Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Zahire Nazırı Ahmet Ağa tarafından 1830 yılında yaptırılmış şehrimizin; Rüstem Paşa ve Orta Cami’den sonra üçüncü önemli camisidir.
Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyeleri, yöneticileri eski meydanlar adına ektiklerini biçmeye başladılar. Ağır ağır da olsa tarihi yapılarımızı sarmış olan kuralsız, kanunsuz ve hiçbir estetik değeri olmayan yapılar yıkıldı ve yıkılıyor.
Rüstem Paşa Cami ile Orta Cami tam manasıyla mimari yapısını gösterme fırsatını çevresini saran binaların yıkılmasıyla kazandı dersek yanlış olmaz. Ya Eski Cami ne durumda?
Eski Cami, küçük de olsa, mimari yapısındaki sıcaklık, estetik görüntü birçok yönden görünmüyor. Neredeyse her gün insanlar yanından, arkasından geçtikleri halde, bu tarihi ve şehrimizin önemli üçüncü caminin değerini, güzelliğini göremeden geçip gidiyorlar…
Özellikle Eski Cami’nin güney ve batı kısmı, tam manasıyla bu değerli yapıyı örtmüş, saklamış, görünmez hale getirmiş durumda.
Sıra Zahire Nazırı Ahmet Ağa-Eski Cami’nin de ortaya çıkma vaktine gelmedi mi?
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir ALBAYRAK göreve geldiği ilk yıl şu sözcü vermişti; “ Şehrimiz-Süleymanpaşa tekrar yüz yıl önceki görünümünü kazanacak.” Kazanmaya başladı da. Sıra Eski Cami’ye geldi.
Etrafındaki eğrelti, kirli ve hiçbir mimari değeri olmayan yapılar bir an önce caminin nefes alması için değeri ödenerek yıkılmalı, şehrimizin görkemli yapıları şehir insanına, ülke insanına hediye edilmelidir…
Şuna inanıyorum. Bu şehrin Valisi, Kaymakamı, Belediye Başkanları tarihe iz bırakmak isterse dönüşüm ve yenilenme oluyor.
Tıpkı eski ve ilk İstanbul Belediye Başkanı, eski Tekirdağ Valisi (Haşim Baba)Haşim İşcan…1950’li yıllarda Kayseri Belediye Başkanı olan Osman Kavuncu… Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen gibi; sadece tarihin altın sayfalarında değil milletimizin de en saygın, onurlu köşesinde yaşamaya devam etmesi; bir yudum yaşam hakkı olan insanın insanlık yolculuğunda muhteşem kazanımıdır…
Tekirdağ, ülkemizin ve dünyanın yıldızı olmak için çok değerli ve eşsiz coğrafyaya sahiptir. Denizimiz, dağlarımız ve Avrupa ülkelerine, dünya şehri ve merkezi İstanbul bir saat uzakta. Uyanalım bu gaflet uykusundan…