TEKİRDAĞ TARİHİNİ NASIL SAVUNACAK ve ANLATACAK?

Yayınlama: 25.05.2021 10:47
A+
A-

Tekirdağ Kültür Evi Olacak Çok Önemli Bir Mekân

 

 

 

 

Tekirdağ’ın tarihini anlatan toplantılar, paneller düzenleniyor. Usul usul, geçmişe ait meydanlar ve mekânlar onarılıyor; özellikle ahşap mekânlar…

 

Kendi tarihimizi iş anlatmaya, gelen konukları ağırlamaya betondan, çelikten yapılmış mekânları-otelleri seçiyoruz?

 

Neden? Çünkü gerektiği gibi büyük ve konforlu tarihi bir mekânımız henüz tam manasıyla gün yüzüne çıkmadı! Çıkarılamadı…

 

Taş merdivenlerden sahile inerken solda, Süleymanpaşa Öğretmenevi’nin hemen arkasında yok olmaya yüz tutmuş taş bir mekân var. Özel mülkiyet olmasına özel ama bu şehir insanı kalıcılığa, iyi anlatılırsa şehri adına büyük fedakârlıklar yapmaya da hazırdır…

 

Ne olursa olsun bu taş mekân şehrimiz için Kültür Merkezi-Evi olabilecek bir şekilde şehrimizin kültürel, sosyal hayatına kazandırılmalıdır. Her an kapıları halka açık olacak, önemli toplantılarda, panellerde dışarıdan gelen konuklarımızı; taş ve ahşabın bir araya geldi sımsıcak samimiyet, tarih içerisinde ağırlayacak bir yer…

 

Dedim ya bu şehirde fedakârlık yapacak insanımız oldukça fazla. Bu taş mekân sahipleri de nasıl ki arsasını okul, cami yapımı için bağışlayanlar var, bu yerde ister parasıyla, ister şehir insanı için ölümsüz bir anılma onuru yaşayacağı bağışlayanların ismini alacağı bir kültür deryası, şehrimizin çok önemli ihtiyacını karşılayabilir, gelen konuklarımızı beton, çelik karışımı otellerde ağırlarken tarihimizi savunma çelişkisine düşmeyiz…

 

İstanbul’da birçok yerde konserler, paneller, toplantılar dinleyebilir izleyebilirsiniz! Fakat tarihi mekânlardan Arkeoloji Müzesi’nde bir oda orkestrası dinlemek, Bin Bir Direk Sarnıcı veya Yerebatan Sarnıcı’nda bir etkinliğe katılmak; çok daha sıra dışı ve anlatılan konuyu, dinletiyi, felsefeyi çok daha iyi ve kalıcı anlatma imkânı doğuyor…

 

Taş merdivenleri yepyeni bir kimliğe kavuştu. Hemen az ötede meydan ve eski tuz deposu olarak bilinen yer yakında şehir insanımıza hizmet verecek.

 

Tarihi camimiz;

 

Rüstem Paşa ve Rüstem Paşa Çarşısı, hemen onların yanında bu viran taş bina; şehir halkımızın ve kültürel, sosyal yaşamımızın bir parçası olması, şehrimizin neredeyse yüz yıldır beklenen bir eksik parçasını daha kazanma ve doğuşunu izleme, alkışlama imkânı yaratılmış olacaktır…

 

Bu işi, Büyküşehir Belediyesi Başkanı Kadir Albayrak ve bu konularda çok duyarlı yöneticileri, memurları yürekleriyle, bileklerinin ve deneyimlerinin hakkıyla yerine getireceklerdir; yeter ki, bu samimi adımlar atılıp bu viran, yok olmaya yakın taş bina kurtarılmak için adımlar atılsın…

 

Çok şey mi istiyoruz Tekirdağ’ın turizmi, sosyal ve kültürel hayatı adına? Fırsatını bulan gençlerimizin, insanlarımızın şehrimizden göç etmeleri ancak sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamımızın iyileşmesiyle olacaktır.

 

Gelen, açılan fabrikalar aldatmasın bizleri! Onların zenginliği bizim zenginliğimiz değildir. Şehrin kalbinde kaç küçük esnaf kalmış, köylerde, kasabalarda genç nüfus ne âlemdedir? Bu gerçeklerle yüzleşirsek, turizmin, kültürel ve sosyal yaşamın önemini çok daha iyi kavrayabiliriz…

Marka Flower Çiçekçi