ŞARKÖY UÇMAKDERE’DE MİDYE ÇİFLİĞİ KORKUSU!

Yayınlama: 27.05.2022 13:35
A+
A-

Bu duyumu alan yöre insanlarını şimdiden korkular sarmaya başladı bile. Korkuların bir bölümünü yerel basına taşıyan bölge insanı “ Bu nasıl olur?” diye kendi isyanlarını dile getiriyorlar…

Şarköy Uçmakdere bölgesi turizm için neredeyse kırk yıldır mücadele veriyor. Dönemin Valisi, yamaç paraşüt sporunu buraya taşıyarak, sahip çıkarak, Uçmakdere bir parça soluk aldıktan sonra, Tekirdağ Büyükşehir olduktan, Kadir Albayrak seçilir seçilmez, burayı Miras Atölyesi programları içine daha ilk yıllarında aldılar.

Şarköy, Mürefte, Hoşköy, istenen turizmi almasa da, deniziyle, bağları, bahçeleriyle yerli turizmin gözdesi olmayı çoktan başardı. Büyükşehir Belediyesi’nin titiz çalışmalarıyla birlikte Mavi Bayrak unvanı öne çıkan kıyılarımız, Şarköy’den Süleymanpaşa’ya kadar neredeyse her yerde denize girilecek, iç turizm ile birlikte dış turizmi de ayağa kaldıracak hale geldi.

Bir taraftan el değmemiş gibi süzülen tertemiz koylarımız; Sütlüce gibi koruma alanı içine alınırken, diğer taraftan Uçmakdere Yamaç Paraşütü, Yeniköy seyir alanları-parkları, ağaçlandırma çalışmaları, Uçmakdere tarihi yerlerin bir bir onarılarak ayağa kaldırılması, bölge insanı için bir umut olmaya başladı.

Umutlar yeşerir, daha ileriye taşıma planları yapılırken tez duyulan; KÖTÜ HABER, Uçmakdere’nin en çok kullanılan, halkın dinlence, yüzme, piknik, kamp alanları MİDYE ÇİFLİĞİ ile anılmaya başladı.

Şaşırmamak elde değil dostlarım! Gün geçmiyor ki bir koy, bir kıyı şeridi, turizm ve halkın kullanım hakkı olmaktan uzaklaşmasın! Tekirdağ içindeki CEYPORT böyle olmadı mı?

Çok değerli kıyı şeridimiz, halk plajlarımız; 205 bin insanımızın, özellikle alt gelir gruplarımız için yürüyerek, çoluk çocuğu ile gidip yaz ayları serinlemesi, dinlenmesi, huzur bulma alanları olacakken, tam manasıyla kıyıdan koparılmış binalar, betonlar tepeleri olmadı mı?

Şarköy Uçmakdere insanı şimdiden önlem almak için basınıyla, belediyeleriyle, il ve ilçe başkanlıklarıyla görüşüp, dertlerini henüz iş işten geçmeden anlatmak istiyor. Bazıları da şu düşünceyi haykırmadan edemiyor;

  “ Bu bölgeye midye çiftliği kurulmak istenmesi; tam manasıyla HUZURA tabanca çekmektir”

Sözün gücünü, anlatmak istediğini görüyor musunuz? Zaten, hastaneler, hapishanelerimiz ağzına kadar doluyor-taşıyorken, bizler elimizdeki bir parça huzuru da, midye çiftliklerine, liman işletmelerinin ek binalarına “ Buyurun, kıyı şeridi sizlerin elindedir. Ne yapmak istiyorsanız yapın!” demeye getiriyoruz.

Liman da yapılsın, midye çiftlikleri de kurulsun! Halkın dinlendiği, en sevdiği yerler, özellikle on binlerce insanın huzur bulduğu alanlar bir gecede oldubittiye getirilip verilmesin. Buralarda yaşayan halk, muhtarlar, belediye başkanları niçin haberdar olmadan, halkın malı olan bu eşsiz kıyılar sadece ticaret uğruna ve sadece belli kişilerin kazancı adına halkımız, gülmeyi unutmuş insanlarımız küstürülüyor?

Yazık değil midir? Artık, yepyeni huzur, dinlence mekânlarıyla birlikte her yıl artacak, yüz binleri aşacak iç ve dış turizmi nasıl canlandırır daha da öteye taşıyabiliriz planları, programları, dört elle sarılacağımız meşguliyetlerimiz, kalkınma hamlelerimiz öne çıkması gerekmez mi?

Karşıda Marmara Adası’nda kurulan midye çiftlikleri halk için ne kadar iyi örnek veya kötü örnek olduğunu incelemek gerekmez mi? İlk önce yöre insanlarının huzuru, mutluluğu, aynı zamanda kıyı şeridinin dokusu, orada yaşayan canlıların korunması gerekir; yasalarımız da böyle söylemiyor mu?

Marka Flower Çiçekçi