Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Macar Bereketi ve Tarih Sevdaları…

“ Çocuk gönlüm kaygılarından azade;
Yüzlerde nur, ekinlerde bereket;
At üstünde mor kâküllü şehzade;
Unutmaya başladığım memleket.”
Geçmiş ve çocukluk, insan hafızasıyla bugüne taşınan bir köprü, değerli bir kültür, deneyim şöleni, hüznüdür. Orhan Veli Kanık’ın şiirinde de bu hüznü, şöleni aynı yerde bulabilirsiniz…
On gün önce Yukarısırt Köyü’ne, Yavuz Sultan Selim’in öldüğü yer ve onun adına yapılmış olan hatıra ormanını ziyaret dönüşü rastladım anayolun hemen kıyısına dikilmiş taş tabelayı. Macar ve Türk diliyle;
“ Macar özgürlük kahramanı II. Rakoczi Ferenc’in şifa bulmak için gittiği çamur, buradan 1200 metre aşağıdadır.”
Yarapsan çamuru deyince yakın zamanda birçok insan; yönetici, aydın buranın şehrimize-Tekirdağ’a kazandırılması adına bir sürü açıklama yapıp söz vermişler. Ya son durum? Eloğlu ay’a çıkmayı bırakın, Mars’a koloni kurma telaşı ve heyecanı içinde; biz bize ait olan zenginlikleri sunamıyor, pazarlayamıyor, tanıtamıyoruz…
Yazımın alt başlığında “ Macar Bereketi” yazdım. Macarların şehrimize geldikleri ilk günden bugüne onların bereketi halen; şehrimizi, bizleri kucaklamaya devam ediyor…
Nasıl mı?
Macarların kahramanı II. Rakoczi Ferenc ile birlikte gelen ve onun kâtipliğini yapan Kont Kelemen Mikes, Tekirdağ’ın tarihine, sosyal ve kültürel hayatına inanılmaz derece katkı yapan büyük, eşsiz bir eser meydana getirmiştir. Bu eserde de söz ediliyor Yarapsan çamur kaplıcalarından.
Fethiye yakınlarında çamur kaplıcaları olan bir yerde bulunmuştum yılar evelinden. Kaplıcaya girmek için kuyrukta bekleyen turistleri gördüm. Bunca insanın yöreye, hizmet sektörüne katkılarına tanıklık edince, ister istemez o zamanda aynı yutkunmayı, hüznü yaşamıştım.
Tekirdağ’da laf üreten çok… Makyajlı işler yapan, yaptığını güzelce ve büyük reklâmlarla duyuru yapıp siyasi getiri bekleyen de epey fazla… Peki, ama esas olan şey şudur; yapılan yatırımların halkımızın yaşamına doğrudan etkileri nedir? Sadece kültürel etkinlik veya binalar, tabelalar dikmek, yılda bir kez anmalar, etkinlikler yapmak yeterli mi? Neye yarar?
Macarların bereketine bir bakın! Yapmış oldukları müzeyi yaşatma biçimine bir bakın! Bir kişiyle; ( Ali Bey ) koca bir müzenin bakımı, tanıtımı, şehrimize katkıları ve Macarların sürekli-istikralı bir şekilde hareket halinde olup, Türk ve Macar kültürleri için yanıp tutuşmalarının halen farkına tam olarak varmış değiliz…
Yıllardır bir grup insandan öteye gidemedi; Türk Macar kardeşliği ve dostluğu… Yıllardır, Rakoczi ayarında bir müzemizi var edip, ulusal ve uluslar arası seviyeye taşımayı bir türlü beceremedik…
Marifet Macarların hünerlerinde mi? Yoksa tarihe, kültürlerine verdikleri gerçek sevgi, gerçek önemde mi gizlidir?
Yarapsan çamuru için kaybedilecek bir gün olmamalıdır. Yöreye katkı verecek, özellikle çiftçiliği hızla terk eden, şehrimize göç eden köy, ilçe insanlarımızın çocuklarına; gençliğimize fayda, iş, imkân sağlamak istiyorsak; turizm için; GECE-GÜNDÜZ demeden çalışmalıyız.
Diyeceksiniz ki bu işler hemen olur mu? Koltukta uyuyanlarla olmaz elbet. Önceliği bu şehir; TEKİRDAĞ olmayanlarla ise hiç olmaz…