Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Şehrimizin, onlarca yüzlerce değeri, ülkemizin yüz akı diğer insanlar gibi çok önemli birisidir; Mustafa Ziya Şira.
Öksel Demir, uzun yıllar Mustafa Ziya Şira’nın evinin müze olması üzerine çalmadık kapı bırakmadı. Bu şehrin yüz yıl öncesinin meydanını çıkartacağız, diyen Kadir Başkana kadar kaç insana anlatmaya çalıştı.

Ertuğrul Mahallesi, Büyük Şehir Belediyemiz tarafından Miras Atölyesi -1 Projesi içinde; “ Ah gelişti, ah gelişecek, ümitleriyle, projeleriyle gün yüzüne çıkmaya çalışıyor. Özel İdarenin katkılarıyla yaşama geçirilen Beş Evlerden baştan ikincisi Mustafa Ziya Şira’nın evidir.
Mustafa Ziya Şira kimdir? Niçin bu kadar önemlidir? Deniz subaylarımızdan birisi olmaktan çok öte bir insan; Tekirdağlıdır! Ertuğrul Mahallesinde doğmuştur. Zihnizadeler ailesindendir. 1881 yılında; Mustafa Kemal’in doğduğu yılda dünyaya geldi.
Heybeliada Deniz Harp Okulu’ndan mühendis olarak mezun oldu. Deniz Savaşlarında Hamidiye Kruvazörü Topçu Komutanı, bir kahramandır.
Yavuz Zırhlısı İkinci Kaptanlığını yaptı.(1928–1920)Hamidiye Kruvazörü İkinci Kaptanı görevinde başarılar sağladıktan sonra, Hamidiye Kruvazörü Kaptanı oldu.(1920–1922) 1923 yılında
Mustafa Ziya Şira 1914 yılında, ülkemizin savaşlar, saldırılar yüzünden acıların, hüzünlerin içinde olduğu yıl, Fatma Macide Hanım ile evlendi.1915 yılında kızı Ayşe Semahat doğdu.
1923 yılında emekli olur olmaz Tekirdağ’a yerleşti. 1946 yılına kadar gemi acenteliği, balıkçılık ile uğraştı.1928 yılında Tekirdağ Belediyesi Reisi vekili olarak ATATÜRK’Ü Tekirdağ’da ağırlayan kişilerden birisidir.
Mustafa Ziya Şira, görevinde ülkesi için gösterdiği başarılarda birçok madalya almayı hak kazanmıştır. 1912’de gemisiyle Karadeniz’e çıkmış; Seferberlik nakliyatını korumakla görev almıştır.1912 yılında Bulgarlara nota veren subay Mustafa Ziya Şira’dır.7 Kasım 1912 Tekirdağ önlerine gelerek şehri Bulgarlardan korumuştur.
Bu şehrin geçmişine dönüp bakmak, günümüzü de anlamlı hale getirmek için bir fırsattır. Geçmişe ait olanlar, hatırı sayılır yaşam olguları, manevi yönden bizi zenginleştirdiği gibi, şehir kültürüne, turizmine kendine düşen desteği verecektir.
Ziya Şira ile komşuluk yapan Nevit Arca, Ziya Bey’in babacan bir insan olduğunu anlatıyor. Yunan Donanmasını peşlerinde koşturan topçu subayı, emekli olduktan sonra komşuları tarafından çok seviliyordu.
Ege ve Adriyatik’te o zamanın en süratli gemilerinden üç bacalı ve önünde mahmuzu bulunan savaş gemisinde, çok başarılı işler yapmıştır.
Mustafa Ziya Şira’nın yaşadığı yıllarda, Tekirdağ’a her yıl 25–30 parçalık donanma gelirdi. Üç gün kalırlar, o üç günün birisinde muhakkak Mustafa Ziya Şira’yı ziyaret ederlerdi.
Ertuğrul Mahallesinin, Ziya Şira’nın komşuları olan çocuklar donanma subaylarının bu ziyaretini dört gözle beklerler, yedi sekiz kişilik tören kıtası ve bandonun melodileri eşliğinde Ziya Şira’nın evinin kapısına kadar gelirlerdi.
Ziya Şira’nın eşi, Macide Hanım, o günün çocukları tarafından, Ziya Şira kadar seviliyor, oldukça modern, hanımefendi olarak saygı ve sevgi duyuluyordu.
Mustafa Ziya Şira’nın evi, bugün için sosyal tesis adı altında müze olacağı zamanı bekliyor.
Bir yönetici, duyarlı bir insan, şehrin turizm, kültür ateşini yakarak, geçmişiyle barışacağı, geçmişinden korkmayıp, günümüze ve geleceğimize onurlu, coşku dolu anlar yaşatacağı insanı bekliyor bu şehir…