Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Mehmet Serez, araştırmacı yazarımızı rahmetle anıyorum. O ve onun gibi düşünen birçok insanın dilinden, kalbinden düşürmediği yerdi; Tekirdağ Çanakkale Şehitliği Abidesi… Azala azala, şehrin beton yerleşim yerleri çoğala çoğala kırk dönümlük şehitlik mezarlığı en sonunda bugünkü sahip olduğu küçücük yere, yıllar sonra büyük uğraş ve harcamalar sonunda olması gereken ŞEHİTLİK yapıldı.

Kapıları ardına kadar açık, kameralar hariç hiçbir koruması olmayan Muratlı Caddemiz üzerinde bulunan Çanakkale Şehitliğini arkadaşlarımla birlikte gezdik. Gece vaktiydi. Işıklar, şehitliği aydınlatıyor, oluşan gölgeler içerisinde, sadece tarihte kalan haliyle görüp hatırladığımız ruhlar dolaşıyor gibiydi.
Tüm dünyanın saygı duyduğu, yüz binlerce askerin ölüp, yüz binlerce çocuğun babasız kaldığı yerin şanlı ismidir; Çanakkale, Gelibolu olan destansı yer. Atalarımız vatanımızın savunmasını yaparken, İngilizler, Fransızlar, Yeni Zelanda ve Avustralyalılar ise güç sarhoşluğunun, iştah açan, başka insanlarının vatanı olan yerlerin işgalinin savaşanı verdiler.
Geriye kalan savaş hatıraları, şehitlikler; kalmak ile gitmek arasında yaşanan ölüm-kalım savaşlarının manevi hatıralarının bir bölümü de Tekirdağ’dadır. Gelibolu cephelerinden yaralı olarak, gemilerle Tekirdağ hastanesine getirilen, şehitliğe yücelen insanların son nefesi, vatanlarını savunup da, evlatlarına, evlerine kavuşamamanın son durağıdır Tekirdağ, Çanakkale Şehitler Abidesi’nin olduğu yer…
Hiçbir masraftan kaçınılmamış. Bir meletin kanla, başla savunduğu vatanından geriye kalan mirasa duyulan yüce saygının yeridir; Çanakkale Şehitliği… Anıtı, savaşı anlatan panoları, fotoğraf ve resimleri, yürüyüş yolları, savaşta ölen askerlerin uçsuz bucaksız yerlere ulaşmış isimleri, köyleri, kasabaları, kentleri yürüyüş yollarının kenarındaki duvara yazılmış.
Burası, Çanakkale Şehitliği, gece ayrı, gündüz ayrı hissiyatların yeryüzü ile gökyüzü arasında duyulabilecek en değerli huzurun da yeri olmuş. Bir şeyi anlatıyor sembolik olarak kabul edilse de. Şairin ağzından düşürmediği sözcüklerin ruh ve beden bulmuş hallerini fısıldıyorlar oraya gelen insanlara;
“ Vatan, Millet, İstiklal, Hürriyet “
Güzel düşünülüp değerli paralar, emekler harcanarak yapılan Çanakkale Şehitliği, direklere bağlı olan kameralar hariç tam manasıyla korumasız durumda. Müzesiyle, Çanakkale Gelibolu Savaşlarını anlatan farklı obje ve nesnelerin ( kitapçık, dergilerin, bibloların),kısacası Çanakkale ve Gelibolu’nu, son durak yeri olan Tekirdağ’ı hatırlatacak her türlü hediyelik eşya, tanıtım kartlarının satılacağı bir yer.
İşsizliğin çoğaldığı ülkemizde böyle önemli, tarihsel, manevi, kültürel değeri olan yerlerin koruması, gelen insanların bilgilenmesi için burada istihdam edilecek insanların bulunması; Çanakkale, Gelibolu ve 57.Alay’ın kurulduğu Tekirdağ ruhu, kültürü ve geleceğimiz dediğimiz evlatlarımız için seçkin eserin ortaya çıkışı olacaktır…
Çanakkale Şehitliğimizin bir an önce tamam hale getirilip, bu kadar güzel hizmetin, insanla taçlandırılmasını, buranın gelecekte olacak savaşları ve savaşların sonuçlarını neslimize anlatmak, şehrimize Gelibolu ile kurulacak turizm köprüsünde Tekirdağ’ında adının geçme zamanını geldiğini haykırarak anlatmalıyız…
Tekirdağ, her yönüyle yatırıldığı derin uykudan uyandırılmak, manevi turizmin, kültürel coşkunun hatırlanıp, yaşatma ve yüceltme zamanı, tam da bu andır… Deniz geçilmiş; SAYIN YÖNETİCİLERİM; derede boğulmayalım…