Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tekirdağ, İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’nden söz ediyorum. Sanki insanlarımız anlaşmış gibi gittiğim her yerde, canları sıktın bir şekilde, şehir hastanesine ulaşmanın eziyetinden söz ediyorlar.
Akçeşme Sabuncu kahvesine gittiğimde yorgun, bitkin yüzüyle bir tanıdığım daha selam bile vermeden şehir hastanesine ulaşma güçlüklerini, zamanında gelmeyen belediye otobüslerini anlatırken dahi, hasta, devam arayan insan elemiyle, bir kurtuluş ümidiyle anlattı anlatacaklarını…
Bir gün sonra bir başka tanıdığım; 75 yaşında, telefonun ucundaki sesi, o da selam vermeden belli ki derman olsun diye gitmiş olduğu şehir hastanesi yolculuğundaki sorunları anlattı. Araçların yetersiz oluşundan tutun da, zaten hastaneye hasta insanlar gittiği için araçlardaki sıkışıklığın, ayaktaki hasta yolcuların durmakta zorlandığını duyarlı bir insan olarak anlattı.
Yavuz Mahallesi, Çınar Mahallesi, Ortacami tanıdıklarım, hep aynı şehir hastanesine ulaşma sorunlarını anlattılar. Dinleyip, değerlendirince gördüm ki hastane yapmanın apayrı PLANLAMA işi olduğu ortadadır.
Hastaneyi yapanlardan, bu arsayı bağışlayanlara elbette teşekkürü ve minneti iletmeyi borç biliyorum. Fakat güzel bir hizmetin, çare arayan çaresizliğin iki üç km ötedeki hastaneye gitmeleri bu kadar mı zorlar, üzer insanları?
İstanbul ATATÜRK Havalimanına hafif raylı sistem yapılmadan önce Esenler Otogarı’ndan havalimanına gitmek eziyet, çile ve özel taksi ile çok pahalıydı. Raylı sistem yapıldıktan sonra ise gitmeler ayrı bir huzura, mutluluğa dönüşmüştü.
Ya Tekirdağ Özel Şehir Hastanesi için böyle bir uygulama, HİZMET hastaneyle birlikte düşünülemez mi?
Zaten, hastaneye giden insanların bir tarafı yaralı, sancılı; tam da hoş tutulması gerekli zamanlarda; yetmeyen ve zamanında gelmeyen ulaşım-tekerlekli kara araçlarıyla bu hizmeti vermeyi sağlamak, insanımızı mutlu etmediği gibi bu işin artık EZİYET haline geldiğini söyleyenler her gün fazlalaşıyor…
Hizmetin karşılığı olan hoşluk, istikrarla yakalanır. İnsanı merkeze koymakla oluşur. Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzında tüy bitti yöneticilerine seslenirken;
“ Önemseyin insanımızı, koymayın şamar oğlanı yerine!” derken yerden göğe kadar haklı olsa da, seçilen, görev verilen insanların bazılarının duyma, görme özürlü olduğu anlaşılıyor…
Bu kadar güzel bir şehir olan Tekirdağ, denizinden, doğalarından, hastanelerinden yararlanmakta eksik kalıyorsa, turizmi, kültürel hayatın neşesini yaşayamıyorsa, Tekirdağ’a hizmet vermek için ant içmiş insanların sakin, şefkatli bir şekilde kendi vicdanlarını, sorumluluklarını gözden geçirmeleri, insanımız, özellikle derman arayan hastalarımız için apayrı umut olacaktır…