SÜLEYMANPAŞA SOKAKLARINDAN BAL DAMLAMIYOR!

Yayınlama: 19.08.2021 15:40
A+
A-

Geçmişten bugüne süzülen çok güzel sözlerden birisidir;

 

  “ Bal dök, yala” bu deyim tam manasıyla temizliği, düzeni, istikrarı övgüsel bir şekilde anlatıyor…

 

Bir insanın evine misafirliğe gidip de temizlikten, düzenden etkilendiğimizde de söyleyeceğimiz deyimlerin başında gelir; “ Bal dök yala…”

 

Tekirdağ Süleymanpaşa sokakları için aynı deyimi kullanamadığım için; ÜZGÜNÜM… Bal dök yalamayı şöyle bir kenara bırakın; neredeyse temizlik görevlileri de uğramıyor. Belki bazı zamanlar, hatır için bir geçip gidiyorlar…

 

Ne hazindir, temizlik işini belediyelerimiz sadece; “ Çöp Toplama” işi olarak algılıyorlar. Sokakların ottan, pislikten, molozlardan temizlenmesini “Temizlik” görevi saymadıkları için birçok sokaktan etrafa doğru dürüst bakmadan geçip gitmek istiyor insan…

 

Evlerine ayakkabısını çıkartıp giren, her fırsatta ; “ Batılılar temizliği, banyoyu, hamamı bizden öğrendi” diye ahkâm kesen bir milletin ferdi olarak çok üzgünüm! Niçin mi? Bütün onurumuz, gururumuz sokaklara saçıldığı, kendi kapılarımızın önlerini bile temizlemekten çok uzak kaldığımız için…

 

Hadi kendi pisliğimizi sokağa atıyor, sokağımızı, caddemizi “BİZİM” saymıyoruz; pek ama o zaman bunca övgü böbürlenme niye? Kendi evinin içini temiz tutmak için bunca çırpıma niye? Hiç durmadan, birkaç yılda bir kendi evinde yenilik yapan insanlarımızın harcadığı emeğin, paranın, zahmetin haddi-hesabı yokken; sokaklarımızı pislik götürüyor…

 

Tam da sokaklarımız “Mis gibi asfalt kokarken” birkaç günlüğüne temiz kalıyor, sonra “Eski tas eski hamam…” Sonbahar, Kış yağmurları geldiğinde şimdi temiz sayılan asfalt sokaklar, caddeler bile yağmurun etkisiyle çöplüğe dönüşecek. Yine iş makineleri gelecek, eski asfaltı kazıyacak ve yenisini dökecek. Bir yıl olmadan, bunca masraf, emek boşa gidecek…

 

Her şey Süleymanpaşa için yapılıyor gibi görünürken insan ister istemez soruyor; “ Bu işin planlaması tam olarak nasıl yapılıyor? Sadece günü, o ayı veya mevsimi kurtaracak yatırımlara, YATIRIM denilebilinir mi?

 

Temizlik görevlilerini izleyen, denetleyen birileri; yani o amirler, yöneticiler sokaklara bakmaya korkuyorlar mı?

 

Velhasıl dostlarım, hep büyüklük peşinde, hep övünme düşleri içinde, temizliği sadece misafir odalarına hapsetmiş bir milletin ferdi olarak sokaklarımız da, caddelerimiz de bizimdir diye için için yanıyorum.

 

Şehirli olmanın, o yerde yaşamanın en temel kuralıdır; o şehre, kasabaya, köye sahip çıkmak. Eşyanın da dili var, derler; sevgi, saygı ve düzen; sokakları, caddeleri, meydanları hatta şehirleri bile dile getirir; hatta kucaklarını öyle bir açarlar ki yedi sülalemiz mutlu, huzurlu yaşar; sokaklarında bal döküp yalanacak hale gelen şehirler…

 

Yapamayız mı bütün bunları? Sloganları o kadar seven bir halk olduk ki birkaç deyim, atasözü ile temiz-pak, doğru insanlar oluyoruz. Ama şehirlerin kanunları, sokaklarından, cadde ve meydanlarından; bal dökülüp yalanacak gibi oluşlarından anlaşılır…

Marka Flower Çiçekçi