Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Süleymanpaşa Belediyesi Ekrem Eşkinat döneminde klasik müzik, caz konserlerine ve her gelişmiş, turist çeken şehirde olması gereken heykel sanatına doydu dersek yanlış olmaz…
Cüneyt Yüksel belediyecilik hizmetini kaldığı yerden üstlenip daha da ileriye taşıdı. Yıllardır yazdığımız eski limanın cezalı iskelesini hüzünden, yalnızlıktan kurtarıp bir de çok anlamlı bir isim vererek; Rumeli İskelesi olarak, tüm Tekirdağ’ın ve Tekirdağ gelecek misafirlerin hizmetine açtı.
Rumeli İskelesi’nde yok, yok neredeyse! Balık tutmak isteyen amatör balıkçılara ayrılan mekânlardan, Tekirdağ Spora, eğlence, dinlence, yeme içme yerlerine kadar; ölü bir iskele adeta küllerinden doğarak Tekirdağ insanının uykusundan uyandıracak, tekrar denizini, sahilini keşfedecek kadar değerli bir hizmete imza attılar.
Bu hizmet için, özellikle burayı yılın her anı kullanan insanların söylediğine kulaklarımı kapamadım! Rumeli İskelesi, hatta bunun yanında bir başka değerli hizmet; Atatürk Tuna Boyu Seyir Parkı ve yakın zamanda hizmete geçen Vagon Cafe, hepsi değerli bir yatırım olmakla birlikte, şu kaygıyı ve sitemleri de beraberinde getiriyorlar;
“ Süleymanpaşa Belediyesi denizi geçti ama derede boğuluyor mu?” İyi irdelediğimde bu düşünceye bende katılıyorum. Çünkü bu mekânların hepsini onur duyarak, çocukluk anılarımı güne davet ederek bende kullanıyorum.
Rüzgârın ser estiği yerdir Tekirdağ sahili. Hele poyraz esmeye görsün saatte 35–40 km… Kış şartları düşünülmeden yapılmış olan Rumeli İskelesi, Atatürk Tuna Boyu Seyir Parkı ve Vagon Cafe, soğuklar, yağmur olduğu an; terkedilmiş duruma düşüyor.
Bu kadar büyük yatırımlara imza atan Süleymanpaşa Belediyesi ve Cüneyt Yüksel’in ekibi, danışmaları, Meclis Üyeleri tam olarak ne iş yapıyorlar anlamak isterim! Her şeyi, Belediye Başkanının görmesini, duymasını beklemek tam manasıyla gaflet uykusuna düşmek demektir…
Belediyecilik ekip işi olduğuna göre; Cüneyt Yüksel, didinip her türlü zorluğu aşmış olmasına rağmen; SİZ, yardımcılar, danışmanlar ve Meclis Üyeleri, buralardaki aksaklığı, halkın buraları her türlü hava koşullarında ve yaz kış kullanmak istediğini duymuyor musunuz?
Sizler, Tekirdağ sosyal ve kültürel tarihinde bu kadar önemli yatırımlar yapılmış, hizmete dönüşmüşken, buralarının kötü hava koşullarında insanımıza hizmet vermemesini ve bunun ne büyük kayıp olduğunu görmüyor musunuz?
Bir kere yapılan her hizmet hiç olmazsa zarar edilmeden yapılmalıdır. Oralara alınan çalışanların daha huzurlu olması, yaptıkları işle onur duyması için buraların düzenli olarak çalışması aynı zamanda insanımız için iş imkânı, yuvaları için huzur anlamı taşımıyor mu?
Gördüğüm o ki, özellikle Rumeli İskelesi çalışanları yaptıkları işin bilinci, onuru içindeyken, burada hizmet veremedikleri, soğuk ve yağmurlu günlerin hüznünü yaşıyorlar! Niçin mi? Onlar da Tekirdağ’ın ismini, sosyal ve kültürel hayatını çok daha ileri götürmek, taşımak ve buna aracılık etmek istiyorlar da ondan…
Sayın Başkan Yardımcılarım, danışmanlarım ve Meclis Üyelerim; buralara yapılan hizmetin tam karşılığı, şehrimizin esnafının mutluluğu için Tekirdağ’ı yaşayan ŞEHİR haline getirmek zorundayız. Gelişmiş şehirler gibi bu şehir 24 saat canlı, hareketli ve esnafı, halkı mutlu olmalıdır…
Yağmur olduğunda, fırtına çıktığında, rüzgâr estiğinde Rumeli İskelesi gibi muhteşem bir yer, Atatürk Tuna Seyir Parkı gibi harika bir yerin; yağmurlu, rüzgârlı, soğuk havalarda hizmet verememesi; Cüneyt Yüksel’in ayıbı değil; sizlerin ayıbıdır…
Unutmayın ki şehirler doğanın sert koşullarında, yaşam ve uyumun zorluklardan da beslendiğini anlatmak adına çok daha anlamlıdır. Limanda, kar yağarken, fırtına çıkmışken denizi, doğanın şölenini bir kahve, çay tadında izlemeye çıkmışsa halkın fertleri o şehrin kalbi her mevsim, her saat başka başka atmaya başlamıştır…