MALKARA BALABANCIK DERESİ SİYAH ve KİRLİ AKIYOR

Yayınlama: 24.10.2022 13:36
A+
A-

   Ergene Nehri tam kırk yıldır, herkesin gözleri önünde bataklığa dönüştü. Göz göre göre, daha önce bağ bahçecilik yapılan, hatta suyu bile içilen Ergene neredeyse ölü vaziyette akmaya devam ederken, şimdi de Malkara Balabancık Deresi aynı sorun ile karşı karşıya kalabilir…

Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü bu konuda ne düşünüyor? Bu sorunlar bölgede yaşayan insanlar tarafından yetkililere duyurulmuş olsa bile, kirliliğe yol açan kişi veya kişiler, yöneticiler, amirler belli ki yüce kanunlarımızdan çekinmemişler…

Malkara Balabancık yöresindeki insanlarla konuştuğumda şu acı dolu açıklamayı alıyorum:

Eskiden, Balabancık deresi boyunda sulu tarım yapıyorduk. Şimdi, derede balık kalmadığı gibi, sulama da yapmak istemiyor, korkuyoruz. Ürünlerimiz kuruyabilir, zehirli atıklarla insanlara, hayvanlara zarar da verebiliriz…

İşin garip olanı nedir dostlarım? Balabancık deresi, aynı zamanda içme suyu olarak kullanılan Çokal Barajı’na akıyor. Bu güne kadar hangi tahliller, incelemeler yapıldı bilen yok, gören yok…

Kanunlarımız çok açık, halkın sağlığı, huzuru, çevrenin korunması, kollanması için kurulan bir sürü kurum ve kuruluşumuz var. Nerede onlar? Onların misyon ve vizyonları dopdolu; hepsi insan, çevre sağlığı için çıkartılmış kurallar, kanunlarla, büyük ve değerli söylemlerle ne yapacakları bellidir. O zaman; niçin çevremiz göz göre göre kirleniyor?

Çevre Yönetim ve Denetim Şube Müdürlüğü’nün görevleri çok açık ve net.Üçüncü madde şöyle diyor;

“ Yer üstü, yeraltı sularına ve içme suyu kaynaklarına, denizlere, havaya ve toprağa olumsuz etkileri olan her türlü faaliyeti belirlemek, çevreyi olumsuz yönde etkileyen hallerde olumsuz etkilerin kontrolü, azaltılması veya bertaraf edilmesi gerekli tedbirleri almak, aldırmak, havza koruma planlarının takibini yapmak

Kanunlarımız ne kadar açık ve doğru yazılmış. Bu durumda çevremizdeki derelerde, barajlarda, vadilerde, ırmaklarda kirlilik diye bir şey olmaz, olamaz…

Yörede yaşayan insanlarımız merak ediyor. İl Müdürlüğümüz ne gibi tedbirler aldı veya alacak? Çokal Barajı içme suyu ne kadar güvenilir ve temiz? Derede başlayan kirlilik,  siyahlık, yarın bataklığa, tehlikelere yol açarsa, bu konuda sorumlular kimler olacak?

Bir taraftan organik tarımı, doğal yaşamı var etmek, tekrar geri döndürmek için Hükümetimiz, Bakanlıklarımız her türlü önlem, koruma, kollama paketleri açıklarken, İl Müdürlükleri açıklanan önlemlere ne kadar uyuyor?

Balabancık Deresi, niçin siyah, kapkara akıyor. Özellikle belli zamanlar, yörede yaşayanların söylediği gibi; Malkara’da bulunan sanayi kuruluşunun atıklarını dereye boşalttığı zamanlarda siyahlığın çok daha arttığına tanıklık eden Balabancık ve yöre insanları ne yapacaklarını şaşırmış vaziyetteler…

Sanayi Kuruluşlarımız çok değerlidir. İnsan istihdamı, yöreye kattıkları, katacakları zenginlikler adına önemli sorumluluk üstlenmişlerdir. Baktığımız zaman onların misyon ve vizyonlarını incelediğimizde, inanılmaz güçlü sözler, açıklamalar var çevre adına. Öncelikleri her daim çevreyi temiz tutmak…

Öyleyse, Balabancık Deresi ve derenin akmış olduğu Çokal Barajı ve yöre insanının artık sulu tarımdan uzaklaşmaya başlaması ve bu kirlilikten korkmasını kim engelleyecek, onlara ve çevreye hani kurumlarımız duyarlılık gösterip, gerçeklerle yüzleşecek…

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı var.Bu kurumumuz ne gibi çalışmalar yaptı veya yapıyor?Onların da görev ve sorumlulukların başında çevre gelmiyor mu?Kanunlarımız,çok net bir şekilde Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Çevre ve Kontrol Dairesi Başkanlığı’na da görev vermiş,çevrenin korunması,kollanması adına…

Birçok yazımda yararlandığım gibi burada da paylaşacağım Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın sahaya çıkmayan yöneticilerine yaptığı çağrıyı; “ Sahaya inin Sayın Valilerim, Sayın yöneticilerim. Halkı önemseyin…”

Marka Flower Çiçekçi