Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tekirdağ’ın durağan talihini, bir türlü turizmle buluşturulamayan Ganos Dağlarını, Antik Yollarını, Kral Yolu, Hora Feneri,57.Alay Binalarını, kısacası ilk önce kendi insanımızı çarşıya, park bahçelere, dağlarımıza, ormanlarımıza, kıyılarımıza, sonra komşu illeri ve sonra komşu ülkeleri yılın on iki ayı şehrimize çekmeyi başaracak YENİLİKÇİ insanlar lazım…
Ne hazindir ki yıllardır Meclis Üyeliği yaptığı halde tik bir çivi, tek bir ağaç çakmamış, ekmemiş, tek bir fikir üretmemiş insanlar; iyi bakışları, iyi oturuşları, iyi zenginlikleriyle sadece kendi sağlam egoları için Tekirdağ’ın kaderini durağanlığa çekmekle meşguller…
Ya Belediye Başkanlarımızın ekipleri? Sadece koltuğu kaybetmemek için fazlasıyla nazik, fazlasıyla tedbirli ve fazlasıyla suskun oluşları, bu şehrin susmuş, unutulmuş kaderini etkilemeleri mümkün mü?
Şehrimize, böyle bir insan, hatta insanlar lazım! Kimden mi söz ediyorum? Eskişehirli Matematik öğretmeni Murat Fıçıcı’dan… Serüven, yenilikçi ruhuyla okuyan, eğitim olan öğretmen olan Murat Fıçıcı içinde olan coşkuyu, dünyayı görüp, oradaki kültürleri kendi şehrine, ülkesine taşıma aşkını bir başka başarı öyküsüne çevirmeyi başarmış bir insan-YETENEK…
Eşi ile sıklıkla yurt dışına çıkma arzuları, yetmezlik içinde olan maaşları, onları bir başka yöne, yeteneklerini keşfetmeye imiş. Murat Fıçıcı maaşından biriktirdiği 9500TL ile Eskişehir’de ilk atılımını yapar.
Varuna Gezgin Cafe’nin ana merkezi günümüzden 20 yıl önce Eskişehir’de kurulur. Beş on çalışanla çıkılan yolculuk, çalışma ile gezmenin birbirine ters olmadığını yirmi yılda ispatlar, gün yüzüne çıkarmakla kalmaz, tüm dünya da tanınır hale gelir…
Bugünün Varuna Gezgin Cafe’leri, Murat Fıçıcı’nın pozitif, pratik ve matematik zekâsıyla birlikte 14 şubeye ulaşır. Aynı zamanda 430 çalışan; yenilikçi fikrin içerisinde apayrı dünyalı olma özellikleriyle donanırlar.
Murat Fıçıcı neredeyse on parmakta on marifet olan değerlerimizden. Henüz yurtdışına kaçırılmamış eserlerimizden birisi.190 ülke gezmekle kalmamış, oralardaki kültürleri, objeleri Varuna Gezgin Cafe’lere taşımayı başarmış.
Bir gün bir şehirde Varuna Gezgin Cafe karşınıza çıkarsa bir müze, bir kütüphane ve aynı zamanda bir dinlence, erime, dönüşüm, yenilenme, dingin bir ruh âlemi içerisinde olacağınızdan kuşkunuz olmasın.
Varuna Cafe’lerin her birinde binlerce kitap ve gidilen, gezilen ülkelerden getirilen binlerce obje, pano; dış dünya ile ülkemizin buluşabilir, kavuşabilir, gençlerimizin yaşamı ağır bir yük görmeden çok küçük imkânlarla gezgin kültürlere başlayabileceklerini de anlatıyor.
Varuna Cafe zincirlerinin sahibi Murat Fıçıcı öğretmenlik mesleğini resmi yönden bırakmış olsa da, aslında gezdikleri, gördükleri yerlerden taşıdıklarıyla öğretmenliğin 21.yüzyıla yakışan tarafını yapmaya devam ediyor.
Sabit fikirlikten, korkulardan, ama ve fakat-lardan çoktan uzaklaşmış, daima yenilenmeye, Mevlana’nın felsefesinde olan “ Yeni şeyler söylemeye-yapmaya” mecbur olduğumuzu, nazikçe anlatıyor.
Acaba diyorum, böyle değerlerden, eserlerden, bilginlerden bizim şehrimiz, şehrimizin Belediye Başkanları faydalanamaz mı? Yenilikçi ve cesur fikirleri şehrimizin gelişimi için, uygar dünyanın uygar şehirleriyle yarışmamız için sahiplenemezler mi?
Kendi söylediğime kendim dahi inanmadığımı üzülerek söylemek isterim. Neden mi? “Peki Başkanım, tabi Başkanım” diyenleri seviyor bizim şehrimizin yöneticileri. Farklı fikirleri, cesur düşünceleri henüz kabullenemiyorlar gibi görünüyor. Ama olacak; kıracak kendi zincirlerini bu şehir; bir gün…