerliydi ve güzeldi. Tekrar o mekânlara mahalleliyi, Tekirdağlı, Süleymanpaşalı insanları kazandırmalı ve geri getirmeliyiz.
Mekânlar da canlıdır. Hissederler insanı ve samimiyeti. İnsanla gülümserler, insanla şenlenir ve eğlenirler. Çiftlikönü Mahallemize yapılan Kent Konseyi binaları, aynı zamanda Süleymanpaşa Kent Konseyi binasıyla bir bütün halde onarılan S.S.Kadın Emeği Kadın Girişimi, Üretim ve İşletme Kooperatifi olarak kullanılan mekân da Kent Konseyi binasıyla birlikte meydana şık bir görüntü, canlılık ve sıcaklık yayıyorlar.
Şehir kültürünün, ahşap mimari ve mekânların yeniden kendi kendimizle yüzleşip, bir yönümüzü üretime, bir yönümüzü de şehir turizmine, insanına çevirmiş olmanın marifeti gözler önünde serili bir halde…
Sessizliğe çapa atmış, belki de gözleri yaşlı terk edilmiş viran yerlerin ardında kalan binlerce sese, soluğa, elem ve acıya bir teselli, bir af, bir dönüşüm ve bir ADALET katacak, sağlayacaktır; onarılan, gün yüzüne, halkın işlevine kazandırılan bu binalar…