Reklam

NEDEN İYİ POLİTİKACILARIMIZ YOK?

Yayınlama: 09.09.2023
A+
A-

Avrupa şampiyonu olan kadın voleybol takımımızın kaptanı Eda, teklif edilen ödüller  konusunda şöyle konuşmuş: “Atatürk’ün sporcu kızları, ülkesi adına kazandıkları başarıyı pazarlık konusu yapmaz. Ne prim ister, ne de başka özel bir şey. 85 milyona yaşattığımız mutluluk bize yeter..”

Umarım, voleybolcuların bu davranışı, milli maçlarda bile prim kavgası yapan şımarık futbolculara örnek olur (1).

Futbol kulüpleri yerli, yabancı futbolculara milyonlar akıtıyor.

Bu kulüpler neden futbol okulları kurup yetenekli çocukları yetiştirmiyorlar, hiç anlamıyorum.

Voleyboldaki başarımızın temeli Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ’ın  kurduğu  Voleybol Lisesinde  yatıyor (2 ).

Lise, kısa sürede voleybol liglerinin oyuncu kaynağı durumuna gelmiş.

Bütün Türkiye taranarak, yetenek testlerinden geçen oyuncular okula alınıyor.

NEDEN İYİ POLİTİKACILARIMIZ YOK?

Neden, voleybolcularımız gibi, Avrupa çapında yetenekli politikacılarımız yok?

Var olanlar neden geri plana itiliyorlar ?

Kurnazlıkları ile ön plana çıkan kasaba politikacılarına mahkum muyuz?

Acaba Voleybol Lisesi gibi, temelden eğitim mi gerekiyor?

Bir kaç ay sonra belediye başkan adayları aramaya başlayacağız.

Sevinçle, umutla, güvenerek destekleyeceğimiz kimler var?

Siyasal Bilgiler Fakülteleri çoğunlukla bürokrat yetiştiriyor.

Son vali atamalarında, bazı valilerin özgeçmişlerine bakmıştım.

Okuldan mezun olduktan sonra, hep kaymakam, vali yardımcısı, vali gibi üst düzey görevler almışlar, makam araçları içinde, özel yollardan, lojmanları ile hükümet binaları arasında gidip gelmişler, halkın içine pek karışmamışlar.

ABD’de itfaiye şefliği, muhtarlık, kaymakamlık (county clerk), savcılık, polis şefliği gibi bir çok pozisyona seçimle gelinir.

Milletvekilleri dar bölgelerden iki yıllığına seçilir.

Seçilmek için çıtanın nispeten daha düşük olduğu bu pozisyonlarda pişerek gelen bir siyasetçi, çıtanın yüksek olduğu eyalet valiliği veya başkanlık için aday olduğunda, seçmene bir güven verebiliyor.

Ülkemizde, bu şekilde, kişinin kendi gayreti ile ilerleyebileceği, kendini geliştirebileceği bir siyaset düzeni yok.

Nasılsa tepede bir yer bulmuş bir kişinin radarına girmedikçe yükselmek, bir yere gelmek imkansız.

O tepedekiler de en olmadık tipleri seçiyor: Son danışmanlar krizinde gördük.

Gençler için etkili politika eğitimleri yapılmıyor.

CHP’nin eğitime ne kadar değer verdiğini (!) gösteren bir örnek:

CHP, 2014 yerel seçimlerinden önce, belediye meclis adayları için eğitimler düzenlemişti.

Bu eğitimlerden geçmeyenin aday olamayacağı ilan edilmişti.

Ama, eğitime katılmamış olanlar, hatta parti üyesi bile olmayan kişiler, ilçemizde, meclise seçilecek yerden aday yapıldı.

Yapıldı.

Bu sözcüğü tekrarladım.

Çünkü “yapıldı” sözcüğü parti içi demokrasinin katilidir.

Bir fıkra: Osmanlı paşalarından Ahmet paşa, Mehmet paşaya “Duydun mu, Hasan paşa vezir olmuş” demiş.

Hasan paşanın nasıl işe yaramaz biri olduğunu bilen Mehmet paşa, omuz silkmiş, “Yaparsan olur” diye cevap vermiş.

Partideki her pozisyona, ilçe delegeliği dahil, insanlar, tabana kendilerini kanıtlayarak, seçim mücadelesi vererek gelmeli.

Yeni seçilen ilçe yönetim kurullarının eğitim konularında pek deneyimleri yok, kendilerinden önce yapılan çalışmalardan habersizler.

Parti Okulunun illerde bulunan koordinatörlükleri de Ankara’dan gelecek direktifleri  bekliyor, herhangi bir inisiyatif almaktan çekiniyor.

Bu gözlemlerden sonra esas konuya gelelim: Ne yapabiliriz?

NE YAPABİLİRİZ?

Durum ümitsiz ve kolayca değiştirilemez gibi gözüküyor.

Sorumluluk hisseden kişiler, kendi çapında bir şeyler yapmaya çalışıyor.

Prof. Dr. Savaş Genç, YouTube videolarında, iktidarda ve muhalefette iyi niyetli, vatansever politikacıların bir araya gelip bir “elitler uzlaşısı” yapmasının, bir çıkış yolu olabileceğini anlatıyor.

Geçen yazımda önerdiğim (3)  iktidar ve muhalefet partilerine mensup üyelerin toplanıp konuşabileceği bir “mini parlamento” fikri, “elitler uzlaşısı” nın  ilçe versiyonu olabilir.

Bu arada  Namık Kemal Üniversitesi Siyasal Bilimler Bölümüne  bir “Politik Okuryazarlık” semineri teklifi sundum.

Kabul edilirse, Politik Okuryazarlık semineri bütün öğrencilere açık olacak.

Seminerin öncelikli amacı, hangi politik görüşten olursa olsun, öğrencilere eleştirel düşünmeyi benimsetmek.

Ama, aşağıda tercümesini verdiğim bir yazı, başka seçenekler de olabileceğini düşündürdü.

Portekiz’deki Politika okulu Proxima Geracao’nun kurucusu Ricardo Marvao ile görüşüyorum.

Belki benzerini burada gerçekleştirebiliriz.

Bir çok kişiye “mini parlamento”, “politik okuryazarlık semineri”, “politika okulu” gibi adımlar imkansız veya romantik gelebilir.

Ben George Bernard Shaw’un dediği gibi düşünüyorum: “Some people see things as they are and say why? I dream things that never were and say, why not?”

GENÇLERİ POLİTİKAYA NASIL HAZIRLAYALIM?

Politikada Yenilikler Enstitüsü yöneticilerinden Josef Lentsch’in 4 Eylül 2023 tarihinde yayınlanan  yazısının tercümesi (4):

“Genç yetenekleri siyasete nasıl çekersiniz?

Ricardo Marvão’nun gerçekleştirdiği bir fikri var.

Lizbon’lu bir  girişimci olan Ricardo Marvao, partiler üstü bir okul olan Próxima Geração’nun kurucusudur.

Próxima Geração Portekizce “Yeni Nesil” anlamına gelir.

12 haftalık yoğun eğitim programı olan okul, şu anda üçüncü yılını dolduruyor.

Yaşları 16 ile 30 arasında değişen 30 genç, pratik siyasete odaklanan sıkı bir temel eğitim kampına katılıyor.

Okulda öğrenciler, birden kendilerini politikanın içinde buluyorlar: Örneğin, bir kriz yönetimi tatbikatında, sabah 5’te uyandırılıyorlar ve bölgelerinde patlak veren orman yangını hakkında, yönetici rolü oynayarak, 30 dakika içinde hazırlıksız bir basın toplantısı yapmaları isteniyor.

Eğitimin ilk ayı öğrencilerin kendilerini tanımasına ayrılmış.

İkinci ayda katılımcılar, müzakere, tartışma, kriz yönetimi ve retorik gibi politik beceriler kazanıyor.

Üçüncü ayda öğrenciler, seçtikleri bir konuda politika geliştirip sunumlar yaparlar.

Bu çalışma  bireysel olarak veya grup halinde yapılabilir.

Ricardo Marvão, “Kısa sürede etkili bir eğitim vermenin mümkün olduğunu göstermek istiyoruz” diyor.

Próxima Geração, 10 kurucu ortak tarafından oluşturulmuş.

Girişimci ortaklar, okulun programını, Kovid sürecinde, 50 hafta boyunca, haftada bir kez çevrimiçi  buluşarak  tasarlamışlar.

Programın kısa sürede yarattığı fark hayret verici: Hatta, okulda  geliştirilen bir politik proje, daha sonra Portekiz ulusal meclisinde onaylanmış.

Şeker hastası olan çocukların durumlarının iyileştirilmesine odaklanan proje, 15.000 çocuğu etkilemiş.

Program boyunca öğrencilerin, ulusal ve uluslararası uzmanlardan oluşan bir topluluğa erişmeleri sağlanıyor.

Ayrıca üst düzey politikacılarla da temasa geçiyorlar.

Milletvekilleriyle birlikte mecliste bir gün geçiriyorlar.

Portekiz Cumhurbaşkanı ile  başkanlık sarayında, bir buçuk saat süren bir toplantı yapıyorlar.

Farklı sosyoekonomik ortamları tanımak  için, öğrenciler gruplar halinde,  büyük ve orta ölçekli şehirler, küçük kasabalar ve kırsal bölgeler olmak üzere ülkedeki dört bölgeyi  geziyor.

Belediye başkanları ve yerel politikacılarla konuşuyor, sosyal ve ekonomik projeleri kendi gözleriyle görüyorlar.

Bugüne kadar 100 gence eğitim verildi.

Ricardo Marvão bir sonraki seçime kadar 1000 kişiyi eğitmek istiyor.

26 yaşındaki bir mezun, şimdiden, politik bir pozisyona  aday oldu.

Bu kişinin adaylığı ulusal medyada çok yer aldı.

Próxima Geração’nun arkasındaki ekip küçük.

Kişi başına maliyet yıllık 3000 Euro.

Marvão, girişimi güçlendirmek  için para toplamaya, sponsor bulmaya çalışıyor.

Okul, İsveç, Güney Afrika, Paraguay ve Almanya gibi ülkelerdeki diğer kişilerle birlikte ve birbirlerinden öğrenmek için, apolitik Vakıf içindeki küresel bir ağa entegre edilmiş.

Son zamanlarda programın katılımcıları, gıda israfına ilişkin bir proje tamamladılar.

Bir yönetici, bir doktor ve bir aşçıdan oluşan bir grup bunu, Eylül ayında oylanmak üzere, ulusal meclise sunacak.”

SONUÇ

Proxima Geracao gibi, gençlere yönelik partiler üstü bir politika okulu, politikada adam kıtlığı sorununa bir çare olabilir.

KAYNAKLAR:

(1)https://www.yenicaggazetesi.com.tr/voleybolcu-kizlarin-ne-prim-istedigini-serafettin-tilki-acikladi-milli-705781h.htm

(2)http://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/ali-sirmen/boyle-projeler-her-yerde-lazim-2117046?utm_source=Anasayfa&utm_medium=Yazarlar

(3)https://www.habertrak.com.tr/kose-yazisi/mini-model-parlamento-h122413.html

(4)https://political.party/how-to-recruit-the-next-generation-of-politicians-a-case-study-from-portugal/ JOSEF LENTSCHSeptember 4, 2023

 

Yazarın Son Yazıları
Marka Flower Çiçekçi