Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
“Sen ne diyorsun yahu?” diye seslenen çok olabilir. Asfalt dökülen sokak ve caddelerimiz için “ Ne güzel oldu. Temizlik işte, her yer temizlendi!” diyenleri de, bu şehir için mis gibi asfalt yollara, caddelere emek harcayanlara da teşekkür ederek başlıyorum çalışmama.
Peştemalcı Caddesi kısa bir süre önce asfalt döşendi. Kaldırımlara da yeni aydınlatma direkleri koyuldu. Her şey güzel görünüyor. Sonbahara girdiğimiz bu ay içerisinde bile asfalt kokusu, buram buram etrafa yayılıyor.
Asfalt konusunda bunca uyarı, hatırlatma, zararlı bir kimyasal olduğuna dair açıklamayı tekrarlamayacağım. Şehir insanımız, asfalt yollar için “Mis gibi oldu” diyorsa, mis gibi asfaltı kokmaya doyamasınlar, duamızı da tam yeri gelmişken yapalım…
Güya teknoloji arttı. Uzay Bilimi, teknolojisi denen şey milyarlarca kilometre ötelere uzanıyor. Yer çekim kuvveti çoktan geçildi. Buna rağmen, şehirlerimizin daha huzurlu, insanlarımızın daha sağlıklı olması, yaşaması için en doğru şey nedir? Diye bir türlü hemfikir olamıyor, olmuyoruz…
Bu kadar zor mudur; akademik çalışmalardan, sağlam, bilimsel, istikrarlı fikirlerden, teknolojilerden yararlanmak?
Bu şehir için en iyi projeleri, en iyi mimarları, mühendisleri, en şeffaf yarışmalarla şehrimizin dönüşümü için buraya davet etmek, Kaf Dağı ardı kadar uzak olmalı…
Büyükşehir Belediye Başkanı, büyük meydan projesini, eski Tekirdağ meydanını hayata kazandırmak için onlarca yaşlı çam, ıhlamur ağacını bir günde kestirdi…
Yerine diktikleri, dikemedikleri ancak kırk yıl sonra gölge verecek, kuşlar o zaman gelecek…
Süleymanpaşa Belediyesi Sayın Cüneyt Yüksel de çok hızla, kış gelmeden, kötü görünen sokak ve caddeleri MİS gibi asfalt ile kaplıyor. Temizlik, temizliktir, en azından kötü görüntüden kurtulacak insanımız…
Belediye’nin son asfalt çalışmaları da Eski Vali Konağı Caddesi üzerinde yapılıyor. Caddenin sahile inen yönünde bakarsak, sağ tarafında olan, dört beş yıl önce dikilmiş ağaçları da yerinde sökülmüş. Kısmetse yenisi dikilecek…
Yani, Arnavut taşlı kaldırımlar, Arnavut taşlı sokak ve caddelerimiz yok olalı çok oldu. Yaşlı ağaçlarımız da öyle. Ağaçlarımızın gölgelerini beklemek için kırk yıl daha dişinizi sıkın derim. Ya Arnavut taşlarla, ustaca işlenmiş, sonsuza kadar yaşayama kapasitesi olan yol ve caddelerimiz için ne kadar beklemeliyiz?
Hiç belli değil! Popülerlik, hız, çabukluk ve siyasi telaş varken, şehrimizin uygar şehirlerle yarışması en az gölgelerine kavuşacağımız ağaçlar gibi kırk yıl sonraya ertelenmiş görünüyor.
Yarım kalan yat limanı, yıkılan liman kahvesi-balıkçı barınağı yerine konulamayan bir sürü değerimiz varken, Arnavut taş döşenmiş sokakları, caddeleri kim hatırlar, onlar için kimler gözyaşı döker?
