SÜLEYMANPAŞA’NIN SOKAKLARI KONUŞUYOR MU NE?

Yayınlama: 22.07.2022 11:39
A+
A-

İnsan şaşırıyor; insanın dilinden anlaşılmayanı, dilsiz, cansız sanılan sokakların dile getirmesini, insan gibi konuşması şaşırtıyor yüceler yüce insanı…

Sanırım, bazı caddeler, sokaklar yöneticilerden o kadar çok umutsuz hale geldi ki en sonunda kendi konuşma dilini icat ettiler. Belki de baştan beri icat edilmiş bir dil; tıpkı yaşamın her yerde olabileceği, asla öldürülemeyeceği gibi bir şey…

Muratlı Caddesi ve Ördeklidere Caddesi adına, sorunlarını defalarca dile getirmeme rağmen caddelerin iniltisi halen devam ediyor olsa bile değişen bir şey olmadı… Ne kaldırımları kaldırım, ne su giderleri; hafif yağmurlarda bile her yer tuzaklarla, su çukurları ve dereciklerle dolup taşıyor…

Kolordu Caddesi, özellikle Hafız Numan Sokak ile Muratlı Caddesine çıkan kısmı yakın zaman önce yenilendi. Çok da güzel oldu. Kaldırımı, ışıklandırmasıyla birlikte yaklaşık 150–200 metrelik kısmı, insan olan insana şerhli olma övüncü yaşatıyor…

 

Sorunlar çok! Hangi birisinden söz edelim. Ortacami ve Eskicami Mahallesi’nin olmayan park ve bahçelerine şimdilik girmeyeceğim. Olmayan kaldırımları ise sayısız… Göçmüş, bağrı deşilmiş, kazılıp, eğri büğrü taşları döşenmiş sokakları da sayısız…

Gecenin erken saatleri, ışıklar içinde ayrı bir şehir izlenimi veren Kolordu Caddesi üzerinden sağ sokağa; Çifte Selvi’ye saptım. Sokaklar, resmen birbiriyle konuşuyor gibiydiler. Çifte Selvi, Hasan Bey ve Selvi sokaklar kafa kafaya vermişler, birbirlerine dert yanıyorlardı.

 

Hasan Bey Sokak, şehrin merkezinde oldukları halde, yöneticilerin, sorumluların, ilgililerin kendisine uğramadığını, küçük bir sokak olması nedeniyle doğru dürüst önemsenmediğini söylüyordu.

 

Çifte Selvi Sokak, Hasan Bey Sokağı dinledikten sonra dile geldi;

 

 “ Dur bakalım! Sadece kendini dertli sanma! Sen küçük bir sokak olduğun için önemsenmediğini sanıyorsun. Bana bir baksana, senin boyundan çok daha büyük olduğum halde, ne bir kaldırım, ne bir arayanım, soranım var. Çökmüş, göçmüş, sokak olmaktan çıkmış durumdayım. Taşlarım, taş olduklarına isyan etmişler, hepsi greve kalkmanın peşine düşmüşler.” Dedikten sonra, Selvi Sokak da aynı dertten, ilgisizlikten söz ettiler.

 

Bizim sokaklarımız da insanlarımız gibi, ne kadar ağlansalar, sızlansalar da “ Çok şükür” diyerek, başkalarının daha zor durumda olduklarını da hatırlayarak yine kendi paylarına düşen yaralara, sancılara razı olmuşçasına gecenin sessizliğiyle birlikte sessizliğe büründüler…

 

Sormak isterim; sokakları herhangi bir nedenden dolayı kazdıktan sonra taşları hünerli bir şekilde yerine döşeyecek, sokağı eskisi gibi onaracak ekipler yok mudur? Tamir olunan, onarılan sokakların durumu içler acısı…

 

Sokak, cadde dediğin şey; bir şehrin parçası… İnsanın damarları neyse, şehirlerin damarları da, kan-can taşıyıcıları da sokak ve caddeler değil midir?

 

Altı ay önce Kolordu Caddesi 200 metrelik kısmı pırıl pırıl oluyorken, yanı başında, komşu sokakları; Hasan Bey, Çifte Selvi ve daha bir sürü sokağa uğranmıyor bile…

 

Halk diliyle söylemek gerekirse; sokaklarımız tarlaya dönmüş durumda. Hatta tarla, sokaklarımızın yanında çok daha düz ve düzgün…

 

Nasıl bir iştir bu. Sadece siyasi yatırım veya seçim zamanı sokakları, caddeleri gezmek dolaşmak, bin bir rica ile sokak cadde yapmak, sorunlara çare olmuyor; olamıyor…

 

Öyle görünüyor ki Tekirdağ Süleymanpaşa’nın sokakları daha çok konuşacak, kendi kedileriyle dertleşecekler…

Marka Flower Çiçekçi