Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
( Yeni Yılınız Kutlu Olsun )
Birçok ekonomistin, sendika başkanının ve en önemlisi işçi, memur ve emeklinin ağzından çıkan ve sonradan sloganlaşmış bir söz;
“ Rakamlar yalan, yoksulluk gerçek!”
Açlık ve Yoksulluk sınırı, emeklinin, askeri ücretlinin canını yakarken, kiraların; barınma, eğitim ve beslenme giderlerinin açıklanan rakamların çok dışında olması, insanlarımızı canından bezdirir hale getirdi. Toplumun büyük çoğunluğu, can derdinde oluyorken, geri kalanının da huzurlu ve keyfini çıkartarak yaşaması, eğlenmesi mümkün görünmüyor…
Dört beş yıl içerisinde Tarım Kredi Kooperatifleri olarak bilinen hükümet destekli marketlerimizde bile temel gıdaların artan fiyatları gün-güneş gibi ortada. Şehrimizde açılan bu marketlerden peynirin tenekesini ( 900 gr.) 40 Tl’ye alırken, şimdi 275 TL’ye, yani kilosunun 300 TL olması da rakamıyla, tüm gerçekliğiyle gözler, ceplerimiz, bütçelerimizin karşısında, yaşamda kalma ve beslenme savaşlarımızın tam da merkezinde…
Neredeyse kiracısıyla problem yaşamayan ev sahibi yok gibi. Her şey yolunda giderken, çok hızla artar kira fiyatları, ne emeklinin ne de askeri ücretlinin aldığı maaşla karşılanacak gibi değil. Peki, ama o zaman; TÜİK doğruyu mu söylüyor? Nasıl bir doğrudur bu doğru?
Mesele, bir şeyleri farklı göstermek veya rakamlarla oynayarak, kendi gerçek dışı öykünü, gerçekmiş gibi göstermekse çok büyük “HÜNER” istiyor. Sanıyorum bu işi de çok iyi başardılar ki, bugüne kadar büyük mücadele veren işçi, memur ve emekli bir türlü layıkıyla; “ Yaşamın tadını çıkartıyoruz diyemediler.”
Kayseri insanlarıyla anılan, yeni öğrendiğim ve şimdi aklıma gelen bir fıkrayı paylaşmak istiyorum;
“ Oğlu, Kayserili babasında para istiyor:
—Baba 5 bin lira verir misin?
—4 bin mi? Naapcan lan 3 bini.2 bin neyine yetmiyor. Al sana bin yeter, der ve çıkartıp 500 lira verir.
Kayserilinin oğlu gayet sakin ve pişkin gülümser:
—Baba mana zaten 500 lira lazımdı.
Kayserili baba:
—Bak kerataya, sahte para vermesem kazıklayacaktı beni…
Görünen o ki, bir sihirbazlık oyunu oynanıyor. Açıklanan fiyatlar ne çarşı, ne Pazar, ne kiralar, ne de eğitimle, sağlık harcamalarıyla doğrulanamıyor. Kayserili babanın kurnazlığı, sadece oğlunu aldatmaya yetiyor.
Ama ya bu değerli kurumlarımız, bunca yemin etmiş; ant içmiş insanlarımızın yanlış tahmin veya yanılgıları, oynanan oyunu görmeyip, görüp de karşı durmaması, koskoca milletin, bu kadim güzel ülkenin milyonlarca insanının canını yakmakla kalmıyor, ailelerin sosyal, kültürel yaşamlarını yerle bir ediyor…
Umutlarımız, düşünce hürriyetimiz olduğu sürece yaşamın tadı tuzu da hep olacak. YENİ YIL böyle dileklerimizle başlasın. Hastalarımıza sağlıklı günler, şifalar getirsin…
Evlatlarımıza en iyi, en temiz, en sıcak sınıfları olan özel okulları artamayan devlet okulları getirsin. Başlarını sokacak bir yer düşleyen, onun mücadelesi veren ailelere, bir çay ve bir simit hesabı yapmayan, gezi-seyahat planlaması yapan insanlarımıza ve her şeyden önce kitapları hiç eksik olmayan günler, geceler diliyorum YENİ YIL 2025’ten…