ŞARAPHANE TEKİRDAĞ’IN ÜRETİM HAFIZASI-DIR!

Yayınlama: 05.07.2021 11:05
A+
A-

( Siyasetçiler ve Belediye Başkanları Seferberlik İlan Etmeli!)

 

 

Uygar dünyada, gelişmiş ve turizm alan şehirlerin ilk önce yaptıkları işler, tarihsel değerlerini korumak ve kollamak, şehirleri daha yaşanır meydanlar, doğal alanlarla doldurmak, mümkünse ekosistemi şehirlerin içinde yaşatmaktır.

 

Bu yüzden, öyküsü, tarihi, mimarisi, müzeleri, alışveriş mekânları, temizliği, ucuzluğu bol olan şehir ve kasabalarda bereket-hareket hiç bitmez… İstihdam, bu hareket sayesinde hep neşe içindedir…

 

Tekirdağ’ın Şaraphanesi, özelleştirme adı altında yok edildi. Hâlbuki bu şehrin ilk üretim değeridir bu mekânlar topluluğu olan yer… Baştanbaşa ağaçlar, çiçekler, aydınlık ile kaplı, üretimi ve üreticiyi desteklediği gibi yüzlerce aile için; İŞ ve AŞ anlamına gelirdi…

 

Şaraphane denen yer yıllardır suskun… Beton ve çelikle buluşmak, oradaki son manzaranın, rüzgârın, güneşin, denizin önünü kapamak için gün sayıyor… Her gün yürüdüğüm, yürürken nefes aldığım, açıklığı, yeşilliği sayesinde huzur bulduğum mekânlar topluluğu olan şaraphane, hırsa ve büyük karlara-kazançlara yenildiği vakit; tıpkı yakın zamanda tamamlanan Adliye ve Valilik binası gibi olacaktır.

 

Her iki resmi binanın; Adliye ve Vilayet binamızın önünden geçerken başımı yere eğiyorum. Orada yaşayan insanların, oradan geçen, yürüyüşe çıkan insanların sadece deniz manzarasını kesmiyorlar; aynı zamanda bu şehrin mimari dokusunu hiçbir şekilde uymayan bir başkaldırış mekânları olarak yeniliğin öncüsü olma çabasındalar…

 

  Kiminle konuşsam, bu iki binadan söz etsek; “Yapıldıkları yer yanlış!” diyor da, kaç insan bu yanlışa işin başında karşı çıktı bunu bilmek mümkün değil… Doğa, durmadan hatırlatmalar yapıyor; virüsler üreterek, denizlerin ölüm çanlarını çalarak! Ne demektir bu uyarılar? Doğanıza sahip çıkın; ey insanlık! Bu temektir… Doğal yaşam sabırlıdır sabırlı olmasına ama bu kadar çok kirliliği, yanlışlığı da kabul edemez; demiyor mu?

 

Biz yine Şaraphane binalarına dönelim. Şehrimizin vazgeçilmezi, ulusal ve uluslararası sembolü-markası olmuş bu yerler topluluğu aynı zamanda Tekirdağ’ın üretim hafızası anlamını da taşıyor.

 

Şehrin üzümü burada işlendi. Markaları burada doğdu. Bağlar ve bahçeler bu fabrika sayesinde çoğaldı ve büyüdü. İnsanlar iş buldu. Aileler de toplum içerisinde daimi iş bulmuş insanların huzurunu yakaladılar.1980’li yıllarda Şaraphane ve Salat fabrikaları çalışanları her esnaftan imzasız, kefilsiz mal alabilirdi. Çünkü maaşları tıkır tıkır yatar ve iyi idi. İyi maaş alan, çalıştığı yerin saygınlığı olan yerler böyledir; sadece şehrine değil, ülkesine de itibar kazandırır…

 

Bu yeri, başarırlarsa büyük binalara teslim edecekler. Gerek 100.Yıl Mahallesi tarafında yaşayan aileler, gerekse ana cadde yönünde olan doğallık kokan yerler yerle bir olacak. Neredeyse her metrekaresinde ağaçların, yeşilliklerin, kuşların olduğu huzur veren bu yer; insan ve araç trafiği yanında beton ve çeliğe yenik düşecek…

 

  İstediğiniz kadar yeni ve yüksek, aynı zamanda büyük yerler yapın; insan denen canlının mayası, doğanın en basit hamurunda gizlidir. İnsanı, topraktan, yeşilden uzaklaştırırsan, insan robotlaşır ve insan olmaktan çıkar. Tıpkı, komşuluk ilişkileri, akrabalık ilişkileri bozulduktan sonra insanlarımızın antidepresan haplara muhtaç kaldığı, hapishanelerimizin hızla dolduğu gibi; ne hapishane açmaya, ne de Adliye Sarayı yapmaya yetişebiliriz.

 

Oysa iyi ve huzurlu yaşamak çok basit! Üretim tesisleri ve doğal yaşamla iç içe olmak… Bunu yapmak, başarmak çok mu zor? Şaraphane bu şehrin bu alanda son şansı denecek kadar şehir için değerli bir yer…

 

Şaraphane yeri tüm şehrin birlik olup, gerekirse herkes üzerine düşene yapıp bu şehre geri kazandırılmalı. Şehrimiz hızla büyüyor ama aynı zamanda turizm, sosyal ve kültürel faaliyetlerimiz büyümüyor. Bu alan, şehrimizin kültürel, sosyal ve turizm yoksulluğuna bile ilaç olacak bir yer…

 

Bu alanda kurulacak butik müzeler, butik opera ve tiyatrolar, gezinti yerleri, üreticiden tüketiciye ulaşacak satış yerleri, sosyal ve kültürel etkinlikler ile tam manasıyla iç turizmi ve dış turizmi tetikleyecek, şehrimizin üretim hafızası ile bir yerde barışıp tekrar kavuşum anı yaşanacak ALTIN değerinde bir yer-kazanç olacaktır.

 

Ülkemiz için Kurtuluş Savaşı neyse, şaraphane alanını Tekirdağ için, buranın; sosyal, kültürel yaşam ve turizmi için geri kazanmak aynı şeydir; şehrimizin kurtuluşudur. Acaba Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, bütün umutlar tükendi dendiği bu anda bile bir seferberlik çağrısı yapıp, şehrin gelecek yüz yılına damga verecek bu değerli yeri halkımıza kazandırabilir mi?

 

Marka Flower Çiçekçi