Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
(Tekirdağ Beton Çölüne Dönmüş; Kim Çözecek? )
Yaşadığım şehrin merkez mahallelerini gönlümce gezmek istedim. Gecenin en erken saatlerinde Muratlı Caddesi ve caddeye çıkan onlarca yola girip çıktım. Tam manasıyla beton; yığınla birbiri üzerine yığılmış, birbirinin rüzgârını, güneşini, manzarasını kapatmış, hiçbir zaman yaşayana şehir bilinci vermeyecek, huzurlu bir balkon, komşuluk coşkusu yaratmayacak bir şehir ev mimarisi…
Her zaman geçtiğimiz yerlere biraz daha gönülden bakınca “Bu kadar olur mu?” sözü bile yetmiyor içinize düşen koru söndürmeye. Gerçekten de “Bu kadar da olur mu?”
Şehir bu kadar mı plansızlığa teslim olur: Neşesi, coşkusu, günü, güneşi, nefes alacak meydanları, mahalle içi parkları olmayan büyük ve eski mahallelerin hastalıkları, can sıkkınlıkları sone erer mi? Biter mi?
Muratlı Caddesi en uzun caddelerimizin başında geliyor. Tam manasıyla unutulmuş caddelerimizden birisi. Ne kaldırımı kaldırım, ne yolları, yağmur ızgaraları ızgara! Pislik, toz, toprak kol geziyor her köşeciğinde…
Muratlı Caddesinden aşağı, Hastane Bayırı yokuşunu inerken otopark olarak kullanılan bir başka beton alanına baktım. Bir tek hastanede olan yeşillik, park ve bahçeler de olmasa; buraya beton çölü demekten öte elden bir şey gelmeyecek.
Devlet Hastanesi arkasında bulunan eski Türkiye İş Kurumu Tekirdağ İl Müdürlüğü yeri şimdi otopark olarak kullanılıyor. Hâlbuki iki eski mahallenin on binlerce Tekirdağ insanına ev sahipliği yapan mahallelerimizin uygar ülkelerdeki gibi yeşillik, dinlence ve çocuklarımızın, yaşlılarımızın gönüllerince dolaşacağı bir yerleri yok!
Yeşili görmek için herkes birkaç km uzağa mı yürüyecek? Çocuğu olanlar, yaşlılar ve bir parça nefes alıp kuş sesi dinlemek isteyip, ağaçların bol neşesini içlerine çekmek isteyenler mahallelerinde bu yeşil zenginliğe sahip olamayacaklar mı? Lüks müdür Tekirdağ insanına; Ortacami-Eskicami insanlarına; lüks müdür ey soylu yöneticiler?
Bu bölgede on binlerce insan yaşıyor. Zafer Mahallesi dâhil üç mahallenin kesiştiği yerde, yeşil alanlar neredeyse elimizin parmaklarını geçmeyecek kadar az ve yeterli hizmeti sunamayacak durumdalar.
Muratlı Caddesi Hastane Bayırı Sokak üzerinde, Devlet Hastanesi arkasında olan bu büyük alanın acilen çocuklarımıza, yaşlılarımıza ve bir de betona hapsolmuş mahalle sakinlerine; yeşil, dinlence, dolaşma, eğlenme yeri olarak düzenlenmesini öneriyorum…
Rahatlatın şu insanları… Neredeyse dışarıya çıkmaktan vazgeçen on binler yaşıyor bu şehirde. İnsanların şehir bilinci sırf bu yüzden gelişmedi, gelişemedi.
Şehir standardı olmayınca, ilk gördükleri ve yaşadıkları bu şehirse; kabullenme, yaşadıkları yere sığınma kaderine dönüşüyor; şehirde yaşamak aşkı…
Sağlam, akademik bir araştırma yapılsa; hastane kuyruklarının azalmayıp arttığı, insanların sağlıklarının bozulması üzerine en öne çıkan sorun ne olur acaba? Söyleyeyim, yaşadığı yerde mutlu, huzurlu olamama olabilir mi?
Beton, asfalt, karbondioksit soluma olabilir mi? Yapılan araştırmalarda büyük bir ağacın bir yıl içerisinde kırk ton tozu, karbondioksiti emip, temiz havaya çevirdiği görülmüş.
Eskicami ve Ortacami ile birlikte Zafer Mahalle insanı için Hastane Bayırı Sokak üzerinde bulunan bu boş beton yer, uygar şehirlerdeki gibi yeşil, neşeli, tamamıyla insanların vakitlerini geçireceği, eğlenip komşuluk ilişkilerini geliştirdiği yere dönüşmesi için daha ne bekliyoruz?