Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimleri son yılların en yüksek katılımıyla gerçekleşti. İlk açıklamalara göre % 85’in üzerinde katılım oranıyla gerçekleşen seçimler, resmi olmayan sonuçlara göre iktidar partisi-Cumhur İttifakı yarışı önde bitirse de seçmen “ 15 gün daha bekle!” diyerek her iki partiyi de ipi göğüsleme şansı vermedi.
14 Mayıs güneşli bir günün ilk saatlerinde oylarımızı kullanmaya giderken sokak ve caddelerde gördüğüm insanların ıssızlığı dikkatimi çekti. Neredeyse herkes, bir film setindeki gibi, sessizce bir yerlerden bir yerlere akıyordu. Gülümseme, tebessüm yerine yorgun “Acaba!” düşünceleri içindeki insanlar; demokrasi Şenliği olan seçimler için gereken tebessümü gösteremiyor.
Siyasi kavgaların halkımızı nasıl büktüğü, yorduğu ortadadır. Milletimizin dünya milletleriyle yarışır huzura, teknoloji ve yaşam şartlarına acilen ihtiyacı vardır.
Demokrasi dediğimiz rejimlerin ana temelinde herkes gelir ve sonunda giderler. Ama millet, vatan ve uygarlık sevinci hep yaşar; yaşayacaktır da. Oylarımızı hangi partilere verirsek verelim, hiçbir siyasi düşünce bizim onurumuz, saygınlığımız, eş-dost, komşu ve akrabalarımızdan daha değerli değildir.
Laf kalabalıklarına, sanki o siyasi partinin savunucusu, koruyup kollayıcısı bizmiş gibi çevremizle kavgaya hiçbir şekilde gerek yoktur. Barışı, sevgiyi ve adaleti, demokrasiyi savunduğumuz sürece daha iyiye, daha olumlu yarınlara yaklaşacağımız da bellidir.
Bir taraftan deprem felaketi, diğer yandan mutfaklara düşen yangın; pandemi günlerinden kalan yaralar, aynı zamanda muhalefet partilerinin sıklıkla tekrarladığı Süleyman Demirel’in sözü; “ Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur” şimdilik rafa kalkmıştır.
İktidarın üzerinde durduğu Milliyetçilik, Muhafazakârlık vurguları, çok uzun süredir iktidarda oluşlarının de avantajları bir araya gelince ikinci tur için buruk bir başarı da yakaladıklarını görmek-söylemek mümkündür.
Görünen o ki, kızmak, küsmek, şikâyet etmek yerine düşünce, fayda, çare üretip eyleme geçmek, stratejik politik söylemler üretmek seçmen üzerinde çok büyük etki yaratıyor.
Muhalefet reform yapmak istiyorsa; “ Başarısız olduk! Filancanın yüzünden!” deme huylarını bir kenara itip, muhalif düşüncenin, alınan milyonlarca oy ve seçmen teveccühü de çok önemli olduğu iyi anlaşılmalıdır.
Millet, ikinci tur dedi. Zor da olsa, Millet İttifakı sürpriz yapabilir, sandığa gitmeyen seçmenin sandığı gitmesi sağlanırsa, siyasetin yönü-ikinci tur Cumhurbaşkanlığı seçimleri bir başka tarafa evirilebilir…
Seçimler demokrasinin karşılığıysa, seçmenin iradesi, düşüncesi, seçimi hangi tarafta olursa olsun değerlidir. Öfkelere kapılmadan, ruh ve beden sağlığımızı daha çok önemseyip her fırsatta daha çok demokrasi, daha çok adalet ve sevgi inancımızı da sürekli ekmeliyiz…
Her ne olursa olsun, dünya yaşamı, insanın insanlık yolculuğu gelip geçicidir. Bir yudum saygı, sevgi, itibar bırakabiliyorsak geriye, bilin ki çocuklarımıza, torunlarımıza en değerli mirası da bırakmış olacağız…