TEKİRDAĞ BİSİKLET KENTİ OLMALI!

Yayınlama: 22.11.2021 16:31
A+
A-

Tekirdağ’a ne yapsanız o yakışır. Niçin mi? 135 km deniz kıyısı, Karadeniz, Marmara ve Ege doğası; hepsi bizim bölgemizde. Birkaç saat deniz yolculuğuyla Asya’ya, birkaç saat yolculuk ile Avrupa ülkelerine geçiş yapabiliriz. Dağlarımız, ormanlarımız, ürkütücü değil davet edici onarıcıdır.

Kentimizin bisiklet şehri olmasının yanında TURİZM ve KÜLTÜR şehri almamasını ne kadar yadırgasam da, duyarsızlık ve duygusuzluk başrollerde olduğu için hiç kimse üzerine almıyor. Arasanız sorumlu yok… Gamsızlık almış başını gitmiş; derin uykulara dönüşmüş gibi…

Bisiklet sporu dünyanın doğa ile en barışık sporlarından en başta geleni. Ona yakıt olmak için dolarla başka ülkelere borçlanılmaz, korno, motor seslerinden hiç kimseyi rahatsız etmez, bir insanın kendine yapacağı en güzel sağlık ve ulaşım sporudur da bisiklet sürmek…

Ülkemizde, birçok şehirde; başta İstanbul, İzmir, Hatay, Eskişehir olmak üzere bisiklet yolları için yarışır hale geldi belediyeler. Çünkü bisiklet denen aracın hiçbir koruyucusu yok; kişinin kendinden başka…

Acelesi olan araç şoförlerinin bisiklet sürücülerini yeterince kollayıp, koruyamaması, kurallara uymamaları yüzenden; bisiklet sürücüleri ölüyor veya pes edim farklı kentlere, kasabalara açılamıyorlar; çünkü korkuyorlar…

Tekirdağ Süleymanpaşa bisiklet sporu yönünde on yıl önce başlayan bir kıpırtı ile güzel bir çıkış yakalasa da, şehrimizin nüfusu düşünülünce bu kıpırtı, göldeki küçük bir dalgadan öteye gidemiyor.

Tekirdağ, bisiklet sürmek veya bisikletle dolaşmak, işine gitmek adına muhteşem bir kent olsa bile, sahnedeki bisiklet sürücüleri neredeyse on yıldır hep aynı fedakâr, cefakâr kişiler. Onlara ait yolları yok!

Çok mu zordur bisiklet yolları yapmak, kocaman araçlardan bisiklet sürücülerin canını kurtarmak, doğaya, ülke ekonomisine, çevreye verdikleri katkıları, insan ruhuna, bedenine sağlanan faydaları düşününce; bisiklet sürmek ve sürücüleri desteklemek; MİLLİ bir mesele olmalıyken, kendileri için doğru dürüst yollar bir türlü yapılamıyor.

Tekirdağ Süleymanpaşa’dan yola çıkacak bisikletçiler, Şarköy’e, Malkara’ya, Saray’a, Yeniçiftlik’e, Muratlı’ya korkmadan, çekinmeden gitmeleri gerekirken, gidenlerde büyük zorlukları, tehlikeleri aşarak gidebiliyorlar. Onlar da bir avuç cesur, meraklı, doğaya, bisiklete saygılı insanlar…

Tekirdağ Süleymanpaşa, sadece bisiklet şehri değil, kültürün, turizmin de kenti olabilecekken, artık herkes umudunu kaybetmiş gibi dışarıdan gelecek kurtarıcılarını bekler gibi bekliyor insanlar…  Deniz şehri olmasına rağmen balık ekmeğin bile lüks olduğu, plajların yabancı kaldığı, dağları, tarihi, ormanları olduğu halde, yürüyüş yolları ve rotalarının, öykülerinin dış dünyaya tanıtılmadığı; sanırsınız ki yüz yıldır cezalı bir şehir…

Sadece bu şehir mi; burada yaşayan insanlarımızın tamamı… Durumu iyi olanlar dışarılara, başka şehirlere giderek kendilerince yaşamdan lezzet alıyorlar. Ama iş kendi şehirlerine gelince; sadece çocukluk anısı ve otel olarak görüyorlar…

Ne hüzünlü bir şehir; yöneticileri suskun, halkı suskun, denizi, dağları suskun… Oysa bu şehir her şeyin en iyisine layık; fazlasıyla…

 

 

Marka Flower Çiçekçi